Sürekli “Al-Sat”ın Sonu
Sakarya Valisi Sayın Rahmi Doğan’ın bile sezon başı toplantısına dahil olduğu geniş katılımlı bir oluşumdan sonra Sakaryaspor’un küme düştüğüne; eksi haneler, elinde oynatamayacağı yüksek maliyetli yabancılarla Süper Lig’in iki lig altında oynamak zorunda olduğuna insan inanmak istemiyor.
Bu başlangıçtan umutlu olduğumuzu, iyi bir oluşum hissi verdiğini yazmıştım. Gazetelerde on yılı aşkındır yazdığım SS yazılarında ilk defa bariz yanıldım.
Ben en başa dönüp Ömer Bozan, Onur Ramazan Toprak, Tahir Babaoğlu gibi isimler bizi 1. Lig’e çıkarmışken onları ne maksatla bıraktığımız eleştirisini getirmek istiyorum. Ya daha sonra oluşan Oğuz Yıldırım-Roshi uyumunu, Nalepa-Kasongo ikilisini, Hurşit’in hırsını/aidiyetini, Burak Süleyman’ın zekasını neden bıraktık? Yerlerine daha iyilerini mi aldık? Düşünmeye buradan başlamak lazım.
Biz neden sürekli oyuncu değiştirme ihtiyacı duyuyoruz? Bunun bazılarına, bizim bilmediğimiz bir yararı mı var? Değiştirmenin marifet olduğu bir an varsa o da daha kalitelisini getirebilmek değil mi? Sakaryaspor son yıllarda hangi pozisyona gerek altyapıdan gerek transfer yoluyla daha iyi bir oyuncu getirebildi? Devre arası alınan oyuncuların neden hemen hepsi halsiz korkuluk çıktı?
Bu oyunculara ismen kimsenin itirazı olacağını sanmıyorum ama oyuncunun son hali bilinmeden, gücü-kondisyonu tartılmadan sadece kariyerine-ismine bakarak oyuncu transfer edilir mi? Edilmeyeceğini acı bir şekilde tecrübe ettik.
Kolay pes eden bir insan değilim ama SS’un tekrar ve tekrar aynı hataları üretmekten başka bir icraat yapamaması şehir halkını, sevenlerini gerçekten bezdiriyor.
Kadir Korkut

