6 ve 7. nesil savaş uçağı konseptlerine çalışıyoruz
‘Savunma Sanayisinde Gelişmeler ve Ar-Ge’ konulu söyleşiyle SUBÜ Konuşmaları’nın
120’inci konuşmacısı olan Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdal Çelik, “5’inci nesil
savaş uçağımız Kaan, düşük radar görünürlüğü ve iç mühimmat sistemleriyle dünyadaki
sayılı platformlardan biri. Bununla da yetinmeyip bugün üniversitelerimizde 6’ıncı ve 7’inci
nesil savaş uçağı konseptleri üzerine çalışıyoruz” dedi.
Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından yürütülen SUBÜ Konuşmaları’nın
120’inci konuşmacısı; ‘Savunma Sanayisinde Gelişmeler ve Ar-Ge’ konulu söyleşiyle Bingöl
Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdal Çelik oldu. Moderatörlüğünü Teknoloji Fakültesi Dekan
Yardımcısı Doç. Dr. Harun Gül'ün üstlendiği söyleşide; savunma sanayiindeki yerlilik oranları,
üretim kapasitesi ile Ar-Ge konuları üzerine konuşuldu.
Taklit değil millileştirmek esastır
Savunma sanayiinde yerlileştirme ve millileştirme arasındaki farka dikkat çeken Bingöl
Üniversitesi Prof. Dr. Erdal Çelik, “Yerlileştirme mevcudu taklit etmektir ve sizi bir yere kadar
götürür ancak millileştirme, Ar-Ge ile o teknolojinin üzerine çıkmaktır. Bir malzemeyi üretmek
yetmez, onun tüm teknoloji hazırlık seviyelerini tamamlaması ve sertifikasyon süreçlerinden
geçmesi gerekir. Eğer kendi teknolojinizi üretemezseniz, patent engelleriyle karşılaştığınızda
sisteminiz bloke edilebilir. Bizim hedefimiz, savunma sanayiinde tam bağımsızlığı sağlayacak
özgün ve milli teknolojileri geliştirmektir” dedi.
Havacılık ve uzayda stratejik derinlik
Türkiye'nin insansız hava araçları ve uzay teknolojilerindeki kapasitesini anlatan Çelik, “İnsansız
hava araçlarında Anka ile birlikte 40 bin fit yüksekliğe çıkabilen ve havada 50 saat kalabilen
müthiş kapasiteli Aksungur gibi çok gelişmiş platformlara sahibiz. Yüksek hıza ve manevra
kabiliyetine sahip hedef drone sistemimiz Şimşek ile bu alandaki gücümüzü pekiştiriyoruz. Uzay
alanında ise Göktürk serisi yer gözlem ve Türksat 6A haberleşme uydularımızla stratejik bir
derinlik kazanıyoruz. Pilotlarımızın bu araçları kullanırken verdiği geri bildirimler, Ar-Ge kısmını
daha da ileriye taşımamız için en kıymetli verileri oluşturuyor” diye konuştu.
Yazılımda dijital bağımsızlık
Savunma sanayiinde dışa bağımlılığı yazılım ve analiz boyutunda da bitirmek gerektiğini
vurgulayan Çelik, “TUSAŞ gibi dev kurumlarda mühendislik analiz programları için her yıl yurt
dışına yaklaşık 100 milyon dolar gidiyordu. Bu bağımlılığı kırmak için kendi yerli hesaplama ve
analiz yazılımlarımızı geliştirdik. Artık kritik mühendislik hesaplamalarımızı kendi yerli
programlarımızla yaparak hem büyük bir ekonomik tasarruf sağlıyor hem de verilerimizin
güvenliğini en üst seviyeye çıkarıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kaan ile havacılıkta yeni bir devir
Türkiye'nin havacılık alanındaki amiral gemisi projelerine değinen Çelik, “5’inci nesil savaş
uçağımız Kaan, düşük radar görünürlüğü ve iç mühimmat sistemleriyle dünyadaki sayılı
platformlardan biri. Bununla da yetinmeyip bugün üniversitelerimizde 6’ıncı ve 7’inci nesil savaş
uçağı konseptleri üzerine çalışıyoruz. Milli mühendislik gücümüzle Atak’tan Gökbey’e kadar her
alanda havacılığın geleceğini tasarlıyoruz.”
6 ve 7. nesil savaş uçağı konseptlerine çalışıyoruz
