1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Salı Sofrası Sakarya kurtuldu ama ,Ya Sakaryaspor ?

Salı Sofrası Sakarya kurtuldu ama ,Ya Sakaryaspor ?

featured

Salı Sofrası

Sakarya kurtuldu ama ,Ya Sakaryaspor ?

Sakarya ( Adapazarı’nın )  düşman işgalinden kurtulduğu 21 Haziran 1921 yılı şenlikleri şehri sardı. Sakarya’nın kurtuluşunun yaşandığı şu günlerde kuruluşunun 61 yılını kutlayan Sakaryasporun akıbeti ne olacak ? Kötünün iyisi diye lanse ettiğimiz, Enes Zenginin bile ortada gözükmediği günlerden geçiyoruz. Haziran bitti, bitecek ortada ne yönetim var nede takım. Kısacası hem ülkenin ,hem de Sakaryasporun hali hiçte iyi değil. Ekonominin tepetaklak olduğu günlerin içine sıkışıp kalan, şehrin markası Sakaryasporu bu hale getirenleri kutlarım.

HAYAL KIRIKLIĞI ( MİLLİ TAKIM VE VE CHP )

Bu haftanın salı Sofrasının manşeti aslında hayal kırıklığı olmalıydı, ben tuttum Sakarya kurtuldu ama, Sakaryaspor ne olacak sorusuyla sayvanın açılışını yaptım. Bu haftanın hayal kırıklığı tatbiki büyük reklamlarla şaşaalarla ,24 yıl sonra Dünya kupasına giden ,yolun başında çok bilen medya analizlerinde grubun favorisi gösterilen Türkiye’yi Dini motiflerle, siyaset çukuruna itenlerin ,Milli takım üzerinden propaganda zenginliği düşünenlerin Hayal kırıklığı yaşadığı iki mağlubiyet onların ve de Milli takımın üzerinden prim yapmaya çalışanların hevesini kursağında bıraktı. Futbol hayallerle, futbol dini motiflerle oynanmıyor, futbol sahada oynanıyor ve o sahadan gelecek başarılı sonuçlar sizi hedefe taşır. Yo şu takımda yok bu takımda oynuyor diyerek şöhret analizleri yaparak olmuyor bu işler. Siz koskoca bir ikinci yarı on kişi oynayan Paraguay karşısında ( Hani favori gösterildiğiniz takım karşısında ) ,2 dakikada yediğiniz gole karşılık veremiyorsanız üzgünüz, talih bizden yana değildi diyerek futbol dışı yorumlarla bu başarısızlıktan kendinizi soyutlayamazsınız. Gelin şimdi haftanın ikinci hayal kırıklığına ,buna geçmeden önce Hayal kırıklığı nedir ne değildir bir ona bakalım. Bir insanın beklentilerinin boşa çıkması halinde ortaya çıkan bir duygunun adı Hayal kırıklığıdır. Futboldan sonra bu gün her alanda en çok konuşulan CHP nin yaşadıklarına bir bakalım. Yargı kararıyla CHP nin seçilmiş yönetimleri bir kenara itilerek Kemal Kılıcdaroğlunu iş başına getiren, bundan siyasi rant devşirmeye çalışanlar ,Özgür  Özelin ,onun önderliğinde oluşan muhalefet paktının yükselişinin karşısında hayal kırıklığına uğradığı günlerden geçiyoruz. Çarşı ,pazar ,il il dolaşan Özgür Özelin yükselişi Solda Karaoğlan günlerini geriye taşıdı. İktidarın umudu Kemal Kılıcdaroğlu gün geçtikçe kinci duruşuyla, arınma hikayelerine sığınarak usulsüz gelişinin içini doldurmaya çalışırken  her kesimden siyasi tepki almaya devam ederken, Özgür Özelin ayak sesleri giderek büyüyor. Umudumuz Karaoğlandan sonra ,şimdide umudumuz Özgür Özel olduysa bunda iktidarın son oyunun ,Kılıçdaroğlu’nu büyük payı olduğunu ben buraya yazıyorum ve yazdıklarımım arkasındayım.

ŞENEZ  ERZİK VE BU GÜNÜN TFF BAŞKANI ( YABANCI DİL)

Şuan TFF nin Başında bir zamanlar hakem odasını basan, Hakemleri rehin alan bir Başkan profili var. O başkanın geçenlerde FİFA Başkanı ile yan yana oturduğu bir resim, medyaya servis edildi. Medya yakıştırması, ben demiyorum, Acaba yabancı dili sadece Türkçe olan bizim TFF Başkanı, FİFA Başkanı ile ne konuştu diye meraklı bir soruyu ortaya atmış. Ben o haberi yapanlara benim sofradan soruyorum, FİFA hakemi olacak, buraya talip olan  alanlardan yabancı dil şartı arayanlar ,Yeni hakem olacak olanları klasmana alırken yabancı dili olanları tercih edenler, Yabancı dili hakemlikte yükseliş için en önemli kriterler araında sayarak klasman belirlendiği   benim ülkemde ,beni yönetenlerden, futbolumu yöneten başkanlardan neden yabancı dil şartı istenmez. ? Onlar bu işin kolayını bulmuşlar, yabancı dili olmayanlara tercüman tahsis ediyorlar. Ama geçmişte biz ( Eski Türkiye’de ) TFF Başkanlarının bir çoğunun şakır şakır tabancı dil konuştuklarını, dışarıda Türkiye’yi temsil eden bürokratların, yabancı dillerinin olduğunu ,futbolda  uluslar arası arenada bize  yakışır TFF Başkanı Profili çizdiğini ŞenezErzik zamanında görmüş ve yaşamıştık. Hey gidi hey nerede o eski Türkiye be ? Yeni Türkiye’de yabancı dil bilsen ne olur bilmesen ne olur ? Liyakın olmadığı, benim adamım osunda ne olursa olsun mantığının sardığı  günümüz Türkiyesinin TFF manzarasını ben böyle okuyorum.

HAFTANIN ALKIŞI FUTSAL LİGİ ŞAMPİYONU 1933 KARASUSPORA GİDİYOR

Salon futbolunda son yıllarda ilimizin tek ses veren takımı Karasuspor 1933 çok çalışmanın, yılmadan ,azimle ,her seneye farklı inançlar yükleyerek sonunda Karasu İlçesine , Sakarya’ya bu uğurda şampiyonluk taşıdı. Şampiyonlukların hikayesi sadece bir kaç isime, sadece oynayanlarla yazılmaz ,bu şampiyonluğun içine bir başarı öyküsü yüklenecekse, biz öncelikle  bu uğurda büyük uğraş veren Yusuf Parlaka ,Recep Kurta ,bu başarı içinden en büyük madalyayı bu iki salon sporu aşığı gence uzatırız. Spor bir tanıtım aracıdır, spor bir ilçeye bazı artı değerler katar, şimdi salon sporunda Avrupa’ya açılan pencere içinde Karasuspor 1933 var. Bu başarının içinin canlı olması adına, kazanılan kupanın bir ucundan tutan Karasu Belediye Başkanına, ASKF Başkanına ve ilçenin ,Sakarya’nın dinamiklerine  ba gelen başarıya karınca kararınca el vermeleri gerekecek. Küçük bir ilce takımının mütevazi imkanlarla Salon futbolunda şampiyonluğa uzanmasını ben böyle okuyorum. Bu küçük bir ilçeden çıkan ,aslında küçümsenmeyecek büyük bir başarıdır. Bu nedenle de bu haftanın sportif alkışını ben, 1933 Karasuspora gönderiyorum.

ALEMDARA HAK VERDİĞİM İKİ AYRINTI

Büyükşehir Belediye Başkanı şehrin tek yandaş kanalına( Zaten başkada kanal kalmadı ) Sakaryasporla ilgili yaptığı açıklamaları göz ucuyla ,kendimce değerlendirme kantarına koyup tartmaya çalıştım. Başkanın Sakaryaspora ben para bulacağım siz Başkanlık, siz yöneticilik yapacaksınız, bu bana göre çok adil değil. Sakaryaspora talip olanlarda elini taşın altına koyacak, takıma katkı için kaynak yaratacaklar, ellerini de güçleri nispetinde ceplerine el atacaklar. Gelelim dikkatimi çeken ikinci açıklamasına ,Başkan Almdar diyorki ,bu takımın taraftarı olduklarını söyleyenler nasıl bir taraftar? Arkadaş takımlarını sevdiklerini söyleyen bu grubun Sakaryaspora sezon boyu tribün fanatikliği ile  her maş sonu para cezasına çarpıtılmasını nasıl izah edeceğiz ki. Başkanın Selahattin Aydından sonra tribünlerin bir bölünün Sakaryaspora çok zarar verdiğini açık yüreklilikle ,oy tacirliği yapmadan ulu orta spor kamuoyunun önüne koymasını ciddiye almak gerek. Ben bu konuda Başkana biraz el vereyim, işte tam bu noktada ( Bazı iyi niyetli taraftar gruplarını tenzih ederim) sırf bu nedenle bu takımın peşinden, para vererek yeşil siyah sevdasını diri tutanlar artık tribünlerden uzaklaşmış durumda. Tribünler neden boş diyenler Başkan Yusuf Alemdarın ortaya attığı düşünceleri iyi okusunlar.

SAPANCANIN KURTULUŞU PROJESİ

Sapanca Sakarya’nın şirin bir ilçesi. Bünyesinde barındırdığı Sapanca golüyle önce Sakarya’ya ,sonra Kocaeli ye hayat veren suyun kaynağı olan Sapanca’nın düşmandan  kurtuluşu 22 Haziranda yaşandı. Bu tarihte yapılan kutlama programının içine ben futbolda başka bir kurtuluş projesini eklemek istiyorum. Bu sene Bala çıkarak yeşil beyaz futbol coşkusunu ilçeye taşıyan yönetim futbolda başka bir gelişim için düğmeye bastığını duydum. Sapanca’nın geleceğine yatırım amaçlı, Gelişim ligine katılmak adına düğmeye basılmış. Bu uğurda Ufuk Yüzücü önderliğinde ,son zamanlarda Alatin Ekici ,Güner Ekiçi adındaki iki genci Fenerbahçe’ye, kaleci Rüzgar Adıyaman’ı Bodrumspora vererek önemli bir çıkış yakalayan Sapanca Akademi, bundan böyle Sapanca sporun yarınlarına ,futbol değirmenine su taşımak adına  Gelişim ligine katılacak.  Yeşil beyaz ,geleceği olan gençleri, bu ligin içinde pişirerek  yarınlara umut taşımak adına çıkılacak bu projenin içi iyi doldurursa, Sapanca’nın öz kaynak düzeni bir yerde toplanırsa, yeniden yapılaşma adına, sapancanın kurtuluşua adına  buna her Sapancalının el vermesi gerekir. Ortaya atılan bu düşünce ,sadece düşüncede kalmayıp hayata geçerse  bana göre Sapanca’nın geleceği ,futbolda atacağı adımların önü açılır. Bu gün görüyoruz ki paralı transferlerle, paralı yönetimlerle bu iş sadece suni teneffüs olarak geride kalıyor. Sapanca bunları çok yaşadı. Mazisinde TFF 2,TFF 3 ve Bal ligi coşkusu yaşamış bir takımın geçmişten ders çıkartarak, yarınları yeni yapılaşma ile taclandırması adına, Gelişim ligine katılan bir takıma el vererek  bu uğurda ilk adımı atmasını ben olumlu buluyorum. Bu uğurda atılacak adımlarımda bu günden başlayarak takipçisi olacağım. Ben futbolda taşıma suyla değirmenin dönmesini kısa süreli emelleri esiri olarak gören bir futbol aklına sahibim.

GÜNDÜZ SERİN BAŞKANA SEVGİLERİMLE
Kadın Doğum uzmanı DR Gündüz Serin, Sakarya’daki yaşamı içeresinde hem Doktor olarak ,hem Yeşil Siyah Sakaryalı olarak hafızamıza kazınan önemli bir profildi. . O Centilmen ruhlu bir insan olarak aramızdan ayrılan, üzerinde taşıdığı insancıl anıların içini doldurmakta zorlandığım , önemli bir değerdi. Yaşamı içersin Sakaryasporun zor günler yaşadığı 1977-79 yıllarında Başkanlık elbisesi giyen ,şehrinin markası takıma bu uğurda katkı sunan Dr GündüzSer’n 13Haz’ran 2018 yilinda yaşama ve da etti. Tam 8 yıl önce aramızdan ayrılan DR Gündüz serinle son kez görüştüğüm anımı buraya not ederek ,bu güzel insanın geride bıraktığı hoş bir anı, ona saygılarımı sevgilerimi iletmek istiyorum.  DR Gündüz Serin Bilge hastanesindeyken, onun döneminde Sakaryaspor kalesini koruyan kaleci Cemilin ailesi ile birlikte  DR Gündüz Serini ziyaret ederken ,Sakaryaspor  daykken yakın ilgi gördüğü Spor yazarlarından Sırrı Şanlıyı ve beni de o güzel ana ortak etmişti. Futbolda vefadır bunun adı, kaleci Cemil  Sakarya’ya eşi ve çocuklarıyla gelerek bir veda turu yapmıştı .Bu ziyaretin ardından kısa süre sonra yaşama veda ederken ,. Ardından Dr Gündüz Serin ,ardından en son olarak Sırrı Şanlı yaşama birer birer veda ettiler. . Her üçün lede sıcak içi sevgi dolu yaşanmışlığım olan ben, onları Gündüz Serini anarken sevgiyle saygıyla yad ediyorum .Ruhları şad olsun.

NECİP UYSALA VEFA ( YÖNETİM JUPİLE KARARI ALMIŞ)

Necip Uysal  Beşiktaş’ın alt yapısından yetişen mütevazi kimliği ile ,üzerinde var olan Siyah Beyaz futbol aşkı ile Beşiktaşlı Necip olarak başladığı Futbol hayatını devre arasında zorunlu olarak askıya alınan futbolcunun adı Necip Uysaldır O oynadığı sürelerde futbolu, yetersizliği hep tartışıldı ama Beşiktaşlı duruşu, Beşiktaş sevgisi onu hep diri tuttu .Siyah Beyaz formayla lig ,kupa, süper kupa şampiyonlukları gören Necip Uysal gönlü buruk olarak vedaya hazırlanıyor. . Sanki Gecen yıl Necip Uysal kadro dışı kalırsa ve ye başka takıma giderse, Beşiktaş’ın dertleri biter umudunun içine kendisine yol verilen Necip Uysal bir yere gitmedi, kendine verilen çalışma programıyla Siyah beyzi futbol hüznünü yüreğine gömerek alt yapıda sezonu tamamladı. Beşiktaş’ta olduğu dönemlerde hiçbir şeyi dert etmeyen, otur dendiğinde oturan ,gel oyna dendiğinde elinden geleni  takıma vermeye çalışan, örnek bir siyah beyaz figür olarak Beşiktaş’ta kaptanlığa kadar yükselen Necip Uysala, son senesinde yapılanın adı vefasızlıktır, bu vefasızlığın ismi de sergen Yalçındır. Sanki Necip kadroda kalsa; Beşiktaş’la sezonu tamamlasa dünyanın sonumu gelirdi.  Bir futbolcu tabi ki gün gelir gider, gün gelir futbolu bırakır, buna söz yok. Ancak Necip Uysal gibi, takımın ekonomik sıkıntı çektiğinde alacağından feragat eden ,parayı dert etmeyen bir inançla yola devam eden, kaç futbolcu ismi sayabilirsiniz?. Necip Uysal gidiyor, giderken yönetim ona bir jübile yapılmasına karar vermiş bu Necibin buruk siyah beyaz yüreğine bir nebze olsun su serper. Bana göre mütevazi bir futbol kimliği ile Beşiktaş’ta kaptan köşküne layık görülen Necip, bu jübileyi fazlasıyla hak ediyor. Futbol sadece futbol değildir, futbolun içinde saklı olan bazı değerleri hak eden futbolcular vardır, bana göre Beşiktaş adına bu değerlerden biride de Necip Uysalın adı yazar.

TV;FUTBOL VE ÖZAL

Futbol ve Tv insanları eve hapseden, iki önemli fikür. Kapitalist sistemin insanları güncel sorunlardan uzaklaştırıp, bu sorunların fazla hissedilmemesini kolaylaştırdığı bu iki unsur için geçmiş dönemin siyaset çarkında Türkiye’yi uzun süre işgal eden ANAP ve Özal döneminde ( Rahmetli) zamanın Başbakanı olarak Özal şöyle bir şey demişti, TV gücü bende  buna ilave olarak bir da Futbol oldu mu ben bu ülkeyi çok rahat uzun yıllar yönetirim. Şimdi biz bunun izlerini bu günün Türkiye’sinde çok daha fazla görüyoruz. Bu gün ki siyasal iktidar futbolu ,futbolu yönetenleri dizayn ettikten sonra, en fak bir uluslararası turnuvada ( Bu gün Dünya kupası buna örnek)  spor eliyle ülkenin içinde bulunduğu olumsuzların üstünü TV ve futbol eliye örtüklerini sanıyorlar. Özal belki bunu başardı ama bu gün ki iktidarın bu şansı yok gibi bir şey. insanlar artık tek kale maçtan hoşlanmıyor ,insanlar artık her şeyin siyaset eliyle dizayn edilmesinden rahatsız olmaya başladılar. Bunun içine siz 24 yıl sonra gidilen Dünya kupası heyecanı içinde görebilirsiniz. Varsa yoksa Futbol diyen bu günün iktidarı File üstünde esen ,File üstünde Türkiye’yi Dünya arenasına sürükleyen Filenin sultanlarına neden aynı sevgiyle yaklaşmıyorlar?. Ben sporda bu ayrımcı düşüncenin karşısındayım.

 

Salı Sofrası Sakarya kurtuldu ama ,Ya Sakaryaspor ?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sakarya Son Dakika Haberleri - Sakarya Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!