Salı Sofrası
Kazanan haklıdır
Sakaryaspor Bayrampaşa’daki ufacık İstanbul Çetin emeç futbol mabet inde İskenderun şokunu atmak adına çıktığı Beyoğlu deplasmanında, az daha ikinci bir şok daha yaşayacaktı. Beyoğlu Çarşının Sakaryasporun etkili ayaklarına ,özellikle İlhanın ayağından çıkacak süperiz paslara karşı önlem alan ev sahibi önünde Sakaryaspor ilk yarıda çok fazla etkili olamadı. İskenderun maçı anberinden Kerim Fray ile hasan Bilal Mertcan ve Hakkı ile yer değiştirdiği ilk on birin ilk yarı karnesi olumsuz anlarla fazla dans etti. Rakipler Sakaryasporun konumu itibarıyla Yeşil Siyah oyuncu grubu içindeki etkili ayaklara önlem aldığını gördük. özellikle orta sahada hücuma dönük orta saha oyuncumuz İlhan Tepe ile gol Yollarında son haftaların formda oyuncusu Berk İsmail rakibin göz hapsine aldığı iki önemli oyuncumuzdu. Bu yorum eşikliğinde Kulübedeki teknik adamda rakiplerin bu önlemler zincirini kırmak adına belli oyun şablonu içine farkındalıklar yüklemek zorunda olduğunu ben söylüyorum o dinler dinlemez beni bağlamaz. Sonuçta takımın patronu o. Sonu kötü bitmeye aday maçta ilk yarıda karşılıklı gidip gelen oyunda Beyoğlu Çarşı devre biterken ikinci bölgede tek ayak üstünde yakalanan yeşil Siyah savunma hattının gerisine atılan topta şık bir golle ilk yarı için soyunma odasına önde girdi. İlk yarıda oynanan oyuna bakarak konuşmak gerekirse bu maçı iki ayrı devre eşliğinde iki farklı hikaye ile futbol kantarına koymak gerek .Kazanan haklıdır diyerek gelin hep beraber üst üste iki gol bulduğumuz ikinci yarıya doğru uzanalım.
FUTBOLDA BAZEN ŞANS GEREK
Beyoğlu Çarşı karşısında ilk yarıyı geride bitiren Sakaryaspor ikinci yarıda İlhan Tepenin şık köşe vuruşuna Hakkının nefis kafası eşlik edinc e skora denge geldi. Sonramı ne oldu? Kötü oynayan ancak ikinci yarıya ilk yarıya oranla daha etkili,hucumsal anlamda rakipi özellikle sağ taraftan zorlayan Sakaryaspor bir şans talih kader kısmet golüyle öne geçti. Futbol ilahları bazen hedefe giden takımlara ikramda bulunabiliyor. Mertcan’ın uzaklardan vurduğu sert topa iyi müdahale edemeyen kaleci Beytullah’ın ellerinden kaçırdığı şans talih gol birden Sakaryaspor adına üç puanın ışığını yaktı. Şu futbol garip bir oyun, ikinci yarıda atılan gollerde ilk yarının iki etkisiz ismi, daha önceki maçlarda hamle oyuncu olarak gördüğümüz ,Beyoğlu Çarşı maçına ilk onbirde başlayan Hakkı ve Mertcan attıkları gollerle üç puan içinde günün adamları olmalarını nasıl anlatacağımı bilemiyorum. . Bana göre teknik adam oyuna mudahaleler içinde Kerim Freye forma uzatmakta geç davrandı.İlhan Tepenin baskı gördüğü oyunda onun yerine daha erken girebilecek Kerim Frey, skor lehimize döndüğünde kontratak futbolunda daha iyi işler yapabilirdi. Nitekim maçın sonlarında süre aldığı anlarda tecrübeli Kerim Freyin takımı atağa çıkartan adam olarak gördük. Sonuç Sakaryaspor önemli bir deplasman virajını iyi oynamasa da kazandı. Bu saatten sonra teknik adam daha dikkatli olmak, daha akla yatkın oyuncularla sahaya çıkmak zorundadır. Yedi haftada zirvedeyiz de, rahat değiliz. Rakipler bizi yakın takibe aldı. Rakipler artık Sakaryasporun elindeki kadronun içindeki etkili sahalara önlem almaya başladı. Biz ne yaparız? Bu sorunun yanıtını kulübedeki teknik adan verecek. Bir not daha yalçın iyi oyuncu, iyi savunmacı, ancak cepheden iyi, geriye dönüşlerde ağır ve çabuk değil. Yediğimiz golde savunmanın göbeğindeki ikili içindeki Yalçının rolu daha fazla öne çıkar. Teknik adam takımın etkili adamlarına rakip önlem aldığı zaman oda karşı hamle yapmalı. Rakip ikinci bölgeden ataklara çıktığı zaman savunma gerisine atılan etkili toplara karşın, Rüstemlerde bunun önlemlerini alacak çalışmaları soyunma odasına taşımak teknik adam işi. Sonuç kazandık ve eve lider ve mutlu olarak döndük. Dedim ya kazanan haklıdır, kızmak bahane sıralamakta olmaz. Bizde öyle yapıp bizim eve gelecek 12puanlı ( bir maçı eksik) ,grubun iddialı takımlarından Erzincan maçına doğru yol alalım.
ŞENOL GÜNEŞ BAKIN YILLAR ÖNCE NE DEMİŞ ?
Türk futbolunda son yıllarda yaşanan gelişmelerin ,Türk futbolunun içine yuvarlandığı halleri gören Şenol Güneş bakın tam 12 yıl önce ne demiş? Böyle giderse insanlar futbol izlemek yerine evlerine gidip dizi izlerler. Çok önceden Türk futbolunun çöküşüne katkı yapacak Yerinde bir tespit ,yerinde bir öngörü olduğunu bu gün yaşanmaları gördükçe daha iyi fark ediyoruz. Son yıllarda üç büyüklerin çekişmesi ,GS şampiyonlukları hep tartışma konusu olurken ,şimdide TFF yerle bir oldu. MHK Başkanının içeriye alınması, bitmedi Başta Yasin Kol olmak üzere bazı hakemlerin bahis skandalı üzerinden hapse atılması ,bitmedi, bazı yöneticilerin iddia üzerinden sarsılması ,futbolun içindeki kaos dolu günlerin resmi olarak karşımıza çıkınca, Şenol Güneşin yıllar önce söylediklerinden daha kötüsü ile baş başa kaldık. Bu gün yaşananlar Başka bir ülkede olsa TFF Başkanı çoktan istifa ederdi de bizde yeni Türkiye’de istifa diye bir şey yok ki. Türk futbolluda son yıllarda neresinden tutsak elimizde kalıyor. MHK lerin,TFF yönetimlerinin ,hakem yönetimlerinin tartışıldığı futbolun bu saatten sonra izleyicisi çoğalır mı ? Sanmıyorum ,bu yaşananları bir çırpıda söküp atamazsınız. Şenol Güneş insanlar böylesi bir futbol ikliminden soğuyarak tribünlerden kaçarak evlerinde dizi izler diyor. Şenol Hocama da biz bir hatırlatmada bulunalım, kaliteli diziler vardı da biz mi izlemedik?
MONTELLA ADANA DEMİRDEN ALACKLARINDAN VAZGEÇMİŞ
Miili takımla Avrupa Milletler kupasında dört maçta sıfır çeken İtalyan Montellanın görevine milli takımda son verilmiş. Herhalde Montella öpücükle ayrılacak değil, karşılıklı anlaşmayla olsa da İtalyan adam alacaklarından feragata eder mi ? Etmez. TFF nin istifa etmemek adına direnen başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ,Montellayla görüşüp helalleşeceğiz demiş, iyi helalleşmeler .Bu arada Milli takımla yollarını ayıran Montella Adana Demisporu çalışırken kalan 330 Bin EURO alacağını bağışlamış. Eh lütfetmiş, Adana Demirsporda sergilediği teknik adam performansı sayesinde Milli takıma teknik Trektör olan Montella, bu jestiyle Borç batağında olan, transfer yasağı ile boğuşan Adana Demirspora bir nebzede olsa da katkıda bulunmuş.
BİR GÖLCÜK HATIRASI ( SEFER ŞENOLA MİSAFİR OLDUM)
Gecen hafta, son yıllarda yazın benim tek odalı sarayımda eşinle beraber misafir olup tatil yapan Sakaryalı Teknik adam, Sakaryalı Sporcu, Sakaryalı kaleci Sefer Şenola, eşi Nuran Şenol’a Gölcükteki evlerinde misafir oldum. Sakarya’da gecen bir ömrün içindeki anıların hasreti ile yanıp tutuşan, o yaşanmışlıkları anlatırken duygusal bir mota bürünen Sefer Şenol’la ilk buluşmamızda , yılların arkadaşlığının içindeki anıları evirip çevirip önümüze koyduk. Daha ziyade o konuştu ben dinledim. İçine çok şeyler koyup harmanladığımız Bir akşamlık duygusal misafirlik kolay unutulacak gibi değil. Seferle yaşadığımız arkadaşlık yıllar içinde biriktirdiğimiz dostluğun içinde aynı fabrikada çalışmışlığımız, aynı takımdan ( Sapanca Gençlikte )oynamışlığımız ,Hakemlikte bir ara beraber maçlara çıkmışlığımız yansıra ,Sefer Şenol benim takımım olan Gayrı Federe Aydın gençlikte bizim takımın kalesini korunmuşluğu da var. Bu yılları masaya kodumuzda Sefer Şenol’la olan dostluğum,arkadaşlığım yaklaşık 50 yıla tekâmül ediyor. İnsan yaşlandıkça çevresi azaldıkça, yaşayan dostlarının peşine takılıyor. Gölcük ziyaretimde bu anlattıklarımın içini dolduruyor. Bir günlük göz açıp gidinceye kadar, bir su gibi akıp giden ziyaretimde, Sefer menolun teknik adamlık hikayelerini, yaşama bakışını dinlerken onun bu konuda çok donanımlı olduğunu ,bu donanınım karşılığında çalıştırdığı takımlarda emeğinin karşılığını alamadığını üzülerek fark ettim. Onu ziyaret ederken yaptığım va bur yolculuğu beni mest etti. Ben neden daha önce Gölcüğe böyle bir yolculukla gitmedim diye valla hayıflandım. Bir daha gidersem İzmit’ten kalkan BŞB ait vapurla Gölcüğe giderim. İzmit ve Gölcük ziyareti benim yaşam çantama koyacağım güzel anılar olarak geride kaldı. Bunun tekrarı olur mu ? Olursa ben yazarım siz okursunuz. Şenol çiftine bir akşamlık ziyaretim esnasında bana gösterdikleri içten sevgiden, içten ağırlamalarından ötürü onlara benim sofradan sevgilerimi saygılarımı iletiyorum. İyi ki varsınız be dostlar.
SEVDİKLERİMİZ TOPRAK ALTINDA ( Mustafa Erkaya, İlhan Okyar )
Yaşımız kemale erdi ,her gün bir dostu ebediyete uğurlarken kendi sonumuzu da düşünmeden edemiyoruz. Arşivlerden çıkan resimlere bakarken bu gün bu dünyada yaşayan dostların azaldığını, toprak altında olanların çoğunlukta olduğunu üzülerek görüyoruz. Özetle Nazım Aktürk olarak 68 yıllık Sakaryalı olarak yaşanmışlıklarımın içinde önemli yer kaplayan Mustafa Erkaya 25 Nisan 2022de ,İlhan Okyar 2013 yılında ,Sırrı Şanlıda 2020 yılında yaşama veda eden üç güzel insan, üç güzel dostumdu. Neden bu konuya değindim? Yaşarken bir masada yemek yiyen Mustafa Erkaya ile İlhan Okyarı sosyal medya ağında bir arada görünce onların yanına Sırrı Şanlı yada koyarak yad edeyim dedim. Ruhları şad olsun. İnanın bu yazıyı yazarken, onları anarken, mazi yüreğimi dağlarken ağlıyorum be dostlar. Hem onların yokluğuna, hem de kendimin hızla onlara koştuğum aklıma geldiği için hüzünleniyorum. Ruhları şad olsun. Onları bir kez daha saygıyla sevgiyle yad ederek bu hüzünlü yazının üstünü örtüyorum. Sadece onlar mı ? Daha varda açıların alanını genişletmemek adına onları da bir başka yazımda anmak adına, notlarımın arasına aldım.
ÖMER SARICAYA ÖDÜL
Amatör Spor haftası etkinlikleri eşliğinde, spora hizmet verenlerin içine Ömer sarıçamında ismi yazılmış. Ömer sarıca bu şehirde mütevazi kimliği ile elinde fotoğraf makinesi, yıllardır Sahalarda ,Salonlarda ve Yeşil Siyah Sakaryasporun , spora hizmet adına bıkmadan usanmadan koşan bir Basın emekçisidir. Bu ödül ona ,spor dolu sevgi dolu yüreğine yakışır. Ömer sarıcayı düşünüp Amatör Spor haftasında ona spora hizmetleri karşısında ödül verenleri ,bunu düşünenleri kutluyorum. Ömer sarıcanın yaşarken bu ödülü alamsıda ayrıcalıklı bir düşünce olarak bu haftanın içine yakışan bir resimdir. Bu arada medya emekçilerinin de hatırlandığı ödül aldığı günün içinde beraber çalıştığım Cavit Debrelinin ,Sezgin Erginin de hatırlanması ödül almalarında onlar adına sevindim. İnsanlara layık görülen hizmet plaketlerinin yaşarken verilmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anımsatarak bu konunda üstünü örtüyorum.
BUNLAR TARAFTAR FALAN OLAMAZ
Yeni sezonda Sakaryaspor geldiği yere dönmek ,bu uğurda takıma yeni gelir alanları açmak adına kapı kapı dolaşırken, tribünlerde sözüm ona taraftar denilen gruplar yaptıkları sportmenlik dışı taşkınlıklarla TFF nin kasasına önemli katkı sunuyorlar. Son olarak İskenderun maçında yaşananlardan dolayı, taraftarların sebep olduğu olaylardan sonra 70 bin tl ceza Rüstemlere ulaştı. Bu kez birde kulübeden bir yöneticiye bir antrenör yardımcısına da 30 bin tl ceza kesilince meblağ 100 bin tl ye çıktı. Eh Başkan Nur yol inşaatı sponsor yaparken bu haberin izleri kurmadan bu tribün ve saha içi cezalar size neyi anlatıyor.? Yaza yaza dilimde tüy bitti. Yazıyorum, yazacağım hem de bıkmadan usanmadan ,böylesi takımına zarar veren taraftarlar tribünlerden silinene kadar yazacağım. Ey taraftar grubu, nasıl olursa olsun sonuncu bu takım diyerek maç öncesi onlara tribünlere çağırmak alkışlamak iyi güzelde , Maç sonu tabeladaki beraberlik sizi rahatsız edince alkışladığınız kişlere hakaret etmek neyin nesi ? Centilmenlik sonuç ne olursa olsun ,rakibi maç öncesi ve de maç sonu alkışlamakla olur. Sizin bu yaptığınız ekran şovu. Son sözüm, takımına zarar veren taraftar taraftar olamaz. Bu taraftar resmi yüzünden gerçekten Sakaryaspora bilet parası vererek ,takımın izleme aşkı olan gerçek yeşil siyah taraftar gruplunu tribünlerden soğutuyor. Kapı kapı dolaşıp Sakaryaspora yeni gelir kaynakları bulmaya çalışan Enes Başkan şu sözde taraftar gruplarının aklı başında tribün liderleriyle konuşup bu konuyu tribünlere taşısa iyi olur.
