Salı Sofrası
Zirve ateş aldı
Sakaryasporun bulunduğu grupta zirve ateş aldı. Haftanın maçında Ordu spor Fk deplasmanda Sakaryasporu yenerek büyüklükse yapan Erzincan’ı yenerek maç fazlasıyla da olsa liderliğe otur ilerisi için evine umut taşıdı. Şimdi biz bu hafta sonu bir haftalık dinlenmenin ardından Erzincan galibiyetinin morali ile yüklü Orduya gideceğiz. Yarışta kalmak istiyorsak bu maçtan puan veya puanlarla dönmek gerek. Sakaryasporun ligdeki pozisyonunun belirleye cis olması adına bendeniz Beyoğlu çarşı ,Erzincan ,Ordu ve Ankara Demir maçlarını işaret etmiştim. Benim dikkat çektiğim maçlardan sadece birini Beyoğlu çarşı maçını kazandık. Zaten O Beyoğlu çarşıda ondan sonra çok gerilere düştü. Ancak Ankara Demir hale zirve potası içinde yer alıyor ve biz onlarla evimizde oynayacağız. İddalı Adana FK nın haftayı beraberlikle geçtiği gecen haftanın en karlı takımı Ordu 1952 Fk oldu ve bizim kritik yolculuğumuz hafta sonu Orduyla kucaklaşacak. Bana göre üst sıraların havasına suyuna yön verecek maçlardan birini oynayacağız. Hadi bakalım hayırlı yolculuklarınız olsun. Erzincan yenilgisini onarmak, ben bu işi size bırakmam demek adına Ordu yolculuğu çok şeyler ifade ediyor.
KUPADA İKİ ADIM ATAMIYORUZ
Sakaryaspor kupada Bursa Nilüfere Muhammed ve Hasan Bilal, Gökhan ve Kaleci İbrahim hariç tamamen genç ağırlıklı bir kadroyla çıktığı maçı kaybetti ve kupaya veda etti. Teknik adam ne düşündü, neden bu kadar çok rotasyon yaptı ? Bana göre Bursa maçı sonrası kritik Ordu deplasmanına daha çok günler vardı. Bu maçı düşünerek daha geniş donanımlı bir kadroyla sahaya çıkabilirdik. En iyi idman maç yapmaksa eğer Sakaryaspor için hem kupa morali hem de eldeki kadronun rot genini çekmek adına Bursa Nilüfer maçında farklı bir teknik düşünce sahaya yansıya bilirdi, yansımadı. Neden acaba ? Görülen oki Erzincan yenilgisi sonrası korku dağları sarmış. Oysa korkunun ecele faydası yok ki. Kupadan elenirken ne gördük? Bazı gençler oynadıkça bu takımın içinde olabilir. Yeter ki teknik adam cesareti Rüstemlerde olsun. Kupada tur atlayarak Ordu maçına daha fazla moral yükler dikte yukarı dada belirttiğim gibi bu düşünce teknik adamın kafasında yokmuş. Gördük ki bizim evin yeşil siyah mutfağında kupa bir angaryaymış..İ ki Kupa maçında forma bulan gençler bulduklarıyla yetinip sezonu tamamlarlar gari. Kupa dışında kalan sakaryaspor pazar günü Erzincan -52Ordu FK maçını topluca Rüstemlerde izleyerek alınacak sonuca göre hep beraber Ordu maçının heyecanı içine yuvarlanırlar. NOT Müsabaka sonrası teknik adamın düşüncelerini dinliyorum, Ümit Bozkurt diyor ki ben alacağımı aldım. Ne aldı acaba ? Ben çok şey aldığını düşünmüyorum. Daha iyisinialmak adına turu geçmek önemliydi,siz bunu istemediniz. Çünkü bu cesaret sizde yoktu sayın Ümit Bozkurt. Maç sonu alt yapı edebiyatında çok inandırıcı bulmadım. Nasıl bulayım ki, kupa hariç ligte hiçbir gelişime aday bir gence bile süre vermeyen bir teknik adamın alt yapıyı masaya yatırıp onun üzerinden bir şeyler söylemesi inandırıcı olmaktan çok uzak. İcraatı görelim ondan sonra konuşalım.
İLHAN CAVCAVDAN BİR ANI
İlhan Cavcah Gençlerbirliğinin efsane başkanı .Beşiktaşta Süleyman Seba neyse Gençlerbirliği dede İlhan Cavcav odur. Bu iki Başkanda sözlerinin eri olmakla ,icraatlarının doğruluğu ile anıldı bu güne kadar. Gelin geçmişten bir anı ile İlhan Başkanı sevgiyle saygıyla analım. Bir transfer döneminde Gençlerbirliği’nde oynadığı futbolla üç büyüklerin dikkatini çeken Gökhan Gönülün transferi konusunda İlhan cavca ve zamanın Fenerbahçe Başkanı Ali şen 1.milyon 500 bin dolar karşılığında anlaşırlar. Taraflar daha el sıkışmadan İlhan Başkanın telefonu calar, telefonun ucundaki kişi GS Başkanı Adnan Polat’tır. Başkan İlhan cav cavdan Göhkan Gönüllü ister ,İlhan Başkan olmaz ,Gökhan’ı ben az evvel Fenerbahçe’ye verdim. Adnan Polat ne verdilerse ben 500 bin dolar fazlasını vereyim dese de İlhan Cav cav olmaz der, Adnan Polat bastırır, peşinat verdiler mi? Vermediler. Öyleyse gel vazgeç Gökhanı bize ver deyince bakın İlhan Başkandan ne yanıt gelir. Sayın Adnan polat bizim sözümüz sözdür ve biz verdiğimiz sözü tutarız diyerek telefonu kapatır. Eski Türkiye’den bir anı anlatmaya çalıştım size .İşte Türk futbolu içinde böylesi sözünü tutan ,sözünü yemeyen başkanlarda vardı. Ruhu şad olsun.
BEŞİKTAŞ VE İZMİTTEN 29 EKİM RESMİ
Cumhuriyetin 103 yılı coşkusu bazı yerlerde, bazı illerde ayrıcalıklı kutlandı. Gelin bu ayrıcalığın içinde yer alan ,Pazartesi akşamı İnönü’de oynanan Beşiktaş -Başakşehir maçına doğru uzanalım. Siyah Beyaz tribünlerdeki Cumhuriyet çoşkulu var ya, göz yaşartıcı güzellikleri içinde barındırıyordu. Beşiktaş tribünleri herkesten ,tüm Türkiye’den önce Cumhuriyet sevdasını İnönü’ye taşıdı. Ya giydiği kırmızı beyaz formanın göğsündeki Atatürk resmine ne diyelim. Beşiktaş tribünleriyle, tribün cesaretiyle Türkiye’nin sesi, Türkiyenin Cumhuriyetin kalesi. İşte ben bu yüzden Beşiktaşlıyım. Gelin şimdi Fatma Kaplan Hürriyetin Belediye Başkanlığı döneminde her konuda gelişen İzmit’e doğru uzanalım. Bir kuyumcu dükkanının üzerinde yer alan ,Üçboyutlu Atatürk Viosu ,sanırım Yapay zeka ile taçlandırıldı. Cumhuriyetin kurucusu Ulu Önder Atatürkün balkondan halkı selamlaması , İzmiti ve sosyal medyayı sarstı. Tüm Türkiye’de gündem oluşturan ,bunu gerçekleştiren İzmitli kuyumcuya cesaretinden dolayı, Atatürk sevgisinden dolayı buradan alkışlarımı gönderiyorum. Ben bedavadan İzmit’i sevmiyorum ,ben Kocaali’yi değil, İzmit’i kıskanıyorum. Çünkü İzmit’in FK H gibi Bir Belediye başkanı var. O içerde olsa da İzmitlilerin gönlünde taht kurmuş bir belediye Başkan modeli. 29 Ekimde İzmitte yaşanan ve büyük ilgi gören bu eylemin Kocaelinin başka yerlerinde görülmediğini ben değil İzmitliler söyledi. Dediğim gibi İzmit Kocaelinin farkındalık ,aydınlık yüklü bir ilcesi. Ben bu nedenle zaman zaman trene atlayıp İzmit havası almaya özen gösteriyorum. Cumhuriyetin 103 selamını gönderip, giden Cumhuriyet bayramını yürekten hissedenler,önümüzdeki yıllarda bu bayramı daha aydınlık bir Türkiye’de kutlamak üzere kalın sağlıçakla.
İHK BAŞKANI GÜRKAN TEKNECİYİ DİNLERKEN
Bazen bazı kelimeler vardır anlayana çok şey anlatır. Bu gün için çok zor şartlarda Sakarya Amatör futboluna hizmet götüren İHK nin başı Gürkan tekneci, yeni sezon açılış programında ,hakemlere seslenirken birlikte olmanın ,birlikte idman yapmanın önemine vurgu yaptı. Dernek Başkanı Ahmet Öztürkün eski hakem abilerini de camiadan kopmadan, camianın içinde bir bilen olarak kalmasını istemesini de önemsemek gerek. Gecen yıldan beri şahsi kaprisleri nedeniyle hakem evinin idman programına katılmayan, bunun karşılığın dada kendilerine maç verilmeyen sözüm ona ağbi rolündeki hakemler, Başkan Gürkan teknecinin verdiği mesajı anlamazlıktan gelerek bildiklerini okuyarak ne yaptığını sanıyorlar. Hakemlik gün gelir biter ,geride bırakılanlar çok önemlidir. Hem Sakarya hakemliği üzerinden klasman ekmeği yiyeceksin, hem de o hakem evinin içinde hakem abisi rolüne uzaktan bakacaksın. İHK yi Başkanını ,Hakem atama sorumlusunu bu tür davranışlar içinde olanlara maç vermeyerek sergilediği duruşa ben buradan alkış gönderiyorum. Ben olsam bu işi dahada ileriye taşıyarak bu sorunu MHK ye kadar taşırım. Bu arada bu ilin FİFA kokarttı taşıyan en büyük ağbi rolündeki hakem kardeşimizde bu konuda İHKnin yanında durarak kulak çeken,uyaran kişi olması gerekmez mi?. Her kurumun kendine ait kuralları vardır ,duvara asılan kurallara uymayanlar bi zahmet evlerine gitsinler. İsim vermeden yazdığım bu yazı için korktuğumu falan sanmayın ,isim vererek bu iş üzerinden kahraman yaratmak istemiyorum.
NEREDEGENÇLER ?
Sakaryasporun evinde kendi gibi yenilgisiz olan ,sezona önemli paralara harcayarak ,TFF 1 çıkacak kadro oluşturduğu söylenen Erzincanspora kaybettiği günün akşamında Erzincansporun sahaya 18 yaşında bir oyuncu sürdüğüne tanık olanlar, önüme bir not koydular. Nazım Hocam hani bizim yönetim sezon başı gazetelerde boy boy resimler ekşiliğinde Sakaryasporun geleceği alt yapıdır diyerek, alt yapı gençlerini allayıp pullayıp bu haberi evlere servis edenler nerede dediler. Evet ya sahi nerede bu arkadaşlar? Bu güne kadar biz Umit Bozkurtun, kupa maçı hariç ligte hiçbir alt yapı oyuncusuna şans verdiğini gördük mü? Bu işler atıp tutmakla olmuyor. Son on yıldır Sakaryasporun alt yapısından hiçbir oyuncu yetiştirmeyenlerin bugün için göz boyayan alt yapı hikayelerine benim karnım tok. Bu iş belli bir program ve de belli bir yapılaşma planı ile olur. Taraftarın önüne her daim hedef koyan, her daim zirve hedefini önüne koyan bir yeşil siyah düşüncenin içinden alt yapıya ekmek çıkmaz. Bir Tuncay Şanlı hikayesinden sonra buna benzer bir hikaye yazılmadı. Bu gidişlerde böyle bir hikayenin yazılması için çok bekleriz.
HAFTANIN HAKEMİ ATİLLA KARAOĞLAN
GS-FB derbisini yöneten Atilla Karaoğlan Fanatik gazetesi tarafından haftanın hakemi seçilmiş. Bir Sakaryalı olarak, bir Sakaryalı eski Hakem olarak Karaoğlan Atilla adına sevindim. Bazı ayrımcı düşünceleri olsada,kendini ilgilendirmeyen meselelerin içinde olduğu yolunda kulağıma üflenen bazı söylentiler olsa da, Atilla Karaoğlan bu ilin Hakemlikte yüz akıdır. Onunla beraber Komşu Kocaeli’nin FİFA üstünlüğü Sakarya’da taşınmıştır. Ben inanıyorum ki Atilla Karaoğlan sadece kendi işine odaklansa bu gün ki performansının üstüne çıkar. GS -FB maçındaki yönetimini beğendiğim Atilla Karaoğlana diyorum ki, kendi evinde sevilmeyi dene ,kendi evinde kimseye üstünlük taslamadan yarınlarda Atilla Karaoğlan gibi olmaya aday gençlere üstünlük taslamak yerine onlara kendini sevdirmeyi dene. Senin kimseye üstünlük taslama gibi lüksün olamaz .Zaten bu gün için Sakarya tarihine FİFA hakemi olarak adını altın harflerle yazdırdın. Umarım FİFA hakemi olarak, Avrupa dada başarılı olarak Hakemliğini noktalarsın. Amacım seni kırmak değil, amacım sana yol göstermek. Benim işim bu ,ben hakemliği vede senide seviyorum. Ne den mi Kara kaşına gözüne hayran kaldığım için değil, seni Sakarya hakemliğine FİFA rozeti takma başarısı gösterdiğin için seviyorum.
BAL HAVASI
Adı eskiden Bal ligi olan bu sezon ismi Profesyonel lige geçiş ligi taçlanan ligteki temsilcilerimizin hal ve gidişi hiçte iç açıcı değil. Alttan dört takımın bu lige vede edeceği ,çıkmanındı çok zor olduğu ,çıkanında bir o kadar zor olduğu Profesyonelliğe geçiş liginde üç hafta geride kalırken, lige geç başlayan ,geç takım oluşturan Sapanca gençlik şua na kadar her sezon Sakarya beyi olan Hendekspordan bu unvanı almış gözüküyor. Eski havasında olmayan hendekspor Sakarya derbisinde Sapanca’yı yenemedi ama yenilme dide. Bu beraberlikle Sapanca yedi puan , Hendekspor iki puana yükseldi. Gecen hafta teknik adam değişimine baş vuran As Akyazıspor Osmaneli deplasmanında 2-0 yenilerek bir puanla ve düşme hattında kaldı. Teknik adam değişiminin ateşleyemediği As Akyazı da bana göre işler iyi gitmiyor. Yedi Puan toplayarak beni şaşırtan Sapancanın yansıra her sene zirveye aşık kadro oluşturan Hendeksporun bulunduğu konumda bu sezonki şaşkınlığımı ikiye katladı. Sözün özü düşmeyin çoçuklar, bu ligte kalın bu size artı yazar. Ben grupun resmini çektim,gecen yıldan tanıdığım, bildiği şuan için üçte üç yapan Kocaeli temsilcisi Darıca 1934 bu gidişle zirveyi kimseye bırakmaz diyerek bu ligin analizinin üstünü şimdilik örtüyorum.

