1. Haberler
  2. Spor
  3. Salı Sofrası Bu takım bu haliyle düşer

Salı Sofrası Bu takım bu haliyle düşer

featured
0
Paylaş

Salı Sofrası

Bu takım bu haliyle düşer

Sakaryasporun ikinci yarıdaki yapılaşma ,teknik kadro tercihi, dört maç sonunda duvara tosladı. Bolu’da ilk anlarda Melihle gole yaklaştığımız an bize heyecan yüklerken ,Bolunun oyunu fose ettiği anlarda  kalede szumskinin kurtarışları, bizi ilk yarıda ayakta tuttu. Sonra ne oldu?  Savunmadan ayağa toplarla çıkışına şahit olduğumuz Arifinin sakatlanıp yerini Batuhan’a bıraktığı savunma ,yan toptan golü yiyince maçtan ve puan umudundan koptuk savunma arkaya atılan toplarda da ilk yarıda da sıkça sinyal vermişti.  Gelen teknik adam için savunmacı demişlerdi, bu arkadaş ne savunma ,ne hücum oyun aklıyla bu takıma dört maçta hiçbir şey yükleyemediğini, Bolu  karşısında oynanan oyunu gördükten sonra iyice kanaat getirdim. Eli zenginleştikçe aklı karışan bu teknik adamla ,bu takım ligde kalamaz. Eğer Cumhur Genç olsaydı, Hakan Kutlu ile  hemen el sıkışılır ve Rüstemlere başka bir teknik adam girişi çoktan yapılmış olurdu da ,Sakaryasporun derdi Teknik adam aklıyla ilintili olsa kolayda, her hattımızla dökülüyoruz.  Gelin maçın içinde gezmeye devam edelim. Arkadaş bu Poyraz Efe bu takımın gol noktalarına katacağı bir şey yok. Zwolonskiden farkı sadece gençliği. Göztepe’den alınan Ruana sözüm yok. Ancak Başakşehir’den alınan Fofana bu takımın orta sahası için düşünülen isim değil. Daha dün bir bu gün iki diyenlere şunu demek isterim ,görünen köy kılavuz istemez. Sonuç Bolu karşısında alınan yenilgiden sonra biz bu ligte kalırız diyenler arasından kendimi çekip alıyorum. Bundan sonra oynayacağımız Amed ve Erzurum maçlarından altı puan alırsak bu düşüncemi askıya alırımda , bu takım bu iki maçı kazanır mı? Başka sorum yok misali ,Emre Zenginin gelişiyle Sakaryaspor adına futbol gönlüme yüklediğim Yeşil Siyah umudun yeşili gitti, içi karanlıklarla dolu  Siyahı kaldı. Sözün özü yapılan transferler bir bütün olarak bu takımı ayaklandıracak oyunculardan oluşmuyor. Aradaki bir kaç iyi oyuncu yetmez. Bizim savunmada da hücumda da ,kanatada  bize güç katacak oyunculara ihtiyacımız vardı. Yeni alınanlar içinde Melihi ,Arifi ,Ruanı bir kenara koyalım ,gerisi bana göre hikaye. Sonuç Szumskinin Kolvetsiosla beraber yediğimiz ikinci golle birlikte  biz düşme tünelinin içine yuvarlandık. Bu moral bozukluğu ,bu telaş ,teknik adamın yanlış oyun anlayışı, yanlış futbolcu seçimleri valla içimi daralttı. Dört maç bir gol bir puan. Bu rakamsal tespit bize çok şey anlatıyor da fazlasın yazmak içimden gelmiyor. Kazanmak için gol atacaksın gol. Bizdekiler golcümü ? Başka sorum yok diyerek Bolu maçının içindeki acı iç açıçı olmayan gerçeklerin üstünü kapatıyorum.

AH KAKUTA AH

Bolu’da Kakutanın olmadığı Sakaryasporu izlerken, Bodrum maçında durum 0-0 iken, benim için Sakaryaspor için özel bir oyuncu olduğunu düşündüğüm  Kakutanın ,sakatlanıp oyundan çıktığı an bu maçla ilgili olarak defterime işlediğim not hala önümde duruyor. O an ne yazmışım biliyor musunuz ? Eyvah Kakuta sakatlandı. Neden böyle bir not düştüm ?* Neden olacak Kakuta bu takımı ileriye taşıyan, bulduğunda gol atan  futbol aklı en iyi oyuncu. Bakın Bodrum maçının kalan dakikalarına ,bakın Bolu’da oynanan oyuna, notu siz verin. Bu takımı ileriye taşıyan oyuncunun adı Kakutaydı, o olmayınca karşı kaleye çok zor giden bir Sakaryaspor futbol resmi var karşımızda . Vay be yanlış yönetimler, yanlış yapılaşmaların sıkboğaz ettiği Sakaryaspor ,ikinci yarıda dört maçtan sadece bir puan alınca  futbol çantamızın içi umutsuzlukla doldu. kakuta erken dönse dertler biter mi? Ben sordum ben yanıtlayayım, sadece kakuta yetmez.   Daha her şey bitmese de, eldeki veriler ,oynanan oyun, Sakaryasporun futbol aklını ileriye taşıyacak teknik adamın yetersizliğini görünce ,hayal satmak işime gelmiyor vesselam. Ah kakuta ah misali Ah Sakaryaspor ah demek içimden gelmiyorsa da ,bazı gerçeklere sırt dönüp şirinlik maskesi takmak benim işim değil.  Ah Kakuta ah dan yola çıkarak Bolu maçında yaşanan dramatik yenilgi sonrası diyorum ki, ah Sakaryaspor Ah. Bu arada bana göre Kakutadan sonra futbol aklı en iyi olan Caner’inde arka adalesinde beliren çekmeyle ilgili son bir idmana katılması, hocanın da idman eksiğini gerekecek göstererek Caner’i kadroya almadığını buraya not edelimde Caner neden yok diyenlerde bilgi sahibi olsun.

BOLU MACINDAN BAĞIMSIZ ( AKLIN YOLU BİR )

Sakaryaspor Boluda ne yapar ne eder bilemem( Seyrettim gördüm) . Ben bu maçın sonucundan bağımsız olarak gecen haftanın içine yansıyan Başkanın görüşleri, transferde atılan adımlar üzerinden yürümek istiyorum. Bundan önce şunu söyleyeyim Hakan Kutlunun üç maçlık performansının içi çok dolu değil. Buna Bolu maçını da ekleyerek yolumuza devam edelim.  Elindeki sermaye daha azken ,iki maçta daha iyi işler yapmıştı, Bodrum maçında yeni alınanlara şıp diye forma uzatması ,3-5 2 iki forvetli oyun aklı tutmadı. İnşallah şimdi daha eli zenginleşince  daha akılcıl işler yapar diye cemde gördüm ki nokta transferlere rağmen sınıfta kaldı. Bu gidişle Hakan Kutlunun kredisi tükeniyor. Amed ve Erzurum maçları onun için son şans olabilir. .Hakan Kutlu  Gecen hafta iyi hoş konuştu da  bize icraat lazım. Teknik sorumludan sonra  Başkan  konuştu ve Sakaryasporun büyüklüğünden dem vurarak ,yapılan takviyelere güvenerek Basın toplantısı masasının üstüne  düşmeyeceğiz mesajını koymuş. Demek ki düşme tehlikemiz var. R.Kobiljar ve Akuzakuyu gönderip daha iyilerini alacağız demişti. Aklın yolu bir, bu oyuncular Sakaryaspora göre olmadığını sezon başından beri yazıyorum ,söylüyorum. Yeni yönetim eldeki kalitesi düşük yabancıları gönderip iyilerini alacakmış, valla  Alırlarsa iyi yapar lar. Bolu’ya giderken Göztepeden sağbek Ruan Teixaera ,Başakşehirden orta saha oyuncusu Muhammed Hassan Fofana takıma katılan iki yabancı olmuş.  Valla inşallah bunların içi dolu çıkar. Çünkü bizdeki Yabancılar, bir kaç istisna hariç  bu ligin en kötüleri. R.Kobiljar ve Akuazakunun yanına birde Polonyalı Santrafor eklenseydi iyi olurdu. Durun bakalım takıma gençlik ruhuda taşıyan , arızaları tesbit eden yeni yönetim ve yeni teknik kadro bakarsınız Polonyalı içinde transfer adımı içeresinde ona da bir yer acar. Bu hafta içinde ikinci transfer dönemi de sonlanacak.. Bütün bunları yaparken hızlı adım atalım. Çünkü üç maç ta alınan sonuçlar göster diki bizim zaman kaybına hiç tahammülümüz yok. Bolu maçında alınan sonuçtan bağımsız olarak yazıyorum, ben bu maçtan sonra farklı  bir Sakaryaspor izleyeceğimi düşünüyorum dedim ve maçı seyrettikten sonra bu düşüncemi geri çekiyorum.  Eğer yeni oluşan kadro ile Sakaryaspora farkındalık yükleyemezsek ,görünen köy kılavuz istemez misali işimiz bir hayli zor.

MENEJER OYUNLARI VE SELAHAATTİN AYDIN

Bu gün menajer diye geçinenlerin, bunu iş kapısı yapanlar sadece Sakaryaspor cephesinde değil, bir çok takımın bahçesinde gezdiğini okuyoruz, duyuyoruz, biliyoruz.( içlerinde işini iyi, hakkıyla yapanları tenzih ederim) Bu konuya neden dönüş yaptım ? Gecen hafta içinde ismi Sakaryasporla anılan Musa Juvara transferi son anda suya düşmüştü. Spor kamuoyuna yansıyan haberlerin içine bakarak yazacak olursak, bu konuda birileri Sakaryaspor  için bu oyuncuya yanlış bilgiler verince olması olası transfer hikayesi suya düşmüştü. Bu olayın içine burnunu sokanlar , Onu demiş  bunu demişleri bir kenara itip , ben bu konu üzerinden yeşil siyah adım atarak, size bir şeyler söyleyeceğim. Geçmişte Selahattin Aydın zamanında da bu menajerlik meselesi gündem olmuştu. Kulakları çınlasın Selahattin Aydın bu konuda şöyle demişti, Sakaryaspor tesislerine menajer sokmayın, menajerleri ile gelen oyuncuya da itibar etmeyin  demişti. Bu konuda Enes Zengin yönetimine  diyeceğim o ki Menejersiz olmuyorsa eğer , sağlam karakterli menajerleri Rüstemlerde ağırlayın.( Bu konuda Sportif Trektör Metin Çerlikin reveransına baş vurun diye cemde ilk ona soracağınızı düşünüyorum ) Her önüne geleni ,amadene tabirle ,Sakaryaspora  futbolcu kakalamaya kalkan menajer tiplerini Rüstemlerin kapısından içeri sokmayın.

SUAT BOZTEPE VE GERİDE BIRAKTIĞI BİR ANI

Suat Boztepe Akyazının devrimci, Atatürkçü, Cumhuriyet değerlerine sıkı sıkıya bağlı, yaşadığı 71 yılın içine eğitim, Sporculuk ve yöneticilik kariyerlerinizde yanına alıp geride  yüklü anılar bırakarak ebediyete giden önemli bir figürüydü. Onun eğitimle iç ice gecen ,öğretmenlik ,yöneticilik, sporculuk ,yöneticilik  yıllarını yazmaya kalksam vallahi billahi burada yer kalmaz. .2020 yılında aramızdan ayrılan  Suat Kamil   Boztepe’nin geriye bıraktığı eğitim mirası yansıra, yaşarken attığı örnek adımlardan birini, takım arkadaşı ,meslektaşı ,hemşerisi Yusuf Cınaldan dinlerken, onun Akyazı için ne denli önemli bir Eğitimci kişiliğe sahip olduğunu bir kez daha gönlümün bir köşesinde hislenerek ağırladım.. Benimde arkadaşım olan, beraber bir çok anımız  ,hakemlik yıllarında dostluğumuz olan Suat Kamil  Boztepe’yle  ilgili  Yusuf Cınaldan dinlediğim o anıyı müsaadenizle benim sofranın üstüne koyuyorum. Yıl 1974  sezonu ,Akyazı Gençlik Atatürk şehir stadında maçını oynayıp Akyazı’ya dönerken, teknik sorumlu Naci Fazlıoğlu( Rahmetle anıyorum) tüm futbolculara o yıllarda popiller olan Spor malzemeleri satan  Ramiz’den kendilerine ayakkabı almalarını söyler. Bütün futbolcular buna uyarken  Suat Kamil  Boztepe arabadan inmez ve ayakkabı alanlara katılmaz. Naci Fazlıoğlu gider ona derki, yahu Suat niye ayakkabı almadın ? Hocam benim aile yapım, imkanım çok iyi, siz bunu zorda olan ,ayakkabı alamayacak olan oyuncu arkadaşlarıma  verin. Asalete bakamısınız ? İyi eğitimci olmanın yansıra, iyi insan olmanın özelliklerini de yanına alarak ebediyete yol alan arkadaşım, dostum ,görüştaşım Kamil Suat Boztepe’yi,  bu anının içinde yer alan Sporda Akyazı’nın önemli bir fikürü olan Naci Fazlıoğlunu bu vesileyle bir kez daha  rahmetle ve saygıyla anıyorum. Kişide Akyazı için , biri Eğitimde ( Suat Boztepe ) bir diğeri de sporda ( Naci Fazlıoğlu )  önemli   birer değerleriydi. Ne diyelim yaşadılar ve yaşadıkları yılların içine unutulmazlık ruhunu serpiştirerek aramızdan ayrıldılar.  Yaşım icabı her iki sinide tanımak benim bu dünyadaki dostluk servetim oldu.

TAMMY ABRAHAM VE YASİN ÖZCAN

Tammy Abraham giderken gönül alıp gitti, giderken tam bir profesyonel gibi gitti. Giderken  kısa süre içinde takımına  8 Milyon Euro, artı gencecik, geleceği olan bir futbolcunun Yasin Özcanın Beşiktaş’a gelmesine katkı veren oyuncu olarak gönüllere taht kurdu. Kim derse desin Tammy Abraham Beşiktaş’a inişli çıkışlıda olsa katkı veren bir oyuncu olarak, ilerde örnek ayrılış olarak tanımlayacağımız bir  transfer hikayesine imza atıp ,İçinde siyah beyaz anılarında olduğu  futbol torbasını  omuzuna koyup, alışkın olduğu İngiltere’nin Aston Villa takımının yolunu tuttu. Gönlümüz onunla. . Profesyonel futbolda yapılaşmanın temellerini atarken  getirisi olan bir oyuncuyu  değerini bulduğu an elden çıkartılmasına iyi bir örnektir Abraham .Bana göre Beşiktaş yerine birini koyduğu an, iyi bir transfer hikayesine  imza atmıştır. Gelin birde genç Yasin Özcan’a bir bakalım. Kasımpaşada oynadığı yıllardan tanıdığımız bu genç, tarifeli uçakla ,ufacık bir canta elinde hava alanında tek başına yürürken, kulüp çalışanları tarafından karşılanma anlarını seyrederken  içim burkuldu. Tamam gelişini abartmayalım da ,yabancılara gösterilen ilginin çok azını kendi insanımıza, kendi çocuğumuza gösterseydik günaha mı girerdik. Beyler bu çocuk Aston Villadan geliyor, emiş kezekten değil.   Beşiktaş adına ,çok değil iki sezon önce parayla alamadığınız bir oyuncu ,Abrahamın getirisi olarak Beşiktaş’a kazandırıldı. Umarım bir kaç genç siyah beyazlı taraftarla kucaklaşan ,İstanbul’a ufacık bir çanta ile geldiği anlarda görüntülenen genç Yasin Özcan, 1+4 yıllık  mukavele ile girdiği Siyah beyaz futbol evinin ve Türk futbolunun parlayan yıldızı olmayı başarır ,hem Beşiktaş hem kendi kazanarak  ona sönük bir karşılamayı layık görenlere gereken dersi  verir diye bir iyimser notu buraya düşüyorum.

NELER OLUYOR BİZE ( KOCAELİ DE YAŞANANLAR )

Kocaeli bizim sporda ezeli dostumuz. Spor dostluk demektir, spor kardeşliktir, ezeli rekabet bu işin tuzu biberidir. Biz bu rekabeti erkekler düzeyinde yaşarken, bu rekabet cirgin yüzünün  kadınlar futbol ligine de  yansıması, son derece üzücü ve de düşündürücüdür.. Yahu neyi paylaşamıyoruz be, nedir bu vahşet, neyin öfkesi bu diye cemde, bu gün ülke olarak öyle bir hale geldik ki, kimse kimseye yan gözle bakamaz oldu. Ülkenin şiddette ,sevgisizlikte geldiği noktanın dışa vurumu bu son olay. Bu işte o suçlu bu suçlu ayırımı yapmadan ,sağa sola sapmadan ,bizim gazetenin tam sayfa yer verdiği bu olay için kınama demeçleri ile  bu işi geçiştirmeye kalkmayın. Bu bugün geldiğimiz Türkiye resminin dışa vurumudur. Kocaeli takımı yöneticileri kazandıkları bir maçın ardından bu şiddet içerikli maç sonu görüntülerini iyi okusunlar derken, ateş olmayan yerden duman çıkmaz misali, bu iş neden buralara geldi diye bizim bayan futbol takımı yöneticilerde( 6Kırmızı çıkmış bizim kızlara )  bu işin içinde yerlerinin ne olduğunu bize anlatsınlar. Bu gözü dönüşlüğü ,bu spor dışı vahşeti sorgularken adil olmak gerek. Ev sahibi olarak Kocaeli bu işte ön safta yer alır. Sonuç bu olay  komşuya  yakışmadı. Depremde kader birliği ,sporda ezeli rekabet halkası içinde olduğumuz Kocaelili büyükler, bu son olaydan dolayı kendilerini özür dilemek adına sorumlu hissediyorlarsa ,bir çiçek yapıp Sakarya’ya gelsinler. Spor sevgi,s por kardeşlikse eğer, bu son yaşananları içi sevgiyle dostlukla doldurulsun. Bu gün ülke olarak, her alanda sevgiye son derece muhtaç olduğumuz günlerden geçiyoruz. Kocaelide bayanlar maçında yaşananları yerinde görmediğim için ,orada olanların basına yansıyan kısımlarını okuyarak, bu iş e ortadan bir Nazım Aktürk yorumu getirmeye çalıştım. Ne diyelim umarım her iki tarafta bu yaşanan spor dışı olaydan kendilerine düşen payı futbol ceblerine koyarlar.

HAKEM OLURMUSUNUZ ?

Sakarya Hakem evi azalan hakem ordusuna yeni takviyeler yapmak ,hakem sayısını artırmak adına yeni hakem kursu için düğmeye bastı. Yeni Atilla Karaoğlanlar bulabiliriyiz, hakem evinin klasman zenginliğini artırabilir miyiz bilemem ,benim bildiğim bir şey var, Hakem kursu için taban birlikleri, Askf, Antrenörler derneği, Futbol İl temsilciliği, hatta kulüpler yeni açılacak hakem kursuna testsek eli uzatmalılar. Yaşanan son olaylardan sonra ,yeni hakem adaylarının her konuda araştırdıktan sonra kısa sürede başlayacak olan kursa Hakem büyükleri de el vermeliler. Bu sadece, İHK nin, bu sadece hakem Derneğinin işi değil. Ben hakem abilerinin de bu açılacak kursa el vereceklerini umuyorum. Bu gün Hakemlik eskiye oranla iyi bir   hakeme, hem itibar, hem de ekonomik yönden katkı sağlayan bir uğraş olmuştur. Hakemliğin klasman lezzetine örnek olarak FİFA Hakemi Atilla Karaoğlan ,Varda Erkan Engin, Süper Lig yardımcı hakem klasmanında bayrak sallayan Suat Güz  ,TFF 2 de düdük çalan Levent Gümüş dere  bu ilin hakemlikte önemli bir figürleridir. Kursu açan İHk ye tavsiyem olsun, şartları tutan herkesin Hakem olma ,kursa müracaat etme hakları var dır. Umarım gelecek olan kursiyerler içinde bu işe devam edebilecek ,gerek tahsili, gerek yaşı, gerek fiziği ile al benisi olan adaylar bulursunuz. Kursaçmış olmak için değil, geleceğin hakemleri bulmak adına bu işi sahneye koyun. Seçici olun, seçtikleriniz Sakarya hakemliğine katkı sunmalı.

 

Salı Sofrası Bu takım bu haliyle düşer
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Sakarya Son Dakika Haberleri - Sakarya Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!