Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, güncel dış ticaret verilerini değerlendirdi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından açıklanan Şubat Ayı ihracat verilerini değerlendiren Başkan Altuğ şu ifadeleri dile getirdi:
Sakarya’mız 2026 Şubat döneminde önceki yılın aynı ayına kıyasla %7,1’lik artış, geçtiğimiz Ocak ayına göre ise maalesef %30.3’lük düşüşle 390 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
Kümülatif İhracat 2 Ayda 1 Milyar Dolara Yaklaştı
Yılın ilk 2 ayında kümülatif ihracatımız geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla %17.8 artış göstererek 949 milyon dolar oldu ve en çok ihracat yapan 7. il konumumuzu koruduk.
Şubat ayında Sakarya’mızın ihracatında ilk 5 sırayı sırasıyla otomotiv endüstrisi, demir ve demir dışı metaller, kimyevi maddeler ve mamulleri, elektrik ve elektronik ile makine ve aksamları sektörleri oluşturdu.
15 Sektörde Artış
Şubat ayında 25 ana sektörün 15’inde ihracatımızı geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla artırma başarısı gösterdik. Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller ile otomotiv sektörümüzde kayda değer artış başarısı gösterdik.
Dünyanın 115 Noktasına İhracat
Sakarya iş dünyamız 2026 Şubat ayında serbest bölgeler dahil dünyanın 115 noktasına ihracat gerçekleştirdi. Fransa, İspanya, Polonya, İtalya ve Birleşik Krallık en çok ihracat yaptığımız ilk 5 ülke oldu.
Özellikle geçtiğimiz yılın aynı dönemi baz alındığında sıfır ihracat olan 15 noktaya ihracat yaptık. Şubat ayında Mısır, Tanzanya, İsveç, Balkan Ülkeleri ve Fransa’ya ihracatımız ciddi artışlar gösterdi. Şubat ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla toplam 53 noktaya ihracatımızı artırdık.
Ocak Ayında İhracatın İthalatı Karşılama Oranı %176!
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Ocak ayı dış ticaret verilerine baktığımızda ise ilimizin Ocak ayında ihracatının ithalatını karşılama oranı %176 olarak gerçekleşti ve yılın ilk ayını 250 milyon dolarlık dış ticaret fazlası ile kapatmış olduk.
Geçtiğimiz yıla oranla ihracatımızı artırdığımız bir ayı daha geride bıraktık. 2 ayda toplam ihracatımız 1 milyar dolara yaklaştı ve birçok sektörümüz de artışlarıyla dikkat çekti, partnerlerimizle ticaretimiz kısmen de olsa gelişti.
Bir yanda sürekli gelişen teknolojiyle yeni pazarların, üretim hamlelerinin olduğu bir dünya, bir yanda da henüz birkaç gün önce başlamış, yanı başımızda sıcak bir İran, İsrail ve ABD gerilimi. Bu savaşların ekonomik yanını bir kenara bıraktığımızda sosyal ve insani bir dram yaşatması çok üzücü. Bununla birlikte petrol arzının merkezinde olması ve stratejik geçiş noktalarının kapatılması sebebiyle lojistik operasyonların sekteye uğraması dünya ticaretine yeni bir maliyet de getirecektir. Yaşanan gerilim, uluslararası ticaret anlamında bölgesel riski artırırken bu belirsizlikten en çok ihracat bağlantılı lojistik ve ödeme kanallarında etkilenebiliriz.
Bizler de hem ülke hem de Türk iş dünyası olarak gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Türk iş dünyası olarak dirayetli olduğumuzu krizlerden güçlenerek çıkmamızla ispatladık. Bu krizin de en az hasarla noktalanmasını diliyoruz. Umuyoruz ki dünya ekonomisi savaşlarla değil teknolojiyle, katma değerle, zengin tarımsal üretim, hizmet sektöründeki gelişmelerle anılır ve pozitif etkilenir. Biz her zaman en iyi bildiğimiz şekilde üretmeye devam edeceğiz.
