Salı Sofrası
Ağustos geldi ,Dertler bitimi?
Bu ülkenin dertleri sadece Sakaryasporu kapsamadığını ,bundan daha önemli dertlerin her yanı sardığı ,ülkenin her haliyle onarıma ihtiyacı olduğu sıcak sımsıcak günlerden geçiyoruz. Yaz bitiyor, yazın güzel günlerinin son adresi Ağustos içinde yüzmeye başladık. Sayılı günler bitip yeni lig heyecanı yaklaşırken ,Sakaryasporda yeni haliyle yeni sezon hazırlıkları için ikinci etap yolculuğuna çıktı. 850 Milyon borcu olduğu söylenen Sakaryasporun kasasına giren belli miktarda parayla, hem Transfer yasağına konu olan futbolcular ikna edilirken, hemde yeni transferlerle yeni yapılaşmaya devam edilecek. Ben tatil motunda olduğum için Sakaryasporun içinde gelişen yeni transfer hamlelerinden ziyade olası sorunlar üzerinden yeni sezonun resmini çizmeye çalışıyorum. Siz varın yeni gelişmeleri, yeni transfer haberlerini Bizim Sakarya’dan okuyup takip edin. Sakaryasporun hem bir hedef peşinde koşması, hem de içsel borçlarla uğraşmasının içinden nasıl bir çocuk doğacak ? Valla bu konuda terettüplerim var, yolun başında ufak tefek dosyalar çözülse de ,devre arasında daha yüklü dosyaların Rüstemlerin kapısını çalacağını biliyoruz. Kısacası sorunlarla yüklü Sakaryasporun yeni yüzünü takip etmek ona göre kalem oynatmak bize düşecek. Yazın son ayı içinden bakalım Rüstemler kaynaklı ne gibi haberler kapımızı çalacak. Aldığım kulis bilgilerine göre yine bu sezonda Sakaryasporun sorunları giderek artıyor. Aldığım bir diğer bilgide bu senede Sakaryasporda transferleri daha önce bu kulüple içi içe olanların Futbol aklı ile yapıldığı yolunda iddialar var. Yani Enes Zengin yönetimi kendi özgür iradeleriyle Sakaryasporun yeşil siyah rotasını belirlemede özgür hareket edemiyorlarmış. Bir işe talip olurken cebinde B planın yoksa ,veya bu becerin yoksa ,başka akıllar devreye girer( Öyle gözüküyor ki Enes zengin ve ekibi gecen yıldan gereken dersi alamamışlar. Oysa yolun başında bende öyle bir intiba vardı, bu intiba erkenden kafamdan silindi) . Bu gün kafasında TFF 1 dönüş hayali yatan Sakaryasporun transferde, yapılaşmadaki ruh halini ben böyle görüyor böyle okuyorum. İnşallah bu borç yüküyle FİFADAN dört transfer sezonu yasağı alan Sivasspor gibi olmayız. Son beş altı sezonun hikayesi içinden çıkan borç yığını beni böyle bir karamsar düşüncenin içine itiyor. Isparta’da ikinci etabı için ter döken Sakaryaspora iyi çalışmalar dileği mesajı göndererek bu yazının üstünü şimdilik örtüyorum.
FATİH TERİMİ DİNLERKEN
Fatih Terim Türk futbolunda önemli bir kilometre taşı, bu ne denle de onun ağzından çıkan mesaj nitelikli tespitlerde kulak kabartmak gerek. Geçtiğimiz günlerde İmparator lakaplı Fatih Terim bir alt yapı gerceğine dikkat cekti. Bakın Fatih hoca ne diyor? Bir takım için tabi ki şampiyonluk, sportif başarı öncelikli hedeftir. Ancak bu süreç içinde Galatasaray gibi bir takımın, her yıl alt yapısı yukarıya oynamaya hazır en azından bir genç veremiyorsa işte burada biraz durup dinleneceksiniz. Galatasaray gibi bir takımın alt yapısısın da bu düşünce filizlenmiyorsa biz burada futbol molası verir bu süreci, bu alt yapının durumunu Sarı Kırmızılı futbol evinin soyunma odasına taşır ,sorgularız. Doğru söze ne denir ki, milyon EUR Oların dolarların oluk gibi dışarıya akıtıldığı günümüz futbolunda herkes Fatih Terime kulak verse iyi olur.
AMATÖRÜN ADI KALACAK GİBİ ( Harmanlık futbol evine bakış)
Türkiye’de ekonomik sorun sadece mutfakları vurmuyor ,parayla yaşanan her yeri kapsayan bu sorun ,Amatör futbolunda tepesine demeklesin kılıcı gibi duruyor. Her sezon başı güncellenen katılım bedelleri, Amatörlerin tepesine binerken ,şimdiden sezon başlamadan evvel bazı takımların lige katılmama gibi bir sorunu masaya yatırdıklarını duyuyoruz. Baliğine katılım bedelinin Bir milyonun üstü bir rakamla telaffuz edilirken ,yeni lige çıkan Sapanca Gençlikin yönetim ve de ekonomik krizle boğuştuğunu bir Bal notu olarak buraya not ettikten sonra gelin biz konu manşetinin içinde yuvarlanmaya devam edelim. Harmanlıkspor bu ilin bir semt takımı olmasına karşın adı bu ilde amatör futbolda ilk okunan isim babalarından en önemlisidir. merkezin içinde sentetik saha çalışmalarına alt yapı zenginliğini katan Yeşil Beyazlı camianın futbol aklı büyük olanlar duyduk ki bu sezon alt yapı yatırımının ağırlığını gelişim ligine taşıyacaklarmış. Zaten Blerim Mula ,Aytac Ak gib,,Gürcan alkan gibi ,Hasan Tuncel gibi Profesyonel futbol geçmişiolan Harmanlısporun alt yapısının bu lige ağırlık vermesi Harmanlıksporun geleceğine ,futbol değirmenine su taşır. Ancak eğer harmanlıkspor bu gün içinde bulunduğu Süper ligi askıya alırsa bu işin futbol lezzeti askıda kalır. Bu gün bir çok gencin hayali Süper Amatör kümde Futbol oynamaktan geçer. Siz elinizin altındaki ,yaşı dolmuş gençleri bir kenara itip ,Süper lige katılmaz iseniz bu size olumlu düşünce olarak geriye dönmez. Bakınız Aziziyespor ne diyor? Hocam elimizde gençlerimiz var, bu gençlerin içine bir kaç ağbi katarak bu lige katılırız, bu şartlarda düşşek ne yazar . Harmanlıksporda bunun örneklerini geçmişte gördük. Bu gün bunu daha farklı yöntemle yaparsınız, parası kuvvet mi? Çıkın geleceği olan, sizin futbol aklınızdan yetişen , eli ayağı düzgün gençlerle oynayın, düşerseniz öyle düşün. Bana göre çayını çorbasını içtiğim Harmanlıksporun gelişim ligine yönelmesi doğru, Süper Amatör kümeye çıkmama eğilimi doğru bir yeşil Beyaz düşünce değildir.Bu düşünce ağının içini manşetten besleyerek noktalayalım. Ülke öylesine zor günlerden geçiyor ki, futbolda da bu gidişle Amatör futbolun adı kalacak gibi gözüküyor. Bu süreçte bu tehlikeyi görü ayağını yorganına göre uzatanalar ayakta kalırsa kalır .
OLGUNLARDA İNCİ TURU
Geleneksel olgunlarda gecen hafta yenilenin organizasyona veda ettiği maçlar oynandı. Bu süreç içinde gördük ki geçmişin olgun heyecanı içinde yeller esiyor. Ne seyredenler mutlu nede oynayanların mutlu olmadığı bir olgun heyecanda sona doğru koşuluyor. içi bayağı sönük olan ,seyredenleri çok az olduğu olgunlarda, gecen hafta sonu Pazar günü bir milletvekili konuğu vardı. Güreşçi kimliği ile bilinen, Ak partide sıkıntılı süreçte, halkın içine inmeye çalışan ,halkla berabermiş cesine resim vermeye çalışan Milletvekili Ali İnci, Serdivan’daki Olgunlara gelerek, seyredenlere saha kenarı turu atarak merhabalar eşliğinde saha içinden selam verdi. Ali İnci ziyaret turunu organizasyonun sorumluları ve de o an maçı olan iki takım sporcularıyla çekilen toplu resimle taçlandırdı. Bu ona ,partisine puan kazandırır mı ? Gelin bu sorunun yanıtını siz verin. Ben bir şey dersem zaten bu taraf dersiniz. İyisi mi ben kenara çekilip bu sorunun yanıtına burnumu sokmayarak şark kurnazlığı yapayım.
LAMİN YAMAL VE NORVEC
Dünya kupası bitti, bu anlamlı kupayı İspanyanın kazanmasını isteyenler kazandı. İspanya Gazze konusunda, İsrail karşıtlığını açık yüreklilikle haykıran bir futbol evinin takımı. O İspanyanın genç yaşta yıldızı parlayan ,oynadığı futbolun yansıra insani duruşu ile örnek teşkil eden lamin Yanalın, Arjantin zaferi sonrası Kupa turunu Filistin bayrağını saha etrafında dolaştırarak atması ,tüm Dünyada büyük yankı uyandırdı. Bu eylem bir insan katliamına ,bir İsrail aymazlığına verilen tokat gibi bir yanıttı. Bir futbolcu sadece iyi futbol oynayarak gönülleri fet etmiyor, bunun içini birde insancıl duygularla beslerseniz büyük futbolcu olmanın ,daha çok sevilmenin içini doldurursunuz. İşte Fas kökenli İspanyol oyuncu Lamin Yamal geride kalan Dünya kupasının içine bu insani duruşunu, oynadığı göz alıçı futbolla bütünleştirerek gönülleri fet etmiştir. Gelelim Norvece, Norvecte Dünya kupasında FİFA tarafından kendilerine ön görülen Katılım bedelinin tamamını Gazze’ye yardım olarak bağışlaması da, alkışa değer bir başka Dünya kupası ayrıntısıydı. Bu süreçte biz mi ne yaptık ? Efendim bizim TFF Dünya kupası katılım bedelini futbolculara vermeyi planlıyormuş. Umarım kamuoyu baskısı ile bu katılım parası SMA hastalığı olan çocuklarımızın tedavisine aktarılır. Olur mı dersiniz ? Bekleyelim görelim. Bakarsınız Lamin yamal ve Norvecin takındığı tavırdan etkilenirler de bu uğurda saygın adım atarlar.
ATATÜRKÜN KIZLARI
File üstünde Kızlarımız Tarih yazmaya devam ediyorlar. Filenin Sultanları 2023 den sonra ikinci kez Milletler ligi şampiyonu oldular. Eğer bu başarı Futbolda olsaydı yer yerinden oynardı, kızlarda olunca bu başarının içi çok fazla dolmuyor.( Yine de devlet erkanı ve spor severler dönüşte onları bağrına bastılar. Olsun onlar daki Atatürk aşkı Cumhuriyet aşkı File üstünde kendine yer bulsun da varsın onları giyimine kuşamına mana veren cağ dışı zihniyet lerin hevesi kursağında kalsın. Biz prim istemeyiz, bize Atatürk ve Cumhuriyet sevgisi bize yeterde artan diyen kızlarımızı canı gönülden alkışlıyorum. Dönüşte önümüze konulan sıcak içten bir düşünce yüreğimi okşadı. Kızlarımızdan biri ne dedi biliyormuşsunuz bize Filenin sultanları denileceğine ,bize bu gün yaşadığımız Türkiye’yi armağan eden Atatürk’ün kızları denseydi inanın daha çok mutlu olurduk. Onların bu tavrı her şeyin ,her başarının karşısına para ödülü koymaya çalışan, bu yoldan ünleneceğini sanan günümüz liyakatsiz TFF Başkanının kulağına küpe olsun. Bu kızlar alkıştan çok fazlasını hak ediyorlar bunu biliyorum ama ne yapayım benim onlara verebileceğim en büyük sermaye alkış ve övgü. Nazım Aktürk olarak Cini, Brezilya’yı yenerek bize file üstünde mutluluk yaşatan kızlarımızı, bu takım için emek sarf edenleri ,onlara saha dışından dua ile umut ile katkı sunanlar eşliğinde bir kez daha kutluyorum. Ne diyeyim vurduğunuz smaçlar hep böyle olsun. Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet aşığı kızlarımız, siz karanlık içinde bocalayan Türkiye manzarası içinde ışığa koşan güzel kızlarımızsınız.
BENİM SADIK YARİM
Olgunların içi sönük, heyecanı geçmiş yılları aratan bu gün ki organizasyonun tribün renkleri arasında Bay sadık yine başı çekiyor. Orhan Muslu’nun Olgunlara taşıdığı sevimli Sadık bu senede zaman zaman Ekrem Kamberdeki Olgunların seyir defterine adını yazdırdığına tanık oluyoruz. Gittikçe eski cazibesini yitiren, bir zamanlar Olgunların tertibi için içsel çekişmelerin yaşandığı olgunlar yıllar yılı kovalarken ASKF nin kontrol alanına girdi. Girdide ne oldu, içi boşaldı ,eski neşe, eski heyecan kalmadı ki. İşte bu sözlerle masaya yatırdığım olgunlarda sevimli Sadık bu turnuvanın sevimli bir fikürü. Oda olmasa tribünlerde öksüz kalacak be Olgun dostlar.
KOCA HALİL
Halil Kocacık aramızdan ayrılışının 21 yılında Milletvekili oğlu tarafından onu güzel tarif eden bir dille uzun uzun anlatılmış. Ben Oğlu Ertuğrul Kocacık gibi onu uzun sözlerle anlatmayacağım, kısa ve öz cümleler kurarak bu şehrin genç yaşta kaybettiği sporcu ,yönetici, iş adamı ,siyasetçi kimliği ile buluşturup ölüm yıldönümünde anmaya çalışacağım. Halil Kocacık benim yaşıtım, benim arkadaşım, Oğlumun Yıldırım spordayken başkanıydı. Oğlumun zor günlerinde ona dokunan ( Oğlu da onu anarken bir çok insana dokunduğunu ima etmiş) onun tahsil hayatında katkı sunan adamın adı Halil Kocacıktı. Halil Kocacık güzel insan, güzel sporcu ,güzel yönetici ,Dürüst Sakarya sevdalısı yeşil siyah ,sarı lacivert ,Sarı kırmızı renkleri sırtına geçirmiş üç kale direği arasında yaşamış dev bir kaleci örneğini sahalara bu şehre miras olarak bırakıp aramızdan ayrılan bir renkli kişilikti.21 Yıl geçmiş ben hala salko camisinden ebediyete uğurlandığı mahşeri kalabalığın içinde yer almış biri olarak o anı halen o gün ki gibi hatırlayıp o günü yaşıyorum. Ertuğrul Kocacık babasını anarken Bazı insanlar vardır ,unvanları yoktur ama duruşlarıyla ,yaptıklarıyla ,hayatlarıyla örnektirler. Ne kürsüye çıkarlar, ne alkış beklerler ,ama bir şehri bir mahalleyi ,bir mesleği, bir nesli değiştirirler diyerek Babasını daha uzunca güzel ona yakışan sözlerle anmış. Sözün özeti Halil Kocacık kısa sayılabilecek yaşamın içindeki taşları ,yaşadığı süreçte iyi döşeyerek bu dünyadan ebediyete giden bir renkli kişilik olarak iz bırakan ender Sakaryalılardan biridir. Ruhun şad olsun arkadaşım, ölümünün 21 yılında seni saygıyla sevgiyle minnetle anıyorum. Not Hem tatil yapıp hem de Salı sofrasını size sunmanın heyecanı ile bir kez daha Karasu Bodruma doğru yol açılıp Temmuz defterini kapatıp Ağustos yaprağını çevirmeye başlayacağım. Siz her zaman olduğu gibi size lazım olanları alın kalanlar benim olsun.
