Salı sofrası
Çorum maçının teknik resmi
Çorum maçının benim için çok fazla önemi yoktu. CHP nin yükselen siyasi çıkışını körükleyen Özgür Özelin Sakarya ya gelip bıraktığı izlenim benim için çok daha önemliydi. Nitekim önce Mitinki alanına gittim, mitink alanının içinden çok, yanlarından takip edenin daha çok olduğunu, Sakarya’daki yerel yönetimde tek belediye başkanımız olan Arda Şahini kürsüde göremedim. Umarım genel başkan bu konu içinde saklı bir şey varsa çevresindeki akıl hocalarından bunun nedenlerini öğrenebilir. Arda Başkan halkın için de değil bana göre kürsüde olmalıydı. Gelin yine mitink alanında etrafa yayılan söylemlere kulak kabartalım. Özgür Özelinde dediği gibi Sakarya artık iktidarın kalesi olmaktan çıkmış. Ah bu gün seçim olsa. Neyse Siyaset çeşmesinden su içmeyi bir kenara koyup, gelin bir asli işimize odaklanalım. TRT nin Dönüşümlü yayın programı içinde ikinci yarısına göz gezdirdiğim maçta, benim için emanetçi Murat Balabanın çıkaracağı kadro önemliydi, önüme konulan kadroya baktım, hayal kırıklığı yaşadım. Yabancılar içerde, Sakaryalı yerliler dışarda ,kiralıklar sahada bizimkiler kürek mahkumu gibi kulübede. Çorum maçında yapacağın süperiz belki seni o ana kahraman yapabilir ama, futbol düşüncene bu akıldan büyük katkı sağlayamazsın be Balaban Murat. Sözün özeti Bu günün alt yapı hocalarının büyük hayalleri kaldıracak bilgi ve beceriye, teknik kapasiteye ,cesarete sahip değiller. Bana göre sezon başından beri gitmeleri olan nüfus kağıtlarında Sakarya yazan yerli model teknik adamlar Nejat Ersinin deyimiyle, onlar bu şanslarını iyi kullanamadılar. Geçmişte bir Şaban yıldırım örneği vardı, oda , çok eskidi. Yenisi gelenide kadarda biz Şaban Yıldırımla ilgili anılarımızı yeri ve zamanında geldiğinde dillendirmeye devam edeceğiz.
ALKIŞLAR SARIYERE VE BODRUMA
Erzurumdan sonra Süper ligi direk görecek ikinci takımın adı son haftanın içinde saklı kaldı. Sarıyer’in hemşerisi Eroksporu yenerek yoluna taş koyduğu maç bir yana, birde Diyarbakır’da 80 dakika on kişi mücadele eden Bodrumun ortaya koyduğu mücadele alkışı fazlasıyla hak etti. Erok Sarıyer’i yenseydi büyük olasılıkla Süper ligi görecekti, yenildi bu şansı tepti. Bu sonuçla Amede gün doğdu da Amed on kişilik Bodrum önünde şok uzatma golüyle yıkıldı. Amed kazansaydı Diyarbakır’da bayram havası esecekti. Sözün özeti Amed Sarıyer’in önünde koyduğu Süper lig paketinin içine adını yazdıramadı. Futbol bu son haftaların içinden neler çıkacağını kestirmek güç olsa da böylesi skorlara alıştık. Şimdi TFF 2 den Süper lige çıkacak takımın adı son haftanın içinde saklı. Biz Sariyere de ,on kişiile geriye düştüğü maçta amed cehenneminden beraberlikle çıkarak ligin akışına heyecan yükleyen iki takımada buradan alkışlarımızı gönderiyoruz.
KÖTÜ OLSUN YERLİ OLSUN( HERKES ŞABAN YILDIRIM OLAMAZ)
Hatay maçı sonrası gazetelere, bizim gazetelerin spor sayfalarına baktım. İlgimi çeken bir başlık ,Kötü olsun yerli olsun. Hem kötü hem yerli ,nasıl olacak bu? Yerliyi anladıktan kötü ne iş. Ben açayım ,her halde bu başlığı atan arkadaş kötüde olsa bizim evin çocuğu olsun demek istemiş. Peki ama bizim çocuklara güven ne kadar? Bu şehir kendi insanına ne kadar sabırlı? Hem sonra biz düştüğümüz yerden kalkmak adına bu şehirde han ki bizim teknik adama güveneceğiz. Murat Balaban bu takımın alt yapısında olan, Sakaryasporla yakın temasta olan teknik adam olarak, Sakaryasporun başı sıkıştığında müracaat edilen teknik adam olarak, bu yakıştırmaya uygun bir teknik adam resmimi? Bana göre değil. ,Sakaryaspoprun yeni yapılaşmada atacağı adımları görmek ,gördükten sonra Teknik adam önerilerimizi devreye sokmak gerek.Bana göre son yıllarda TFF 2 de çok gezen, Sakaryasporun başı sıkıştığın dada kapısı çalınan Şaban Yıldırım yeni sezonda Yeşil Siyah rüştünü kanıtlamış Şaban Yıldırımın kapısı çalınabilir, çalamasa bile yeni yapılaşma sürecinde onun görüşleri alınabilir. Gelelim başlığın içini okumaya ,Şaban Yıldırım bu takımın alt yapısında gezerken, sorumluluk alırken Sakaryasporu yakın takibe alan, not tutan bir teknik adam modeliydi. Sadi Tekelioğlu sürecindeki oyuncu grubunu iyi test ederek Teknik adam rütbesine ,kendi bilgi becerilerine de ekleyerek yükseldi, bu uğurda aranan ,bu işten para kazanan teknik adam listesine adını yazdırdı.
KOCAELİ ,BURSA;ESKİŞEHİR VESAKARYA
Kocaeli Süper ligte ,Amatöre kadar düşen bir takım olarak ,Kocaelispor nasıl Süper ligi gördü? Bursaspor Süper ligten TFF 1,oradan TFF 2,Oradan TFF 3 düştü. Yeşil Beyazlı ekip çok çile çekti, düştüğü yerlereTFF 1 kadar Yeşil Beyaz bayrağı santraya dikti.Şimdi 45 bin kişilik Ne mutlu Türküm diyen, Cumhuriyet Aşığı yeşil beyaz koro eşliğinde Süper lig hedefini ceplerine koyduklarını okuyoruz. Bursasporun yükselişi nasıl oldu ? Eskişehirspor amatöre kadar düştü, oradan TFF 3 çıktı. Şimdi onlarda bir üst lige çıkmak adına gayret sarfediyorlar. Gelelim Sakaryaspora Süper ligten TFF 1,oradan TFF 2 ,oradan TFF 3 düştükten sonra tekrar bir nefeste önce TFF 2 ye ,sonra TFF 1çıktık. Bu ligte Süper ligi zorladık ama olmadı. Neden olmadı niçin olmadı ? Gün gelecek Yeşil Siyah tarihte bunları okuma şansımız olacak .Bir zamanlar Anadolu Futbol rekabeti içinde, rakiplerimiz olan, Futbolumuzun atar damar takımlarının içine Sakaryasporuda ekleyerek dünlerini bu günlerini bir kezdaha gözden geçirirken ne düşündüm? Bu yaşananlardan Sakaryasporunda kendine ders çıkarmasını düşünerek böyle bir konuya el attım. Futbolda düşüşler ve çıkışlar olur, aslonan bu git geller iyi okunmalı. Sakaryaspor için TFF 2 ye düşüş dünyanın sonu değil,aslonan bu düşüşten sonra doğru yapılaşma Rüstemlere taşınmalı.
DOSYALAR RÜSTEMLERE GELMEYE BAŞLADI
Sakaryasporun kapısını daha lig bitmeden yabancı ihtarlar çaldı. Soro ,Zwolonski, Vukoviç alacaklarının ödenmemesinden dolayı kulupeihtar çekmişler, şaşırdıkmı ? Neden şaşıralımki, dahası gelmezse şaşarız. Geçmiş yönetimlerin ( Bu gun ki yönetim neler yaptı bilmiyoruz ) bildiğimiz Soroyu Enes Zengin yönetimi almıştı. Nasıl aldılar, ne şartlarda aldılar, kaça aldılarki alacakları ödenmemiş. Kulübe ihtar çeken bu oyunculara alaçakları ödenmezse serbest kalaçaklarmış. Kalırlarmı ? Bana göre kalırlar. Nasıl kaldıklarını kısa sürede öğrenebiliriz. daha ne kadar yabancı dosya kapımızı çalar bilemiyorum, bildiğim yabancılardan sonra Yerlilerde kapı eşiğinde sıralarını bekliyorlarmış. Hey yavrum hey temizle temizle bitmiyor. Ne bitmez tükenmez dosya arşivimiz varmış be .Yeşil siyah delik o kadar büyükmüş ki, tamir ede ede bir türlü kapanmıyor. Hey suçlu beyler kalkın ayağa da, boyunuzu postunuzu görelim.
SAMSUN KARAOĞLANI HEDEF ALMIŞ.HADİ ORDAN,HADİ ORDAN
Samsunspor Trabzona penaltılarla elendi, bir kırmızı kart üzerinden bana göre o gün hiçte fena maç yönetmeyen Atilla Karaoğlan için kırmızı beyaz idam sehpası kuruldu. Aferin Atilla Karaoğlana, maç öncesi Rize maçında teknik adamlarına gösterdiğin kırmızı kart üzerinden,( Samsunsporun teknik sorumlusunun dokunulmazlığımı var ?) bu atamaya tepki gösteren samsunspor cazgırlığına rağmen, adam gibi maç yönettin. Gecen yıl Avrupa’da yaşadığı başarılı sonuçlardan sonra, bu sezon lig ve Avrupa ağırlığını kaldıramayan samsunsporun şovmen Başkanı Yüksel Yıldırımın isyanları nı ben ,Atilla Karaoğlan üzerinden kendisini yanlış yapılaşma hamleleriyle yaşattığı başarısızlığın üstünü örtme gayretiolarak görüyorum. Bu arada Penaltılarla yarı finali gören Trabzonspor’un teknik sorumlusu Fatih Tekkenin bende hakemi beğenmedim derken neyi ima etti? kendisine sormak isterim, neresini beğenmedin ? Laf ebeliği yapıp Karadeniz uyanıklığı yapıp Samsunun gönlünü alması ,içini doldurmadan üstü kapalı Atilla Karaoğlanı eleştirmesinin bizde karşılığı yoktur. MHK nın her şeye rağmen onu bu maça vermesi,onunda çıkıp cesaretle maçı yönetmesi Atilla Karaoğlanın FİFA kokar tına artı yazar. Sonuç bildik senaryolar hakemler üzerinden kendi sorumsuzluklarının üstün örtme senaryosunu devreye sokan Yüksel Yıldırım efendiye diyorum ki Hadi ordan, hadi oradan .
MUSTAFA KANBERLER VE BEN
Kanberler Mustafa ( Çırak okulu mezunu ) Tuvasaştan emekli, teknik adamlık kariyeri ile Amatör futbola hizmeti ile ,halen bu şehirde iyi insan ,iyi teknik adam olarak anılan birspor adamı kimliği ile bu dünyadan göç etti. Kanberler benim çok iyi arkadaşım, çok iyi dostumdu. Gecen hafta Tüfad Başkanlık odasını gezerken Tamer başkanın masasısının üstünde onun adına düzenlenen seminer kitapçığında resmini görünce hüzünlendim ve kendime kızdım.2003 yılında 51yaşında kalp kapakçığı sorununu aşamayan masada kalan Mustafa Kanberleri bu güne kadar neden anmadım diye iç geçirdim. Tam 23 Yıl be dile kolay,yıllar,acımasız yıllar su gibi akıp gidiyor. Bu yılların içinde dostluğu, arkadaşlığı, bende iz bırakan Mustafa Kanberle yaşanmışlıklarım içinde yaralan bir anıyı buraya koyağımda hiç olmazsa manen kendimi rahatlatayım. Tüvasaşta ben bekçi o elektrik şubesinde çalışırken bazen beni çay molalarına çağırırdı .O çay sohbetlerinin içi genellikle spor yüklü olurdu. Bir gün öyle bir anda bana ruhumu okşayan bir anı anlattıki, etkilendimiğimiitiraf etmeliyim.. Nazım Hocam tribündeyim, Geyve -Arifiye maçı hakem triosunda seni gören her iki takım taraftarı ne dedi biliyor muşun ? Çıkın oynayın maçın Hakemi Nazım Aktürk. Nazım o an ne hissettim biliyor musun? Hem senin adına sevindim hemde kendim adına sevindim,çünkü sen benim arkadaşımdın, senin gibi güvenilir bir arkadaşımın olmasından daha ne güzel olabilir diyerek beni onere etmişti. Her oynadığı maç sonrası maçlarını yöneten hakemleri not eden, onlara not veren güzel İnsan, Güzel dost bir kez daha ruhun şad olsun. Seni sevgiyle saygıyla yad ediyorum. Biliyor muşun bu şehirde öldükten sonra anılanlar arasında seninde ismin geçiyor.
SZUMSKİNİN VEDASI
Sakaryaspor dört yıllık TFF 1 macerasını noktaladı. iki sezondur Yeşil Siyahlı ekibin kalesinde iyi kaleci, örnek Profosyenel, örnek insan olarak gönüllerde taht kuran Polonyalı kaleci Szumski duygu yüklü bir paylaşımla, Yeşil Siyahlı camiaya veda etti. Polonyalı eldivenin ayrılışını ben nasıl okuyorum? Szumski benim son yıllarda ,Sakaryaspor kalesinde gördüğüm ,en önemli profesyonellik resmi taşıyan , önemli bir kaleci fikuruydü. Biliyor musunuz onu bu takıma Gökhan İn kazandırmıştı. Sakarya’dan yeşil siyah anılarını cebine koyarak ,geride iyi insan, iyi profosyenel, iyi kaleci resmi bırakarak giden Szumskiye, yeni gideceği ( Sanırım Bu Bursaspor olacak ) futbol evinde başarılar dilerim. O sadece iyi bir kaleci değil, örnek bir profesyonel futbolcu izleri bırakarak, gönüllerde taht kurarak bu şehirden giiti. Güle güle Szumski,seni hep iyi anılarla anacağız.Bir sporcu için giderken geriye sevgi, geriye iyi insan mesajı bırakıp gitmek ne kadar anlamlı . Polonyalı eldiven Szumski hep bu örnekle anılacak.
İYİ HAKEMLER GELİYOR ( HİÇ KİMSE BULUNMAZ DEĞİLDİR )
Sakarya Hakem evinin içinden geleceğe ben iyi hakem olacağım mesajı vererek gelen bazı isimler var. Birzamanlar bu şehirde Süper Playof denince ilk akla gelen isimler yok, şimdi bayrak, elde kalan tecrübeli ve genç hakemlere teslim edilmiş durumda.. Bu gün için , hakem büyüklerinin levent Gümüşdere,Suat Güz, Oğuzhan Yiğit Karpuz gibi isimlerin o veya bu şekilde ( İçini deşmeyeceğim) görev almadığı yerde, genç hakemlerin devreye girmesini sevinerek izliyorum. Bu vesileyle bu gün kendini yönetenlere uzaktan bakanlara ,kendilerini ağbi pozisyonunda görenlere bir hatırlatmam olacak. Şu sözüm kulağınıza küpe olsun, kimse vazgeçilmez, kimse alternatifsiz değildir. Unutmayın siz buralara gelirken, sizin bu yükselişinize el verenler bu camianın içindekilerdi. Bu hakemlerin iç dünyası ile ilgili ayrıntıları bir kenara koyup gelelim asıl anlatmak istediğim konuya. Süper playofta Erenlerde seyrettiğim Kocaalispor-Akçay maçında bir hakem kardeş gözüme çarptı. Ömer Faruk Kılıç , avantaj olabilecek pozisyonda, yardımcısının bayrağına geç dönüş yapması ( Bana göre gördüm oyna deseydi,avantaja prim verseydi daha iyi olurdu) ,bazen yer almalarda uzakta kalsada ,sakin, kendinden emin, tatlı sert oyuna mükemmel şekilde oynatarak el vermesine ,krtik anlarda ,itiraz seanslarından etkilenmemesi benim hakem gönlümü okşadı. Bal ligi hakemi olduğunu öğrendiğim Ömer faruk Kılıç bende, gelecekte iyi hakem olabilecek intiba bıraktı. Umarım bu genç hakem Erenlerde bir kez daha karşıma çıkarda hakkında daha tedaylı bilgiye sahip olurum. İHK ye bir notum var, Hacımercanda spor dışı vahşete uğrayan, iyi hakem olmaya çoktan aday olan Serhat Dönmez atamalarda niye yok. Bir hatırlatma,, bazen her şeyin üstü kuralcılıkla örtülmez. Anlayana sinek saz, anlamayana davul zurna az diyerek ben yeni hakemler seyretmeye gidiyorum. NOT Bu gun ki kritik süreçte görev yapan eski yeni hakemlerinde( Allah nazardan saklasın ,Allah hakem şansı versin) Süper Playofta az hatayla ,başarılı yönetimlerle bu işe katkı sunduğunu belirterek haklarını teslim edelim. Son olarak krtik Sapanca ,AsAkyazı maçında düdük çalan Kerem Şenneyliyede iyi yönetiminden dolayı alkış gönderelim de hak yerini bulsun.
YEŞİL YOL FİLMİNDEN ( YORULDUM PATRON )
1999 Yapımı Yeşil Yol filmini izlediniz mi ? Ben izledim ve de çok etkilendim. John Coffey, Tom Havkins ,Davit Morse gibi önemli isimlerin içinde yer aldığı Filmde iki küçük kız çoçuğunu öldürdü iddasıyla idama mahkum edilen John Coffeyin başrollerde oynadığı filmin içinden gecen bir sözü aldım benim sofranın üstüne koydum. Buyrun iri yarı zenci aktörün söylediklerini bir kezdaha beraber okuyalım. Yoruldum Patron ,İnsanların,insanlara saldırmasından ,Çocukların Ömrünün kelebekten az olmasından ,Adaletin Bozguna uğradığı bu dünyadan yoruldum. Yeşil Yol filminin kahramanı daha sonra bu rolü nedeniyle Satürn En iyi filim ödülünü alan John Coffeyin filmin içinde sarfettiği sözler bu günlere ışık tutması, tam 26 yıl önce söylenmesi , o zamanlarda çoçuk ölümlerinin sıklığı, Adaletin eksik yanları filmin içine bu gün bile yaşanan gercek olarak yerleşmiş. N e diyelim çoçukların daha özgür ,daha iyi yetiştiği, daha iyi değer bulduğu, adaletin terazisinin herkesi eşit tarttığı Türkiye özlemi ile ,Yeşil Yol filmini kaliteli, seyredilir hale getiren sanatçıları yürekten kutluyorum. Patron umarım bizde daha iyi bir Türkiye’de yaşamaya başlarız.
