Salı Sofrası
Dertler biter mi ?
Sakarya spor TFF 2 lig için üç aşamalı yeni sezon çalışmalarını bitirdi ve evine dön de. Şimdi lig zamanı ,5 eylülde oynayacağımız 1461 Trabzon maçı öncesi Rüstemlerde neler yaşanıyor? Kakuta dosyasını kapatan Yönetimin önünde şimdide Rijat Kobiljarın yansıra İrfan Buzun da içinde yer aldığı alacak dosyaları lig için geriye sayım başlarken Rüstemlerde yönetimin masası üstünde duruyor. Bunlar buzdağının sadece bu gün için görülen yüzü, ya görülmeyenler ? Onlarda sıralarını bekliyor. Yaklaşık 50 milyondan bahsedilen borç yükü 4 Eylüle kadar ödendi ödendi, ödenmemesini düşünmek bile istemiyorum. Lige kafası bulanık giren, TFF ve FİFA dosyalarına kafa yorulurken yeşil siyah açılış ne kadar sağlıklı olur? Olur olur biz bu fimi son yıllarda sıkça seyrediyoruz, bundan sonrada seyretmeye ,yazmaya devam edeceğiz.. Bu arada önünde transfer yasağını açmak adına dosyalar olmasına karşın, Sakaryasporun transfer hamleler ininde devam etmesini medyadan okuyor ve de takip ediyoruz. Bu bize neyi anlatıyor ?Yönetim 4 Eylülde önünde duran engelleri umursamadan bildiğini okumaya devam ediyor. Demek oluyor ki yönetimin bu konuda bir bildiği var. Yoksa hala transferde takımı güçlendirmek adına ,eksik olan yerleri onarmak adına neden hamle yapılsın ki. Sonuç yılların yeşil siyah yanlış yapılaşmalarının izlerini taşıyan ,bu gün ki yönetimde bu yoldan iz sürerek attığı adımlar ortada dururken, biz Sakaryasporun dertlerinin biteceğini, takım içi sorunlardan arınarak saha içine rahat nefes alarak odaklanacağını, ortada duran yeşil Siyah manzaraya bakınca bu konuda sağlıklı düşünemiyoruz. Düşünüyorum diyenler el kaldırsın.
FENERBAHCEYİ KUTLARIM
Fenerbahçe 18 yıl aradan sonra Şampiyonlar ligini gördü. Başkan Aziz Yıldırımı, teknik kadroyu ve de oyuncu grubunu kutlamak gerek. Bu şeref bu gün ki oyuncu grubuna aziz Başkana artı yazar. Yıllar sonra Liyon maçı hatırlandığında o gün sahada oyuncu grubu içinde olanların kulakları çınlayacak. Ben FB değilim, GS lı hiç değilim ,ancak bu iş Fenerbahçe’nin Şampiyonlar ligine katılmasıyla bu büyük organizasyonda iki takımızın olması ülke futbolunu marka değerini yukarıya taşır. Bu nedenlerde Fenerbahçe’nin favori Liyonu yenmesini aldım futbol yüklü kalbime koydum. Maç sonu sevinç abartısı biraz fazla olsa da bunun karşılığına Fransız holiganlığına taşınsa da, Fenerbahçe adına tarihi bir zafer akşamı Şampiyonlar ligi ile taçlandı. Atatürk sevgisinin, Cumhuriyetin kalesi olma özelliğini( Ben bu camianın bu yüzünü çok beğenirim) hala bedeninde taşıyan Sarı lacivert Fenerbahçe’ye şampiyonlar liginde başarılar dilerim.
FATİH TEKKENİN İSTİFASINI NASIL OKUMAK GEREK
Trabzonspor Ferençvaroşa iki maç tada yenilerek Avrupa ligine kalamadı. Bu yenilgilerin sorumluluğunu maç son duygusal bir travma sonucu istifa eden Fatih Tekke üstüne aldı. Peki öylemi ? Hiçte değil, yanlış yapılaşma ,yıllar sonra dış kaynaklı yardımlarla transferde cılkınca hareket eden ,sadece günü kurtarmaya çalışan yönetimdir bu gün hezimetin, hayal kırıklığının mimarı . Yönetim maç sonu istifa eden Fatih Tekkenin istifasını kabul etmeyerek olumlu bir adım atıp Fatih Tekkeye güven oyu vermesi umarım, geleceği olan ,dik duruşu ,dobra konuşmalarıyla örnek bir teknik adam fikürü çizen Fatih Tekke ve Trabzonspor Ferençvaroş yenilgisinin şokundan kısa sürede kurtulup ,Konfederasyon liginde ve süper ligte yoluna daha başarılı sonuçlarla devam eder. Son notum çok büyük paralar harcayıp şıp diye başarılı olmak futbolun kitabında yazmıyor. Fatih tekke nin istifasını birde şöyle okuyalım, bir teknik adam başarısız olunca istifa etmesi, kulübün önünü açması güzel bir yaklaşım. Biz bu tür yaklaşımı siyasette boy gösteren iktidarlarda ve de muhalefette de görmek isteriz.
GENÇLER İÇİN YEŞİL SİYAH KARAR AÇIKLANDI
Sakaryasporun yeni sezon planlamasında yer alan alt yapı düşüncesi sezon başından beri gazete manşetlerinde yer almıştı. Başkan Enes Zenginin Sakaryasporun geleceğinde alt yapı düşüncesinin ne kadar önemli olduğunu onun ağzından sık sık dinledik. Yeni Sezon için geriye sayımın devreye girdiği ,Sakaryasporun son etap çalışması biterken takımla beraber bu hazırlık sürecine katılan gençler için teknik sorumlunun verdiği rapor doğrultusunda karar verildi. Buna göre A. Samet Turan, Selim Kütük ve Emirhan Yeşilyurt ,gelişim süreçlerini geliştirmek adına kulüp bulunursa ,veya talipleri çıkarsa , TFF 2 veya TFF 3 lig takımlarına kiralık verimlerine karar verildi. Kalan sekiz genç daha var ,Y.Emre Tekerci, Erdem dağlı ,Özgür Çoban, Selim Tantan ,Barın Baranır, Yusuf Can ,Ayberk açıkgöz ve Mert Akcaoğlu da sezon boyu A takım kadrosunda yer alacaklar. sakaryaspor yönetiminin teknik kadro raporu doğrultusunda aldığı bu karara Torpilliler listesi ,kimlerin tanıdıkları diyerek bu gelişmeye umutsuz bakanlar olsa da biz ilk kez, bir alt lige düşmüş olmakta bu kadar çok sayıda alt yapı oyuncusunun kadro içinde barındığına tanık oluyoruz. Ancak kiralık verilmesi düşünülen oyunculara kulup bulunamazsa ,A takım içinde sezon boyu takımla çalışacak oyuncular çift kalelerde sayı tamamlamaktan öte ,takımın geleceğe olmak adına kendilerine forma uzatılacak mı ? Biz bunların takipçisi olacağız. Bu konuda yönetimin ve de teknik kadronun bu işe ne kadar ciddi bakacaklarını lig akışı içinde göreceğiz ve gördüklerimizi yazmaya devam ediyoruz. Düşünmek başka bir şey düşünüleni yaşama geçirmek başka bir şey. Aslonan icraat. Lig ateşi yanınca Teknik kadronun ,yönetimin bu konudaki samimiyetini daha iyi test edeceğiz.
MUHAMMED SALAH VE VLAHOVİÇ
Bu sezonun flaş iki transfer haberinin ayrıntılarının peşinde koşacağım. Biliyorsunuz Mısırlı Dünya markası Muhammed salahın ismi uzun süre Beşiktaş’la anılsa da sonu mutlu bitmedi. Beşiktaş masadan kalktı, Salahın yolu Trabzonla kesişti. Salah Neden Beşiktaş’la anlaşamamıştı? Söylenen ve de dillenen o ki Salah Forma satışlarındaki gelirlerin tamamını istediği için Salah Beşiktaş beraberliğinin önü kilitlenmişti. Gelelim Vlahoviç transferinin hikayesine . Önce şunu söyleyeyim katliamcı ruhu olan Sırpları hiç sevmem ,ancak bir Sırp oyuncu örnek duruş sergiliyorsa da onu Salı Sofrasında ağırlarım. Vlahocin transferinde de forma satışından pay düşüncesi devreye girer. Sırp golcünün yüzde onluk pay isteğini Başkan Adalı geri çevirir. Sırp futbolcu itiraz etmez ve basar imzayı. Bu yaşananlar Başkan Adalının hoşuna gider ve Vlahovice forma satışından yüzde onluk payı ona verir. Vlahoviçin bu parayı ne yaptığını biliyor musunuz ?Yoksul ve eğitime muhtaç çocuklara yardım amaçlı bağışladığını ,bunu daha evvelde oynadığı kulüplerde yaptığını örnek bir davranış olarak buraya not ediyorum. Bir futbolcu sadece oynadığı futbolla değil, topluma faydalı dokunuşlarıyla da gönül alır. Ben bir Beşiktaşlı olarak yeni transfer Vlahoviçin bu örnek davranışı sofranın üstüne koyuyorum. Son notum insanlığın dini imanı yoktur.
SERDE HAKEMLİK OLUNCA
Hakemliği bıraksanız da, eğer hakemliğe sevgi yüklediyseniz, o işi severek yıllarca yapmışsanız o sevgi içinizden birden sökülüp atılıp bir kenara konulmaz. Facede karşıma hoş bir sürpriz olarak çıkan bir anın hikayesini sizinle paylaşmak istiyorum. Yıldırımspor tesislerinde oynanan gençlerin mücadelesinde almışım düdüğü elime ,o gün gençlerin mücadelesine hakemlik adına, sivil kıyafetime aldırış etmeden katkı sunmuşum. Bu resmi gören Nejat Ersin Futbol okulunun patronu Nejat Ersin benim sivil kıyafette maçı yönetmeme atıfta bulunmuş.. Valla bir yerde maç varsa , o maçı yönetecek birde hakem yoksa, ben çıkar o gençlerin daha ciddi bir idman maçı oynaması adına çıkar hakemlik yaparım. N e yapayım ben hakemliği ve de gençleri çok seviyorum. Ben bedavadan Nazım hoca olmadım, bu unvanı bana iyi hakem olmam yaptığım işi severek yapmam bir ödül olarak hakemlik yakama asıldı. . Bu nedenle de hakemliği bıraktıktan sonra bir çok takımın özel maçlarında birsüre düdük öttürdüm. Bedavada öttürmem. Bir gün Yıldırımsporun Akyazı kazancıda özel maçı var, düdüğü elime veren Yıldırımspor yöneticisine( Enver Özdemire ) dedim ki ben bedava maç yönetmem. Şaşıran Enver Özdemir’e santra öncesi çıkar cebinden paraları dedim, içinden bozuk paralardan bir lirasını alınca o gün onun şaşkınlığı iyi bir anı olarak cebimde duruyor. Sonuçta bedava maç yönetmemiştim. Hey gidi günler hey ,nereden nereye .O yaşanmışlıkların geriye sarıldığı yılların üstünden neredeyse yirmi yıl geçmiş. Genç hakemlere tavsiyen yaptığın işi doğru dürüst ve severek yapın. Gün gelir hakemlikte gecen yıllarınız karşınıza dikilir. Siz siz olun düdük ve bayrak elinizdeyken adil olun ,cesur olun hakemlik çantanıza iyi hakemdi anısını yükleyin. İyilik güzel bir şey be çocuklar.
METİN OKTAY ÖLELİ TAM 57 YIL OMUŞ
Futbolumuzun bir dönemine adını altın harflerle yazdıran Taçsızalar Metin Oktay’ın yaşama veda edişinin üzerinden tam 57 yıl geçmiş. Onun ölüm yıldönümü anısına bir zamanlar usta oyuncu Zihni Gök tayın yaşarken anlattığı bir jübile hikayesi bir kez daha ekranlara geldi. Metin Oktay futbola veda edeceği gün jübilesini Fenerbahçe ile yapmak ister, Fenerbahçe’nin bunu için bir tek şartı vardır, Metin Oktay 15 dakikalığına FB forması giyerken, Can Bartu’da aynı sürede GS formasını giyecektir. Metin Oktay’ın bu teklife yanıtına bakamısınız ,buram buram asalet kokan şu sözlere bakamısınız, neden olmasın ,benim için Fenerbahçe formasını giymek bir şereftir. İşte geçmişin gol kralı ,oynadığı futbolla taçsız kral ünvanını alan Metin Oktay’ın geride bıraktığı ,yeni nesillerin çok iyi okuması gereken zarif mirası. Ben kendimi şanslı hissediyorum, Metin Oktayları, Can Bartuları ,o sürecin bütün oyuncularını seyretme ve de tanıma şansım oldu. Ruhun şad olsun Taçsız kral Metin Oktay, seni ölümünün 57 yılında saygıyla sevgiyle yad ediyorum. Bu anma programının içine ondan sonra yaşama 2019 yılında veda eden Sinyor Can Bartuyuda yer açmak istiyorum. Oda futbolumuzun örnek önemli bir figürüydü. Ruhları şad olsun, geride anılacak( İçi güzelliklerle dolu) bir şeyler bırakmak ne güzel.
SAĞOLASIN BİLİR ÇOŞKUNDA BEN ALMIYAYIM
Fenerbahçe’nin Konyasopru 4-2 yenerken Sakaryalı FİFA kokartlı hakem Atilla Karaoğlan’ın Vara giderek Fenerbahçe lehine verdiği penaltıyı bu şehrin önemli bir hafızası olan Bilir Çoşkun ağır bulmuş. Hakem kararlarının çok tartışıldığı günümüz Türkiye’sinde bu ilin hakemlik tarihine ilk FİFA hakemi olarak adını yazdırmış olan Atilla Karaoğlanında bu eleştirilerden nasibini alması kaçınılmaz olsa da, eleştirilerin kendi ilinin bilenleri tarafından yapılması da ayrıca bir tartışma konusu olarak Hakemlik kitabında okutulmalı. Seversiniz veya sevmez siniz, beğenirsiniz veya beğenmezsiniz ama bir gerçek var, Atilla Karaoğlan Sakarya’nın hakemlik tarihine adını FİFA hakemi olarak yazdırmış tarihte yerini alan tek hakemdir ( Yerine bir başkası gelene kadar bu böyle okunacak ) . Bu şehrin renkli hafızası olan Çoşkun Bilirin beni kastederek eleştirisine derinlik katmak adına Nazım Aktürk Atilla Karaoğlandan çok daha iyi bir hakemdi demesine ,bu örneklemeden yola çıkarak Atilla Karaoğlanı eleştirmesine önce ben karşı dururum. Mütevazi olamam, ben zamanında bu ilin önemli hakemlerinden biriydim . Dedim ya ben o zamanların iyi hakemiydim. Benim hakemlik sürecimle ,Atill Karaoğlanın hakemlik sürecini bir kantara koyup ta tartamazsınız. Bu hiçte adil olmaz ,Atilla Karaoğlanın göğsüne taktığı FİFA kokartına ,bu uğurda verdiği mücadeleye ayıp olur. Ben iyi veya kötü, bazen kötü maç yönetse de Atilla Karaoğlanın Sakarya’nın hakemlik ismini FİFA hakemliğine taşımasını önemsiyorum. Çoşkun Bilire tavsiyem kendi değerlerimize sahip çıkmayı öğrenmek ayıp değil. Ben bir hakem ağbisi, hakem büyüğü olarak bu işe böyle bakıyorum. Taş yerinde ağırdır desenlerde maalesef taş yerinde ağır olma özelliğini kaybediyor. Bu gün Atilla Karaoğlanı kendi şehrinin bilenleri daha fazla eleştiriyor. Eleştirelim ama yıkıcı olmayalım be dostlar.
NOT Bu sana neyi anlatıyor bilemem ama Bay Bilir MHK bu hafta sonu da Atilla Karaoğlana zorlu Amedspor-Trabzon maçında görev verdi.
30 AĞUSTOS
Büyük zaferler ufak harflerle anlatılamaz ,yazılamaz çizilemez. Türk Milletinin Atatürk önderliğinde işgal güçlerine karşı vatanını savunduğu ,bağımsızlığını tüm dünyaya ilan ettiği 30 Ağustos zafer bayramının üzerinden tam 104 yıl geçmiş. Bu kurtuluşa giden zaferi Türkiye ve Kıbrıs kutluyor. Kutlamalar geçmiş lezzetinden uzak olsa da ,bu bayramın önemini bilenler inatla bu bayramın peşinden koşmaya ,bu bayramı zinde tutmak adına 30 Ağustosta hem Bayramı ,hem de bu savaşın kazanıma büyük askeri dehasını koyan Atasını anmaya devam ediyor. Ne mutlu Türküm diyene, ne mutlu Atatürkçüyüm diyenlere. 30 Ağustos çakma bayram değildir,30 Ağustos Türk milletinin emperyal işgalci güçlere karşı omuz omuza vererek kazandığı Kurtuluş savaşının adıdır. 30 Ağustos zafer bayramınız kutlu olsun. Gençler Z kuşak bu bayramın peşine takılıp gidin, bu bayramın içini iyi okursanız bu bayramı inanın benden daha çok seversiniz. Bu vesileyle 30 Ağustos zafer bayramında şehit olanları ruhları önünde, bu savaşın baş komutanı Mustafa Kemal Atatürk önünde sevgiyle saygıyla eğiliyorum. 30 Ağustoslar ölmez .
YA YARIN YOKSA ?
Efedendim bu haftalıkta benden bu kadar . Siz her zaman olduğu gibi size lazım olanları alın kalanlar benim olsun. Sofranın üstünü örterken kısa süre önce yitirdiğimiz Türk tiyatrosunun önemli ismi Zihni Köktayın bir uyarısı ile size veda etmek isterim. Yarın barışırız, yarın hallederiz demeyin. Ya yarın yoksa ? Bu vesileyle büyük ustayı da saygıyla anıyorum.
