Essen

  1. Haberler
  2. Spor
  3. Salı Sofrası Erenler Hatay arası gezinti

Salı Sofrası Erenler Hatay arası gezinti

featured

Salı Sofrası

Erenler Hatay arası gezinti

Sakaryaspor  düştüğü haftanın  ardından ligde uzatmaları oynama sürecinde yeni teknik kadro ,yabancısı tek olan, yerli malı  kadrosuyla prestij maçında  Hatay’da ter döktüğü gün ben Erenlerde Bala çıkma yarşının içinde olan takımları izlemek adına kendime tribünden yer ayırtmıştım. Hatay’da o olmuş bu olmuş beni fazla ilgilendirmediğinden dikkatimi Süper Playofun içindeki heyecana yüklemiştim. Süper Playofta takımlar dördüncü maçlarını çantalarına koyup evlerine giderken Sapanca son haftanın lideri, Serdivan yarıştan kopan ilk takım olma özelliğini santraya taşıdılar. Akçayın iyi başladığı ,iyi taçlandıramadığı iki haftanın sonunda dört puanla umut duvarının dışında kalırken, gecen yılın Bala çıkan Ferizli’si Bülent Yıldırımla iyi bir hava yakalayarak bal sofrasına göz diken Kazımpaşa Birliki yenerek yarışa katılması, Kocaalisporun  Akçay karşısında uzatma golüyle evine Bal umudu taşıdığı dördüncü hafta heyecanı içinde, lider Tankspor As Akyazı’yı uzağında tutmayı başardı ama beraberlik onu koltuğundan etti. Dört hafta bitti zirvedeYeşil Beyaz ( Sapanca resim var). Peşinde Sarı Siyahlı Tankspor, altışar puanlı Kazımpaşa ve Kocaali,beşer puanlı Ferizliile As Akyazıspor  yarışın içinde hesabı kitabı daha önde olan takımlar. Sonuç dört hafta sonunda şu takım bala çıkar bu takım ikinci olup playof oynar hesabı son haftalara taşındı. Bakın bu hafta Cumartesi neler var? Sapanca Tank ( Buradan yeni bir lider çıkabilir) Kocaali -AsAkyazı biri altı puanlı ( Kocaali) Biri Beş puanlı As Akyazı kazanan yola devam eder kaybeden için Bal hayalleri bitebilir. Diğer iki maç Kazımpaşa -Serdivan, Akçay Ferizli ,Kazımasa ve Ferizli için umut var, diğerleri prestij marka düşünceyle sahada olacaklar.

TEKNİK RESİM ( MUSTFA DALCI VE DİĞERLERİ )

Sakaryasporun bu sene yaşadıkları ,her yönüyle kötü yönetilen bir takımın düşüş hikayesi için, herkes hergün bir şeyler yazıp ,bir şeyler konuşacak. Bizde konuşaçağız tatbiki. Sakaryasporun 31 takviye ,4 teknik adamla yol aldığı bir senenin hikayesinin sonunda hüsran var. Nasıl olmasın ki, bu kadar çok oyuncu, bu kadar çok teknik adamla ,yapılaşmanın altı boş olduktan sonra ,gelen yöneticiler ,bırakılan dosyalardan kafasını kaldıramaz ,dosya temizlemekle zaman öldürürse ne olur ? Ne olacak düşersin ve de düştün. Ligin bitimine üç hafta kala  bana göre takımın başına getirilen en masum olan Mustafa Dalcı gitti. Mustafa Dalcının Manisa karnesi iyi di,Sakaryaspora gelip rizk aldı. takımı ligte bıraksaydı kahraman olurdu, Sakaryaspor düşünce şimdi teknik adam çantasına soru işaretleri yükleyerek Rüstemlerden ayrıldı. Şimdi takımın başına geçici olarak Murat Balaban bu takımı en iyi bilen biri olarak Yeşil Siyah emaneti aldı. Bu saatten sonra ne olursa olsun, benim ilgi alanımda değil. Ben biliyorum ki lig biter yönetim başka teknik adam kapılarını yoklar. Teknik dam demişken birileri hala köşesinde Serhat Sütlüye o kalsaydı belki takım kümede kalırdı diyerek  pay bu uzatmaya çalışıyor. Onun acemi şoför olduğunu, Sivas maçını nasıl kaybettiğimizi bu kalemlere hatırlatmak isterim. Belki gün gelecek iyi bir teknik adam olacak ama, Sakaryasporun içinde bulunduğu süreçte, Sakaryalılktan başka hiç bir özelliği olmayan ,hiç takımda teknik adam olarak forma giymemiş biri olarak , deneyimi olamayan,  forma uzatılacak teknika dam modeli değildi. Sözün özü Sakaryaspor hem yanlış  teknik adam tercihleri, hem oyuncu tercihleri ,hemde yönetiçi tercihleri eşliğinde ,iş bilmez ,formayı kendi yandaşlarına veren akil adamlarıdabu kervana eklemek gerek. Tabi birde  tribünde her maç Sakaryasporun ceza almasına vesile olan ,tribünleri antipatik hale getiren taraftar gruplarına da bu düşüş hikayesi içinden pay uzatmazsak kendimize ayıp etmiş oluruz( Gerçek Sakarya sevdası olanları tenzih edemiyorum)  . Bir kere daha hatırlatayım bu yeşil siyaset düşüşün hikayesine atıfta bulunurken, Muhammed Kıratlıya ve Enes Zengin  Başkan için idam sehpası kurarken , onlardan evvel  bu takımda görev yapan ,bu takımın dosya manyağı yapılmasına olanak tanıyan, her sene Yeşil Siyah borç listesini yeşil siyah tarihte başkanlık resmi olanlara da payın büyüğünü uzatmak gerek. Bu düşüşün hikayesi Öksüz kalmasın, bu takıma siyasi forma giydirenlerinde bu işe ortak ederek bu günlük bu kadar diyerek ben eve gidiyorum.

ENES BAŞKANDAN  DEVAM SİNYALİ

Sakaryaspor Başkanı Enes Zenginin Erok yenilgisi öncesi yaptığı basın açıklamasının bende bıraktığı izlenimler hakkında bir şeyler yazma gereği duydum. Enes Başkan Sakaryasporun bu gün geldiği dramatik noktaya değinirken ,geçmişte geride kalan dosyaları araştırmaya yönelik düşünceleri neler kapsıyor? Bu sözlerinin altında yatan gerçekleri yeni sezon planlaması yapılırken görme şansımız  olacak. Bu bana göre önemli bir ayrıntı . Enes Başkan  bundan başka  önemli olan neyi kamuoyu ile paylaşmıştı? Yönetim olarak düştüğümüz yerden kalkarız. Bu güç bizde  ve bu şehrin dinamiklerinde var gibi bir düşünceyi ima eden Enes Zengin Başkanın Görevde kalıp, ellerinde patlayan küme düşme olayın üstünü örtüp, yenden geriye dönüş için açık kapı bıraktığını düşünüyor ve Başkanın son açıklamalarını ben böyle okuyorum. Benim notum bu Yeşil Siyah cenazeyi buralara taşıyan ,hayal kırıklığı yaratan yönetimin yola devam etmesini bende önemsiyorum. Her başarısızlık sonrası yönetim değişikliğinin care olmadığının örneklerini göre ,göre bu günlere geldik. Geçmişten ders alarak ,daha uzun bir sürece yayılan yeni yapılaşma modeliyle bu yönetim yola devam etmeli. Onlara tavsiyen Sakarya nın geçmişini iyi irdeleyen Ali Sebanın yazdıklarını iyi okuyun, onunla ve yol arkadaşlarına müracaat ederek, yeni inşa edeceğiniz Sakaryaspor için ortak bir akıl üretimini devreye sokabilirsiniz. Hele bir Enes Zenginin bundan sonra atacağı yeşil siyah yol haritasını daha tedaylı görelim, ondan sonra yeni Sakaryaspor için nelerin yapılabileceğini yazar dururuz. Daha bayağı zamanımız var demeyin, zaman su gibi akar gider. Mayısta lig bitecek, Ağustosta TFF 2macerası için yeşil siyah top santraya konulacak.

YAŞARKEN ANILMAK ( NUSRET ERYILMAZZİYARETİ NASIL OKUNMALI)

Bir insan oğlu için, bir baba ,bir anne içinde ,eş dost için yaşarken anılmak kadar güzel ne olabilir ki. Ben öldükten sonra mezarımın başına gelip Yasin okusanız ne olur,çiçek koysanız, göz yaşı dökseniz ne olur? Sadece manen kendinizi rahatlatırsınız o kadar. Aslonan büyüklerin kapıları yaşarken açılmalı, yaşarken onların sıcak tenleri kucaklanmalı. Allaha şükürler olsun ben hem babamı, hem anamın kapısını hiç açık bırakmadım. Onları hep kucakladım, halen o anları, tatlı hayaller eşliğinde benimle yarenlik ediyor.. Bu şehrin spordaki değerlerini yaşarken ödüllendirmeye ,yaşarken kapılarını çalma alışkanlığına imza atan Alpay Alev ve Ali Seba’nın Nusret Eryılmaz’ına kapısını çalıp onu kucaklamalarını onun gönlünü almalarını ben böyle okuyorum. Nusret Eryılmaz 80 yaş üstü merdiveninden yılları cebine koyan Sakarya ve İzmit arası gidip gelen spor yüklü  sevdasını cebinde taşıyan, bir Basketbol aşığıdır. Potalarda hizmet resmi olan Nusret Eryılmazı evinde ziyaret Eden Alpay Alevi, bu şehrin eğitimde ve sporda ismi olan Suheyl Erenle ,Sakarya’nın değerlerinin ortaya çıkartılmasında emeği olan Ali Seba’yı bu duyarlı davranışlarından ötürü kutlarım. Son sözlerim ,yukarda dediğim gibi bu şehrin değerlerinin kapıları yaşarken çalınmalı, yaşarken onlarla sıcak temas kurulmalı. Bu vesileyle Nusret Eryılmaz hocama sağlıklı ömürler diliyorum. Nusret Eryılmaz çok şanslı olduğunu ,zor günler yaşadığı şu günlerde kapısının çalınmasını, yaşam çantasının anı yüklü tarafına koyup, sevip okşasın.

KUL HAKKI ÜZERİNE ( KEMAL SUNALA KULAK VERELİM)

Bu gün size kul hakkı üzerine Kemal Sunalın tespiti üzerinden bir takım hatırlatmalarda bulunacağım. Bizi yaratan ne diyor?  Benim karşıma kul hakkı ile gelmeyin. Kul hakkı üzerine ölümünden sonra bile hala unutulmayan gönüllerde taht kuran, ilerici aydın yürekli, Cumhuriyet sevdalısı  Kemal Sunal bakın kul hakkı üzerine neleri bize miras bırakmış.  Kıssadan hisse, gelin beraber okuyalım. Kul hakkı secdece birinin parasını yemek ,parasını calmak değil, Karşısındaki insanın duygularını semirmek, Psikolojisini alt üst etmek ,hayallerini çalmakta bir kul hakkına girmektir demiş. Sağ olasın Kemal Sunal bunu bize hatırlattığın için sana ne kadar teşekkür etsek azdır. Nurlar içinde yat, ışıklar içinde uyu. Bu senin kul hakkı konusunda bize bıraktığın miras umarım birilerinin kulağına küpe olur. Bu gün kul hakkı yemenin moda olduğu Yeni Türkiye’de  buna o kadar çok örnek var ki, Kemal Sunal kardeşim  sana han ki hatırlatalım ki. Bu günün Türkiye’sinde hem maddi hem manevi değerler yerle bir oldu ki, kul hakkını takan kim? Olsun biz yine de birilerinin kulağına küpe olur diyerek Kul hakkı konusunda yaptığın hatırlatmayı benim sofranınım üstüne koyuyorum.

ASLAN SABİBOĞA MUZAFFER SERT ( Hakem evinden iki resim)

Sakarya hakem evinde Mustafa Aldemirin dernek başkanı olduğu süreler içinde, ben dahil bir çok eski hakemi hatırlamak, onları bu günün hakemleri ile buluşturmak adına, onların sağlığında bazı sportif organizasyonlar yapılıp ,onlara Hakemliğe hizmet plaketleri verildi. Yeni Başkan Ahmet Öztürk’te  bu izi sürüyor. Kısa süre önce genç yaşta yaşama veda eden İzzet sağıroğlu adına organizasyon düzenleyen Ahmet Başkana benim bu konuda naçizane bir hatırlatmam olacak. İnsanlı öldükten sonra değil yaşarken anmak bu işin lezzet yüklü yanı. Muzaffer Sert bu ilde klasmanda yüksek rütbeli hakem, eğitimci, Dernek Başkanlığı yapmış eski bir hakem büyüğü olarak ebediyete gitti. O öldü, ama Aslan sabi boğa yaşıyor. Aslan Sabiboğanında hakem, yönetici olarak hakem evine önemli hizmetleri vardır. Öztürk Başkan her iki sinide tanır ,ona bir not iletiyorum, Muzaffer Sert ve Aslan Sabiboğa adına bir organizasyon düzenlenebilir.  Aslan sabiboğa İstanbul’da diyebilirsiniz, onu ,onların adına düzenlenen turnuva için Sakarya’da ağırlamak, Dernek için çok zor olmamalı. Aslan Sabiboğa ve Muzaffer Sert yaşarken birbirlerini candan seven, ailece birbirlerine yakın iki eski Hakem duayeni olarak bir organizasyonda birlikte anılabilirler. Muzaffer Sertin hizmet plaketi, onun çok sevdiği Zeki Konak arkadaşının oğlu hakan Konak tarafından alınabilir. Zeki Konak demişken onun adına da bir organizasyonu devreye sokabilirsiniz. Geçmişinize değer verirseniz, değer bulursunuz diyerek bu düşüncemin üstünü örtüyorum.

AH BE TANJU
Tanju Saraylı mütevazi hakem, mütevazi esnaf kimliğini 63 yıllık yaşam karnesini  cebine koyarak  ebediyete göç etti. Bir gazeteci için ,gerçek gazetecilerden bahsediyorum doğruları ,doğru olanı yazmakta zorlandığı şu günlerde,  Salı sofrası bu  ölüm haberi ile sarsıldı. Mesut Gün dağarcıktan sonra ,çok sevdiğim bir kişiyi kaleme alıp onu anlatmaya ,onu yazmaya başladığım zaman içimde fırtınalar kopuyor. Gelişen Sanal dünyada Facede resimlere bakıp bakıp gözyaşı dökmeye başladık artık. Yanı başımızda duran, birçok yaşanmışlığım olan dostlar birer birer terki diyar ederken, bizde sıramızı beklemenin verdiği hüzünle ,sevdiklerimize son görevimizi yapmak adına cami avlusuna koşuyoruz. Yüreğim yanıyor be dostlar. Uzun süredir kansere karşı direnen Eski Berberler odası Başkanı İbrahim Saraylının( Rahmetli)  oğlu hakem, Berber esnaflarından, koltuğunda yıllarca traş olduğum dertleştiğim dostum, kardeşim Tanju Saraylıyı ebediyete uğurladık. Tanju Saraylı kendi halinde  sessiz, sakin ,Hakem evinin sevilen hizmetkarlarındandı. Ahmet Öztürkün secimi kazandığı Dernek seçiminde attığı oy, onun hakem evine veda oyulmuşta bilememişiz. Bir varmış bir yokmuş misali, sanki Tanju bu dünyada günlerinin sayılı olduğunu fark edercesine baba ocağı iş adresini kapatmıştı. Bu iş yeri kiralıktır tabelasını astığı ,Kapattığı Berber evinde artık Tanju Saraylı yok. O hakemlerin buluşma noktalarından biri olan Berber dükkanında yaşanan  hatıralarını da yüklü anılarını da yanına alıp, genç sayılacak yaşta aramızdan ayrılan Tanju Saraylıya Allahtan rahmet sevenlerine baş sağlığı ve sabır dileğimi iletiyorum. Ne yapalım elden bir şey gelmiyor. Ölüm sözün bittiği yer, bizde öyle yapalım ve Tanju Saraylıya son kez veda edip bu acının üstünü örtelim.

DÜNYA KUPASINDA HAKEMİMİZ YOKMUŞ.ŞAŞIRDIKMI ?

FİFA Haziranda başlayacak olan Dünya kupasını yönetecek hakem ve Var hakemlerini açıkladı. Bizden ne bir Var nede göğsünde FİFA kokarttı ile evde bekleyen  hakemler  var. Şaşırdık mı? Neden şaşıralım ki Hakem odasını basan liyakatsiz TFF Başkanının , Cüneyt çakır tam geride kalan Dünya kupasına hazırlanırken, onların büyüklükleri altında ezilen Ferhat Gündoğdu gibi, hakemlik kariyeri sıfır olan liyakatsiz ,bu gün ki düzenin başına oturttuğu MHK başkanının yaptığı operasyon sonrası Cüneyt Çakır ,hakemlik hayatını Dünya kupası ile taçlandırma şansını yitirmişti. Cüneyt Çakır demişken ,Ferhat efendiye hatırlatmak isterim FİFA’yı temsilen  dünya kupasında 24 yönetici arasında Cüneyt Çakırda var.  Her şeyin başı liyakat, liyakatın olmadığı Hakem evinden başarı çıkar mı? Liyakatin olmadığı  Dünya kupası yönetmeye aday Halil Umut Meler yumruklanırsa ,sadece şampiyonluğa kilitlenmiş gözü dönmüş takımların hedef tahtası haline getirdiği, ekranlarda bazı hakem eskilerinin eleştir oklarına muhatap  olan   Hakemlerin başarılı olması ,sağlıklı düdük çalmaları beklenir mi? Valla bu günki hakemlere yinede helal olsun,bu kaos ikliminde yine de ayakta kalmayı başarıyorlar. Hakemlerin bu kadar hedef olduğu başka ülke var mıdır ki. Böylesine karışık bir evin hakemlerine FİFA nasıl çağrı yapsın? FİFA rozetleri adamına göre takıldığı ülkenin hakemlerine itibar olur mu? En ufak bir yanlışın altında art niyet arayan TFF kontrolünde olan Hakemlerin sağlıklı yönetim sergilemeleri beklenebilir mi? . Dünya kupasında hakemimizin olmamasını ,hakemlerin başarısız yönetimlerinin sırtına yıkmaya kalkan FB,BJK ,GS,Trabzon ve diğerleri, sizce hakemler neden bu kadar çok hedefte  bunu hiç düşündünüz mü? Ülkenin siyaseti liyakattan uzaksa ,Futbolun başı liyakat tan uzaksa  Dünya kupasında hakemimizin olmamam sına ben şaşırmadım sizde şaşırmayın. Sadece başarıdan nemalanan üç büyüklerin birbirlerini hakemler üzerinden vurdukları Türkiyeden FİFA hakem çağırmamışsa ,herkes önce biz bu işin neresindeyiz diyerek bir aynaya bakacak. Bu gün ki TFF Başkanını kazandırmak adına hamlesi olan Ali Koç efendi size de aynaya bakmanızı öneririm.   Bakın Efendiler ben Şenes Erzikin TFF Başkanı  ve de FİFADA görevli olduğu yılları hatırlarım, o dönemlerde Türk hakemliğinin arkasında dağ gibi Duran FİFADA önemli bir konumda olan ŞenesErzik vardı. O gün ki Türkiye’de TFF Başkanlığı yapanların resmine bir bakın çoğunda siyasi duruş egemen değil, liyakat önemliydi de o günler eski Türkiye’de kaldı. NOT Avrupa arenasında düdük çalan ,önemli maçlara atanan Halil Umut Meler Yunanistan liginin derbisinde düdük çaldı. Yunanistan’a neden başka hakem gönderilmedi ? Başka sorum yok.  Beğenseniz de beğenmeseniz de Cüneyt çakırdan sonra Avrupa’da ismi olan tek hakemin adı Halil Umut Melerdir. Uzun süreden beri benim sofraya nokta koyarken bu haftada benden bu kadar, siz her zaman olduğu gibi size lazım olanları alın kalanlar benim olsun diye veda etmemiştim, hadi bu hafta size böyle veda edeyim.

Salı Sofrası Erenler Hatay arası gezinti
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sakarya Son Dakika Haberleri - Sakarya Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!