Salı Sofrası
Ümraniye bizi hesap kitap yapmaktan kurtardı.
Bu sene oluşan oyuncu kadrolarıyla büyük hayal kırıklığı yaratan Sakaryaspor İstanbul’da altı puanlık , umuda tunuş maçında karşı kaleyi görmeden oynadığı ilk yarıda, uzatmada yenilen golle Ümraniye karşısında tuş oldu. Sadece direnen ,bu direnci karşı kaleye yıkamayan bir takım nereye kadar koşar ki? Nitekim 45+1 de adamlar göbekten gelip attıkları şık golle ipimizi çektiler. Buna benzer gol ikinci yarının başında daha şık şekilde ,aldım verdim, araya bıraktım bende golü attım misali ,ince narin paslaşmalarla kalemizde yediğimiz ikinci gol umutlarımızı, hayallerimizi, bundan sonrası için yüzde bir olan şansımızı da Rüstemlere postaladı. Çok kötü bir futbol akşamı içinde karşımıza dikilen Bu yenilgi herkese yazar, bu yenilgi bu şehri, bu gün ki zihniyete teslim edenlere, bu takım siyasetin kucağına yuvarlanırken bir kenara çekilen ,bu takımı ak hayallerin arka bahçesi yapan herkese yazar. Bu takımın oyuncuları suçlu değil, suclu böyle bir takım yapısı yapanlarındır. Pardon her şeyi bu gün ki yönetime yıkmaya kalkarsak, bu takımı bundan önce yöneten, son beş yıla damgasını vuranlara da bu bozgundan, bu hayal kırıklığından pay uzatmazsak adil bir yorum yapmış olmayız. Enes Zengin ve ekibi bu günün suçlu kervanına yükleyeceğimiz en son yeşil Siyah yönetimdir. Bu senenin hikayesini daha çok yazıp çizeceğimizden Ümraniye’deki hayallerin yıkılışına bundan fazla yer ayırmak içimden gelmiyor. Cavit Dereliye pas atayım bende 1965 den beri izlediğim en kötü Sakaryaspor 2025-26 model Sakaryaspordu diyerek Ümraniye’de tükenen umutların üstünü örtüyorum.
NOT Erok maçında kale dahil bırakında tamamen ,bizim evin ve de dışardan gelen yerli oyuncularımız oynasın diyecemde benim bu düşüncem bu maça yetişmez. Mümkünse bu saatten sonra tüm yabancılar bırakın kulübeyi, tamamı dışarda kalsın. Yine bizim gazetenin manşetinle yol alalım, çocuklar iş bitti hadi evlere dağılın ve bizi bizim U 19 takımınla baş başa bırakın.
BİZ DAHA EVVELDE DÜŞTÜK
Sakaryaspor bu hafta sonu Pazartesi günü Erokla oynayacak. Hiç ilgimi çekmiyor. Yensek ne olur yenmesek ne olur. Keşke kadromuzda alt yapı yüklü oyuncular olsa da bu günden başlayarak önümüzdeki senenin yatırımı için düğmeye bassak. Ümraniye maçı kadrosuna bir baktım, bir tane alt yapıdan oyuncu var. Biz bu gün düşmüyoruz ,daha evvelde düştük. Aslonan bu düşüşün altından kalkabilecek düşünceyi yaşama geçirecek ,bu işten anlayan ,çıkarı sadece sakaryaspora hizmet olan Belediyeden bağımsız Sakaryaspor sevdalıların devreye girmesi de ,böyleleri kalmadı ki. Nerede Gültekin Obalar,neredeÖmer yazıcılar? Nerede Ali Kayabaş oğulları? Nerede Ergün Özkanlar? NeredeSelahattin Aydınlar? Devam ediyorum neredeTacettin Koçlar? Nerede yavuz Köprülü oğulları. Biz belediye testekli olsa da cebinden para harcayan böylesi bir yönetimi de gördük Bu saydığım isimlerden oluşan yönetime geri planda Destek veren Aziz Duran Başkanlığındaki belediye vardı. . Şimdiden söylüyorum bu günki gibi yol gösterici pozisyonunda olan Belediye düşüncesi yine bu işe el atarsa ,biz bura dada rahat edemeyiz. Bakın Bursa’ya, Bakın Kocaeliye, Bakın Eskişehire belediye Destek veriyor ama, yönetimlere kendi düşüncesindeki adam yüklemeleri yapmıyor. Orada takımına Destek olan yatırımcı iş adamları, futboldan anlayan yöneticiler var. Sakaryaspor ayaklanacaksa, geçmişten ders alarak ,geçmişin en son bu sezonun yapılaşması içinde yer alan yanlışları iyi okuduktan sonra, siyasetin resminin egemen olmadığı bir yönetim modeli için şimdiden düğmeye basmalı. Daha yeni sezonda sahne alacak TFF 2 lig Hikayesi için çok şey yazıp çizeceğimizden Ümraniye bozgunu sonrası içimden geçenleri bu kadarla sınırlı tutup, ben Bala çıkma maçlarını seyretmek adına Erenlerden kendime yer ayırtacağım.
YÜZ YILIN EN KÖTÜ SAKARYASPORU (BEN DEĞİL CAVİT DERELİ YAZMIŞ )
Sakaryasporun bu sezonki yeşil siyah hikayesi için , ben dahil herkes bir şeyler yazıyor. İstanbulspor beraberliği sonrası içinde yıl olarak biraz abartı olsa da Sakaryasporu bu şehirde en iyi bilenlerden biri olan Cavit Dereli köşesinin başlığına Yüzyılın en kötü Sakaryasporu demiş ve düşünceleri için basmış tuşların tellerine . Sakaryaspor 1965 de kuruldu ,şimdi han ki tarihteyiz 2026 . Öyleyse yüz bu başlık yazıya dikkat çekmek adına atılmış bir manşet. Peki Cavit Dereli haksız mı? Tabi ki değil, onun bu tespitine bende katılırım. 2025 yılnda temelleri atılan Sakaryaspor bana göre de Yeşil Siyah tarihin ,her hattıyla teknik adam tercihleriyle, oyuncu tercihleriyle, yönetici tercihleriyle ,son 61 yılın en kötü Sakaryasporudur. Bunun temellerini atanlar bu şehirde her daim sorgulanacaklar .
MİRCEA LUCOSCUNUN ARDINDAN
Bana göre Mircea Lucoscu Dünya futbolunu son 40 yıllık sürecinde, hem iyi bir insan ,hem iyi bir futbol tutkunu ,hem dürüst bir teknik adam kimliği ile kendine yer edinmiş Romanya’nın dünyaya açılan teknik adam resmidir. Romanya’da, Türkiye’de , Ukrayna’da Dinamo Kievde, Shakter Donetsk yaşadığı şampiyonluklar, onun geriye bıraktığı futbol servetidir. Çok sevdiği bu sevgisini her daim dle getiren lucccu Türkiyede önce GS da sonra BJK yaşadığı şampiyonluklar onu Türkiye’de gönüllerde barındıran en önemli başarılarıdır. Bira ara Türkiye Milli, takımının başına da gecen, görev yaptığı süre içinde dışarıdaki Türk gençlerine kapı açan ,bu gün Dünya kupasına katılan Türk Milli takımının temellerini atan teknik adamın ismi de Mircea Lucoscudur. 80 Yıllık yaşamına sığan futbolculuk ,teknik adamlık başarılarını anlatmak kelimelerle çok zor. Bir insan bir Teknik adamının her yönüyle geriye iyi anılabilecek anılar bırakmasından başka ne güzel olabilirki. Son olarak şampiyonluk yaşadığı Beşiktaşın Tüpraş stadında ,ilk olarak kendisinin milli takıma çağırdığı Hakan çalhanoğlu ile maç öncesi ve sonrası kucaklaşması onun bu dünyada bıraktığı ,Türk topraklarına ektiği, içi sevgi dolu bir resimdir. İsterseniz Mirceu Lucoscunun futbol dışı özelliklerine göz atarak ona veda edelim. Bir Zamanlar GS çalıştırırken ,GS ın Avrupa maçının tehirine ezeli rakiplerinin bir tehir kararına karşı durması sonrası ,yıllardır hala konuşulan şu yakıştırmasına bir göz atalım. Köpekler istedi diye ,Atlar ölmez. Vefatından sonra BJK çalıştırırken alkışlanacak icraatları var, Beşiktaş’tan ayrılırken iki yıllık tazminatı almayıp ,bu parayı İnönün genişletilmesine harcayın diyen Romen Teknik adam, Beşiktaş’ı çalıştırırken fakir öğrencilere ,fakir okuyan futbolculara Burs verdiğini sır gibi sakladığını,ben yaşarken bunlardan bahsetmeyeceksiniz diyen,yaşamın son anında çok sevdiği Türkiye’de, Beşiktaş stadında sergilediği tutum,Allahın ona bir lutfu olarak geride kaldı. Ne mutlu ona, öldükten sonra hem futbolda ,hem yaşamın diğer halkalarında anılacak çok şey bırakıp gitti. Bana göre Romen Teknika dam 80 yıılık yaşamını Allah’ın sevgili kulu olarak yaşadı ve gitti. Adını unutulmazlar arasına yazdıran Lucuscuya Allahtan rahmet dilerim. Çiçekler içinde uyusun.
YASİN KOL VE AVANTAJ ( Sakaryalı hakemlere ders olarak okutulsun)
FB-BJK maçının yankılarını birde nenden okuyun dedim ve bastım tuşlara. Fenerbahçe’nin Beşiktaş’ı tartışmalı penaltı kararıyla yendiği maçın ardından, Beşiktaş’ın ikinci yarıdaki teslimiyetle oyununu ,Ersinin kurtardığı müthiş pozisyonları ,Fenerbahçe’nin daha iyi oyununu bir kenara koymuş, herkes penaltıya odaklanmış. Bazı kalemler fark etmiş 81 dakikada Beşiktaş’ın Orkun’la çıktığı atakta kurnaz Yasin Kol avantajı kesip foule ve sarı karta döndü. İşte bana göre maç orada bitti, hakem orada bitti. Futbolda avantaj var ya avantaj çok önemlidir. Bir hakem avantajı yeri ve zamanında iyi uygularsa hakem olur. Derbilere kazık çakan Yasin Kol bana göre hakemliğin içeriğini bilmeyen sıradan bir hakem. Sadece omu ? hakem atamaları skandal olan MHK de sıradan bir MHK. Beşiktaş maçındaki sonunda süperiz bir gelişmeye açık avantajı Sakaryalı İHK yeni yetişmekte bolan Hakemlerine ders olarak göstermeli. İsterlerse zamanında avantajı Sakarya’da en iyi uygulayan eski hakem ,hakem hocası olan beni de bu derslere anlatımcı olarak çağırabilirler. Sözün özü avantajın ruhunu iyi kavrayamayan hakemden ,hakem falan olmaz. Hadi TFF deki efendiler Trabzon maçında Arda Kardeşlerin lisansını buna benzer bir olaydan sonra elinden aldınız, hadi bakalım Yasin Kolunda lisansını elinden alında görelim. Ama yapamazsınız o Trabzon orjinli bir hakem. NOT MHK Yasin Kolun iyi maç yönettiğinin içini doldurmak adına ona aklınca yine maç vererek onun kötü yönetimini aklamaya çalışma kurnazlığını devreye soktu da, ben almayayım.
DERBİ FAKİRİ SERGENE MALZEME OLDU
Yasin Kolun çaldığı uydurma penaltı ,derbi fakiri, büyük maçları okumaktan yoksun Sergen Yalçın’da koz oldu. Bay Sergene tavsiyem Derbiler yaratıcı oyunla ,yaratıcı futbol aklıyla kazanılır. Gönderilen Norveclinin FB,GS, Trabzon derbilerini nasıl kazandığı arşivden çıkarda bi zahmet seyret. Senin elindeki kadronun kat ve kat altında oyuncu gruplarıyla Norveçli teknik adamın 4-6-0 taktiği ile GS ,olmadı FB yi, trabzonu nasıl yendiğini gördük. Norveçli büyük maçları kazanan futbol aklını küçük maçlara taşıyamamıştı. Sergen efendi biz bu hakemlerle türkiye kupasını nasıl kazanırız diyerek, özellikle ikinci yarıda ki kötü Beşiktaş’ın izlerini, oyunu iyi okuyamamanın, yaptığı ,artık sıradanlaşan değişimlerin üstünü örtmeye çalışıyor. Yok yok Bay Sergen sende büyük maç kazanacak akıllı ,yaratıcı teknik adam resmi yok. Bu yenilgi Gökhana ,hala Cengiz’e forma uzatan sana yazar. hakemi geç, sen bunlara ve de kendi futbol aklına bak. Fenerbahce maçının yenilgisini kötü hakem yönetimine ,verilen haksız penaltıya sığınarak Beşiktaş’ın koskoca ikinci yarıdaki ezik oyunun ,siyah beyaz gerçeklerin üstünü örtemez. Bu Beşiktaş bu haliyle büyük maç kazanamaz. Zaten kazanamadı da .
TARAFTAR GÖRÜŞÜ (Sakaryaspor siyasetten arınmalı )
Sakaryasporun bu sene hem birinci yarıda ,hem ikinci yarıda sil baştan kurulan oyuncu ve de yönetim yapılaşmaları Sakaryasporu TFF 1 de uçurumun kenarına koydu. İstanbulspor maçından sonra son zamanlarda sıkça sosyal medyada konu olan Sakaryaspor Siyasetten arınmalı, Sakaryaspor bir partinin değil Şehrin takımı olmalı düşüncesi seslendirilmeye başlandı. Taraftar haklımı ? Haklı ,haklıda Türkiye son 25 senede nereden nereye geldi, aynaya ,aynadaki gerçeklere bir bakmak gerek. Yeni Türkiye manzarası içinde takımlar bilinçli olarak ak siyaset tekeline mahkum edilir hale getirildi. Bu yoldan beslenen bir çok takım düştü, biz direniyoruz. Neden biliyor musunuz? Bizim futbol köklerimiz sağlamda ondan. Bu gün ki koşullarda ,gerçek anlamda Sakaryaspor sevdalısı iş bilir yöneticiler bulup ,Sakaryasporu Belediyeden arındırıp, şehrin takımı yapmak çok zor. Bu isteminiz eski Türkiye’de kaldı. Bu gün ben ne dersem o olur, bana biat et, yoksa yok olursun mantığı siyaset ,her yanımızı sardı. Spor bunlardan en önemli fikür olanı. O yüzden Sakaryaspor taraftarının haklı isyanına katılmakla beraber, bu gerçeğinde benim sofranın üstüne koymak zorundayım. Sakaryaspor bu haliyle bu şehirde daha çok tartışılacak ve biz bu tartışmaların içindeki gerçekleri irdelemeye devam edeceğiz.
HAFTANIN ALKIŞI SAKARYA VOLEYBOLE GİDİYOR
Sakaryalı Kızlar File üstünde Sakarya Voleybol ünü finale kadar taşıdı. Alanya etabını firesiz geçip ,adını finallere yazdıran Sakarya Voleybol, buradan öteye geçip Sultanlar ligi sevdasını erteledi. Küçük bütçeyle büyük işlerin başarılamayacağını, iman gücüyle, file üstü hırsını birleştirip bir yere kadar gidilebileceğinin bir örneğini kızlarımız sayesinde bir kez daha yaşadık. Ömer Bektaş Başkanlığında, İdris Demir, Erol Güdüloğlu gibi file üstü hırsları olanların son nefeste kaybetmeleri tatbiki hayal kırıklığı yaratmıştır. Onların yanında olmayan bu şehrin şehri eminlerinin Sakarya Voleybol takımına bakışı ,,file üstüne uzaktan bakışları gün gelecek sorgulanacak. Manisa ve Afyon Belediye Başkanlarının bürokratlarının finallerde takımlarının yanında duruşu iyi okunmalı. Ben daha ileriye gideyim, Sakarya Voleybol kaybetmedi, bu şehrin voleybolu, bu şehrin esnafı ,bu şehrin Voleybol severleri kaybetti. Sonunda file üstü hüznün yarattığı bu son turnuva, File üstü hayallerine nasıl yansır? Bu sorunun yanıtını havalar ısınınca daha iyi görme şansımız olacak. Biz yine de son yıllarda Sakarya’nın voleybol deki çıkışını , ismini File üstünden tüm Türkiye’ye yayanlara haftanın alkışını göndererek gönül almaya çalışalım. Başkan Ömer Bektaş’ın isyanları, şehrin sporuna gönül verenlerin ortak görüşü, bu şehir ,bu şehri yönetenler kızlarımızın başarısını istemiyorlar. Onlar erkek egemenliğinin simgesi olarak Büyükşehir Basketbolun peşinde nefes tüketiyorlar. Siyaset odaklı bu birlikteliği bir basketbol aşığı olmama rağmen bu yüzüyle, bir sporsever olarak ben içime sindiremiyorum. Haftanın hayal kırıklığı ise bu takım dururken, bu takımın karşısına başka takım dikerek, file üstü hizmete başka akıl yüklemeye çalışanlara, kızlara uzaktan bakanlar, gün gelecek Sporun File üstü kantarında tartılacaklar. Son sözlerim, üzülmeyin kızlar ,gün gelecek bu şehirde her şeyde dengeler değişecek, her şey yeniden yazılacak. Ben o günleri bekliyorum, umarım ömrüm yeter.

