Türkiye’nin en büyük borsalarından Sakarya Ticaret Borsası, markalaşma yolunda ilerleyen gıda ve tarım sektörlerinin önünü açmaya yönelik bir çalışma başlattı. Gıda sektörünün farklı paydaşlarının sektörel bilgilerini basın ve kamuoyu ile paylaşmalarını sağlayacak toplantılar serisini başlatan STB, ilk toplantısını kırmızı et sektörü üzerine yaptı. Güvenilir Ürün Platformu Desteği ile yapılan toplantıda perakendeden üretime, ihracattan fiyat istikrarına birçok konu interaktif bir sohbette konuşuldu.
‘’Hayvancılık ve kırmızı et sektörünün dünü, bugünü, yarını’’ başlığında düzenlenen toplantının açılışını Sakarya Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Genç ve Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak yaptı.
Sakarya’da yerelden ulusala bir kalkınma modeli oluşturmaya çalıştıklarını söyleyen Sakarya Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Genç ‘’Bugün burada Hayvancılık ve Kırmızı Et Sektörünün dünü, bugünü ve yarını değerlendirmek; mevcut durumu ele alıp geleceğe dair yol haritamızı birlikte konuşmak için bir araya geldik. Bakanlığımızın regülasyon gücü, akademik dünyanın bilimsel derinliği, perakende sektörünün tüketiciye dokunan dinamizmi ve medyanın farkındalık gücüyle; tarladan sofraya uzanan zinciri yeniden tanımlıyoruz. Sakarya Ticaret Borsası olarak temel önceliğimiz; üyelerimizin rekabet gücünü artırırken, “Güvenilir Ürün” mottomuzdan ödün vermeden yerelden ulusala bir kalkınma modeli oluşturmak.
Kırmızı et ve hayvancılık sektörü; gıda arz güvenliği, fiyat istikrarı, kırsal kalkınma ve halk sağlığı açısından hayati öneme sahiptir. Özellikle Ramazan ayları öncesinde kamuoyunda yoğun şekilde gündeme gelen bu sektörün, duygusal tartışmalar yerine veriye dayalı, çok paydaşlı bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Bu panel; arz güvenliğinden fiyat istikrarına, hayvancılıkta verimlilikten perakende standartlarına kadar pek çok başlıkta şehrimizin yol haritasına ışık tutacaktır.
Tarım Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Erkan Alkan ‘’Kırmızı et arzında kendi kendine yeterlilik oranımız %93 gibi oldukça yüksek bir seviyede olup, piyasa ihtiyacının çok büyük bir kısmı yerli üretimle karşılanmaktadır. İthalat, toplam arz içinde yalnızca %7 gibi sınırlı bir paya sahip olup, arz güvenliğimizde herhangi bir sorun bulunmamaktadır.
Ülkemizdeki besilik hayvan sayısının arttırılması ve üretimde sürdürülebilirliğin arttırılarak sağlanması amacıyla; Besilik erkek sığır desteği yeni modelde %550’ye varan oranda artırılmıştır ayrıca ülkemizde etçi damızlık üretimi yapan işletme sayısını artırarak daha fazla etçi ırk besilik materyalinin yerli imkânlarla yetiştirilmesi amacıyla “Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi” hayata geçirilmiştir.
Kırmızı et üretimimizde 2002-2024 yılları arasında %170 artış sağlanmış ve kırmızı et üretimimiz 2.105.894 tona ulaşmıştır. Aynı dönem içerisinde kişi başı kırmızı et üretimimiz ise 11,73 kg’dan %110 artışla 24,58 kg’a ulaşmıştır. Ülkemizde üretilen etin %71,08’i büyükbaş, %28,92 si de küçükbaş hayvanlardan elde edilmektedir. Dünyada ise elde edilen kırmızı etin %56,5’i domuz, %34,8’i büyükbaş ve %8,7’si küçükbaş hayvanlardan elde edilmektedir.
İstanbul PERDER Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Kartal ‘’Et en önemli protein kaynağıdır. Bu ülkede üreticinin kazanmasıdır. Bütün desteklerin ürüne verilmesi ve kaynağın doğru yere
gitmesi önemlidir. Sorunların çözümüne yönelik proje hazırlıkların yapıldığını görmekteyiz. Türkiye’de üretimi destekleyen projelerin olduğunu biliyoruz.’’
Tarım Yazarı Gazi Kutlu ‘’Küçükbaş hayvancılığa dönmemiz gerekiyor. Meralarımız çok önemli, meralarımızı koruduğumuz vakit et fiyatlarının düşeceğini düşünüyorum. Meraların ıslah edilmesi konusunda çalışmaların arttırılması gerektiğini düşünüyorum. Et üretimimiz yetersiz, yemlerimiz pahalı ve dışarıdan ithal ediyoruz. Gençlerin istihdamı bu anlamda çok önemli. Domuz eti tüketmeyebiliriz ama üretim yapabiliriz. Dış Pazarı kaybetmememiz gerekiyor. Şu an ülkemizde kırmızı et fiyatı çok yüksek. Ülke olarak potansiyelimiz yüksek, sadece kendimiz değil dünyanın et üretimini bile karşılayabiliriz, sadece irademizdeki sürekliliğe önem vermemiz gerekiyor.
Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Volkan Terzioğlu ‘’En önemlisi şikayet etmek değil üretmek ve proje geliştirmektir. Burada çok fazla besi işletmeciliği vardı fakat her gün kan kaybediyoruz. Sakaryanın coğrafyasına uygun projeler üretmezsek başka alanlar farklı konularda işgal edilecek. Bizlerde bu anlamda projeler üretiyoruz. Sakaryanın hem toprak yapısı hem de iklim koşulları olarak tarım sektöründe kan kaybetmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Sakarya Tarım ve Orman İl Müdürü Asım Baş, Gastronomi Uzmanı Biral Serttaş ve Ardahan Üniversitesi Doç. Dr. Cemalettin Ayvazoğlu’nun da konuşmacı olduğu etkinliğe üreticiler ve sektörün ileri gelenleri soru ve yorumları ile katkı sağladı.


