Sakarya’da “Hayvancılık ve Kırmızı Et Sektörünün Dünü, Bugünü ve Yarını” Zirvesi Geniş bir katılımla gerçekleşti.
Sakarya Ticaret Borsası tarafından Sakarya Sosyal Gelişim Merkezi’nde düzenlenen “Hayvancılık ve Kırmızı Et Sektörünün Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı programda, sektörün mevcut durumu ve geleceğe yönelik yol haritası ele alındı. Kamu, akademi, perakende ve medya temsilcilerinin katıldığı zirvede, üretimden tüketime uzanan zincirin tüm aşamaları masaya yatırıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Sakarya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Genç, Sakarya’nın lojistik avantajları, verimli toprakları ve güçlü hayvancılık geleneğiyle Türkiye’nin tarımsal stratejisinde kilit bir noktada yer aldığını vurguladı. Günümüz dünyasında geleneksel yöntemlerin yeterli olmadığını belirten Başkan Genç, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve katma değeri yüksek üretimin zorunluluk haline geldiğini ifade etti.
Başkan Genç, kırmızı et ve hayvancılık sektörünün gıda arz güvenliği, fiyat istikrarı, kırsal kalkınma ve halk sağlığı açısından hayati öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, “Sorunlarımız ne kadar büyük olursa olsun, doğru iletişim, güçlü iş birliği ve kararlı adımlarla aşamayacağımız hiçbir mesele yoktur. Bugün burada yapılacak her katkı, söylenecek her söz; sektörümüzün geleceğine atılmış kıymetli bir adımdır.”dedi.
“Et ihtiyacının yüzde 93’ü yerli üretimle karşılanıyor”
Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Erkan Alkan ise yaptığı konuşmada, Türkiye’de et ihtiyacının yüzde 93’ünün yerli üretimle karşılandığını, yüzde 7’lik kısmın ise ithalatla temin edildiğini söyledi. Alkan, “Her yıl ithalatı azaltıyoruz. Uyguladığımız destekleme modelleriyle inşallah bu oranı en aza indirmeyi ya da tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyoruz” dedi.
Türkiye’nin sığır, manda, koyun ve keçi etinden oluşan kırmızı et üretiminde 2 milyon 105 bin tonla dünyada dokuzuncu sırada yer aldığını belirten Alkan, planlı üretime geçtiklerini ve verimlilik odaklı yeni bir destekleme modeli oluşturduklarını kaydetti.
İklim değişikliğinin tarım ve hayvancılığı doğrudan etkilediğini vurgulayan Alkan, 11 il ve 52 ilçede su sıkıntısı yaşandığını, bunun hem bitkisel üretimi hem de hayvancılığı ciddi şekilde etkilediğini ifade etti. Ayrıca 19 ilde besi bölgesi oluşturulduğunu belirterek, bölgesel üretim planlamasının önemine dikkat çekti.
Çok paydaşlı değerlendirme
Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak’ın moderatörlüğünü yaptığı zirvede ; Sakarya İl Tarım ve Orman Müdürü Asım Baş, İstanbul PERDER Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Kartal, tarım yazarı Gazi Kutlu ve gastronomi uzmanı Biral Serttaş da görüşlerini paylaştı.
Gastronomi uzmanı Biral Serttaş, ülkelerin gıda stratejilerinin dönemsel olarak değiştiğini belirterek Türkiye’nin üretim modelini yeniden sorgulaması gerektiğini söyledi. Gelişmiş ülkelerde makro ölçekli üretimlerin öne çıktığını ifade eden Serttaş, “Biz makro mu micro mu üretim yapmalıyız, bunu sorgulamak lazım. Türkiye büyükbaş mı, küçükbaş mı yetiştirmeli; bu da stratejik bir karar olarak değerlendirilmelidir” dedi.
Tarım yazarı Gazi Kutlu ise hem Türkiye’de hem de dünyada gıda alanında ciddi sıkıntılar yaşandığını belirterek küçükbaş hayvancılığın artırılması, meraların ıslah edilmesinin önemine dikkat çeken Kutlu, gençlerin tarıma yönlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Üretim yetersiz olduğu için ithalat artıyor, fiyatlar yükseliyor. Oysa bizim ciddi bir potansiyelimiz var. Sadece güçlü bir iradeye ve yenilikçi projelere ihtiyacımız var” dedi.
Zirve, panele katılan Sakarya’daki kırmızı et sektörü temsilcileri ve besicilerin sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.


