Salı Sofrası
Olmuyor, olmuyor ( Matematiksel hesap devam ediyor)
Sakaryaspor kazanması halinde umutlarını kalan haftalara taşıyacağı maçta, Sakarya’ya gelirken bir yığın oyuncusu sakat ,bazı önemli oyuncularının cezalı olması nedeniyle ,zorunlu olarak genç oyunculara forma uzatan, beraberlik golünü atana kadar pozisyon üretemeyen İstanbulspor önünde, öne geçmesine rağmen, bu üstünlüğünü maçın geneline yayamadı ,bir puana razı oldu. Bu puan ne anlam ifade ediyor? Sadece matematiksel olarak umutlarımızı ayakta tuttu, o kadar. Bu oyunla matematiksel şansın olsa ne yazar. Bu maç alınan bu beraberlik, içindeki olumsuzluklar önce teknik adama yazar ,Neden ? Neden olacak sağ ayaklı ,sağ kanat oyuncusu Ruandan sol kanat oyuncusu yaratmaya çalıştı. Neden olacak ? Emre Demir gibi üretkenlikten uzak bir oyuncuya çok sabretti. Neden olacak ? Savunmanın göbeğinde Burak son haftalarda hiç de iyi işler yapmıyor, onun kolundan kaptanlık pazu batnını alıp ,onun yerine farklı bir savunma formatı ortaya koyamadı. .Oysa kulübede Arif var. Neden olacak ? Bizim teknik adamın aklı geriye düştüğümüz veya kazanmaya yönelik oynamak zorunda olduğumuz anlarda takıma dokunuş yapıyor. Oysa bir teknik adam değişimler için uzun süreli beklemeden ,görülen eksikleri onarmak adına orada bulunuyor. TRT Spikeri Erdoğan Arıkan gördü İstanbulspor Ruanın olduğu bölgeden pozisyon üstüne pozisyon buluyor derken ,bizim teknik adam göremedi, oraya gereken önlemi alamadı. Oysa o an devrenin bitmesini beklemeden Emrecan oyuna girip o bölgeye yerleşse, Emre demir çıkıp Ruan sağ tarafa kaydırılsa ,oradaki aksayan delik kapatabilirdi. Teknik adam aklı bunları yapmak yerine, beklemeyi tercih edince olanlar oldu. İstanbulspor kendi hatasından faydalanan Poyraz Efenin şans talih kader kısmet ,şık golüyle golüyle geriye düştüğü maçta devrenin bitmesine beş dakika kala ayaklanıp, Ruanın bölgesinden kalemize yüklendi. Bir yüklendi ler,iki yüklendiler ,üçüncüsünde Ruanın n bulunduğu bölgeden yapılan yan topta savunmanın göbeğindeki Burak, savunmanın sağındaki Serkan, yetmedi Batuhanın arasından sokulan sarı siyah ayak hayallerimizi çaldı. Arkadaş kulupende orjin solbekin varken Ruandan sol bek yaratmakla neyi kanıtlamaya çalışıyorsun. Sakaryaspor maça çıkarken tericih ettiği oyuncu grubuyla baştan hata yaptı. Sonradan yapılan hamlelerde Emrecanın sol tarafa geçmesiyle ,forvete Melihin alınmasıyla, savunmaya Arifin alınmasıyla , hucumsal anlamda daha etkili olduğumuzu ,en azından hücum yapmak adına daha istekli olduğumuzu söyleyebilirim. Yazık çok yazık ,yarım yamalak kadroyla Sakaryaya gelen, ilk devre maçında İstanbulda 3-3 berabere kaldığımız İstanbulsporun bu eksik halinden yararlanıp üç puan alamadık. Alamazsın, bu oyuncu grubuyla ,bu teknik adamın kafasındaki kurduğu kadro tercihi,oyun anlayışı ile bu takım maç kazanamaz. Daha beş maç var ama bizde bu beş maçın içini dolduracak, yüzde bir olan kümede kalma şansımızı ateşleyecek ne teknik adam aklı,nede futbolcu grupu var.Velhasılı kelam ikinci yarı için oluşan kadro bir türlü Yeşil Siyah hayallere hayat veremiyor. İstanbulsporu ,bu İstanbulsporu yenemedikten sonra .. Haftaya Ümraniye’de buluşmak üzere maçın giriş notlarını tamamlayıp ,maçın içinden başka ayrıntılara odaklanmak istiyorum.
POZİSYON ÜRETEMİYORUZ
İstanbulspor önünde ,kazanmak zorunda olduğumuz maçta şans topu 23dakikada önümüze yuvarlandı. İstanbulspor savunmasının uzaklaştırmak istediği top Poyraz Efenin ayağına çok iyi oturdu ve şık bir gol, üç puana odaklandığımız maçta Yeşil siyah umud olarak kayıtlara geçti. Bu atılan gole pozisyon golü demek çok zor. Devrenin sonunda beraberlikle öpüşen oyunda, ikinci yarıda İstanbulspor Burak’ın hatasından doğan pozisyonda golü buldu. Düştük mü geriye. Sonra bildik teknika dam dokunuşları devreye girdi. Melih girdi, Fofana girdi, Arif girdi ,Emrecan girdi ,değiştir babam değiştir ama, pozisyon üretmek adına sahada yokuz. karşılaşmada öne geçip geriye düştüğü maçın içinden sağ çıkmak adına şuursuzca bastıran Sakaryaspor Poyraz Efenin ortasında Melihin şık golüyle beraberliği yakaladı. Yukarda Allah var, kötü goller yerken, attığımız iki golde jenerikleri süsleyecek şans talih kısmet misali ortaya çıkan Yeşil Siyah gollerdi. Amma velakin bize şık goller tatbiki lazımda ,daha fazlasını üretmek adına bu takımın kanatları iyi çalışmalı. Kanatlar iyi çalışamayınca ,orta sahanız ileri iyi top taşıyamıyorsa ,pozisyon üretmek hayal oluyor. Attığımız gollerin içindeki Poyraz Efe golü, pozisyon golü değildi, Poyraz Efenin kesip Melihin attığı golün adının karşısına pozisyon golü etiketini asabiliriz. Gol sonrası Melihin gördüğü kırmızı kart attığı golün güzelliğine dokun masada, İstanbulda bizim hırslı Melihe ihtiyacımız olacağını bilerek, sorumsuzluk kostümü giymeseydi, onun adına da, sakaryaspor adına da iyi olabilirdi. Futbol bu ,böyle şeyler oluyor diyerek bir kenara koyalım. Maçın içeriği için son notum, beş haftadır kazanamayan sadece bir beraberlik alan, bir yığın eksik oyuncusuyla Sakarya’ya gelen bir takım karşısında Sakaryasporun değil, İstanbulsporun istediğinin olduğu gerçeğini bir kenara not edip, hayal kırıklığı yaratan maçı üstünü örtüyorum. daha düşmedik ama çan çekişiyoruz. Çıkmayan candan umut kesilmez misali haftaya Ümraniye yolculuğumuz olacak.
BAY ÖZTÜRK İLAVE SÜRE BU KADARMI ?
Ümit Öztürk yılların tecrübeli hakemlerimizden biri. Rahat bir maç yönetti. İki takım adına da hata yapmadı. Goller temiz ,böyle olunca da hakem ön plana çıkmıyor dediğinizi duyar gibi oluyorum. Arkadaş maçın sonuna eklenen üç dakika neyin nesi be. İkinci yarıda sakatlıklar nedeniyle duraksayan bir oyun var, iki takımın son ana kadar yaptığı oyuncu değişimleri var. Nereden bakarsanız bakın en az 5 bilemediniz 6 dakikalık bir ilave süre maçın sonuna rahatlıkla eklenebilir. İki takım içinde hayati, özellikle Sakaryaspor için daha hayati önem taşıyan bir maçın sonuna eklenen bu ilave süre adil değildi. Maçın sonuna eklenecek adil bir ilave süre içinden gol çıkamaz mıydı ? Futbol bu uzatmamalarda atılan çok gol gördük. Karşılaşma sonunda Sakaryaspor Teknik sorumlusunun bu yönde serzenişi TV ekranlarına yansıdı.
BU ŞEHRİN EFSANESİ EKREM KARABERBER ( 1 Nisanda Yaşama vedası 16 yılı gördü)
Ekrem Karaberber bu şehrin futbol duvarlarına adını yazdıran, Sarı Lacivert ve yeşil siyah bir renk. Futbolculuk dönemlerinde Yıldırımsporda , Sakaryasporun başı sıkıştığında üst yapıda, başı sıkıştığında alt yapıda teknik adam olarak görev yaptığı yıllarda, bir çok önemli oyunculara hocalık etmiş, onların gelişmesinde günün şartlarında teknik adam aklı yüklemiş bir ismin adı Ekrem Karaberberdir. Yetiştirdiği ,yetişmesine katkı sunduğu o kadar çok isim varki,bu yüzüyle Ekrem Karaberber bu şehrin sporda unutulmazlar arasında kendine yer buldu. 16 Yıl nasıl geçti be dostlar. Yıllar bize ihanet eder oldu., bu kadar süratli akıp gidecek ne var ki. Daha dün gibi Yeni camiden ebediyete yolculuk yaptığı ,çok sevdiği oğlu Esat Karaberberin yanına doğru ,sevenlerinin omuzunda giderken ,geride bıraktığı 87 yıllık Sakaryalı lığı ebedi hayata taşıdı( Maalesef çok sevdiği iki oğlu babalarının yarı yaşını görmeden bu dünyadan göç ettiler. ). Onunla ilgili benimde bir çok anım varda ,ben busefer Nedim Kurtiçin onunla ilgili bir anısını sofranın üstüne koyuyorum. Bir gün Ekrem Karaberberile Nedim Kurtiç Sakaryasporu konuşurken, Nedim Kurtiç, hocam Sakaryasporun Aciliyet duygusunun yaşaması için mevcut takımın yüzde 70 nin Sakaryalılardan oluşması gerekir diye düşünüyorum der, Ekrem Hocadan olmaz diyerek itiraz gelir, yüzde Yüz Sakar Yali olsun dayereh Sakaryalilik duygusunu ortaya koyar. Tabi ki yüzde yüz Sakaryalı olmazda onun Sakaryaspora bakışı içinde böyle bir hayali vardı diyerek vefatının 16 yılında onu sevgiyle saygıyla yad ederek ,bir kez daha allahtan rahmet ,sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Ruhun şad olsun Teksaslı,ruhun şad olsun güzel Sakaryalı Ekrem Karaberber. Ne mutlu sana ebediyete giderken bu şehrin spordaki duvarlarına ismini yazdırarak aramızdan ayrıldın.
ATİLLA TAPŞIN,NEJDET NİŞ ANISINA
Nisan ayı Nisan şakası ile anılır. Bu seneki Nisan ayı içinde şaka değil gerçekler kapımızı çaldı. Bu ayın içeresinde bu şehrin Yeşil Siyah renklerinden Ekrem Karaberden sonra ,tanıdık, bu şehrin sporuna katkı sunmuş ,bu şehrin sporu konuşulduğunda karşımıza çıkan Basketbolda Atilla Tapsın, Futbolda Nejdet Niş ismi karşımıza dikiliyor. Salonların pota altı beyefendisi Türk Basket bolünde karşılığı olan, Sakaryasporunda kurucu üyelerinden Atilla Tapşın 3 Nisan 2019 da aramızdan ayrılmış . Onunla gecen anılarım yaşım içabı bir hayli fazla . Hanki birini anlatayım ki. En iyisi çok şey anlatmadan onun bu şehrin Basketbolun de pota altında salonlarda önemli hatıraları bırakıp aramızdan ayrıldığını size hatırlatmakla yetineyim. Kostik Mustafa’nın tabiriyle unutmayacağız, unutturmayacağız diyerek gelin 11 Nisanda aramızdan ayrılan Türk futbolunun önemli bir değerine doğru yol alalım. Nejdet Niş Sakaryasporda iki dönem teknik adamlık yapan ,Sakaryasporda bir şampiyonluk yaşayarak bu şehrin Yeşil Siyah futbol arşivinde kendine önemli bir yer edinmiş, Sakaryadan ayrıldıktan sonrada yaşama veda edene kadar Sakaryasporla ve de bu şehirle ilişkisini dondurmayıp hep canlı tutan, Sakaryasporun tarihinde kendine yer edinmiş önemli bir teknik adamdır. Teknik adamlıkta Fenerbahce de gören Nejdet Nişe ölümünün sekizinci yılında bir kez daha Allahtan rahmet sevenlerine başsağlığı dileğimi iletirken aynı temennilerimi Atilla Tapşın hocamada gönderiyorum. Ruhları şad olsun. Hey Z kuşağı bu isimleri unutmayın. Bunlar bu şehrin sporuna katkı heyecan yüklemiş çok önemli iki değerli spor adamıdır.
GİRESUNUN DÜŞÜŞÜNÜ NASIL OKUMAK GEREK ?
Giresunspor bir zamanlar adını sıkca Süper ligte duyduğumuz bir Karadeniz takımı. Futbolda bir düşüş yaşadı ,sonu gelmedi. Süperligten TFF ye ,oradan TFF 2 ye ,hız kesmedi oradan da TFF 3. Bitmedi ora dada barınamayıp ,şimdide Bölgesel lige düştüler. Bu düşüşün içini nasıl doldurursunuz ? Bu konuda ben sizeyardımcı olayım. Öncelikli olarak kötü ,beceriksiz yönetimler, yanlış yapılaşma bu işin içindeki çöküşün görünen yüzü. Neymiş beceriksiz yönetimler bu işin içinde baş rol oyuncularıymış. Bir zamanlar sakaryasporda TFF 3 kapsına kadar gelip, orada hatır naz bir takımın sayesinde ligte kalıp, oradan ayaklanıp TFF 1 kadar yükselmişti. Şimdi Sakaryaspor bir kez daha TFF 2 ye dönüş için hazırlık yapıyor. Bir futbol mucizesi olur veya olmaz, sakaryasporunda son beş yılda ne kadar kötü,iş bilmez Belediye kontrolündeki yönetim modelleriyle bu günlere taşındığını bilen biri olarak diyorum ki, Giresunsporun Bala düşüşünün, Kocaeklisporun Baldan yukarıya çıkışının, futbol şehri Eskişehirsporun, Bursasporun yukarılara ayaklanışının içindeki gerçekler şimdiden Rüstemlerde ders olarak okunmaya başlanmalı. Çünkü bu gün Sakaryasporun gittiği yol beceriksiz yönetim modellerinin sergilediği performans beni böyle düşünmeye itiyor. Gelin sizsiz olun bu günden daha kötü günler kapıya dayanmadan Yeşil Siyah önlem paketiiçin düğmeye basın. Bunun içinde profesyonel futbol aklı olanlarla şimdiden istişarelere başlayın.
MERHAMETLİ ÇOÇUKLAR YETİŞTİRİN ( Doğan Cüceloğlu )
Belcikadaki gurbetcilerden olan Akyazılı Hüseyin Çınal paylaşmış ,bende onun sayfasından aldım.2021 yılında aramızdan ayrılan Doğan Cüceloğlunun çocuklarla ilgili düşüncesini günümüz için önemli bir mesaj niteliği taşıdığından, aldım benim soframın üstüne koydum. Bakın Psikolok ve Akademisyen Doğan Cüceloğlu ne diyor ? Merhametli çoçuklar yetiştirin ,karıncaları ezmeyen, ağaç dallarını kırmayan, çiçekleri ezip geçmeyen ,sevgiyi hissetmeyi ve hissettirmeyi bilen çoçuklar yetiştirin. Buna benzer bir tesbiti, bir cami imamımın söyledikleri arasındada okumuştum. Cami imamı diyordu ki çocuklarınıza dinini öğretirken ,kuranı öğretirken ,bunun içine doğru olmayı, ahlaklı olmayı dürüst olmayı da ekleyin. . Demek ki neymiş bir insanda olması gereken en önemli özelliklerden biri sevgi, merhamet ,doğayı sevmek ve de dürüst olmaktan geçiyormuş. Bu değerler bu gün ki Türkiyede ne kadar karşılık bulmuş ,varın bunu da siz sorgulayın.Bu konuda benden bir anıyı dinlermişsiniz? Bir gün babama dedim ki, baba ben dürüst,dürüst olmaya çalışıyorum, ben Cumhuriyetci ve Atatürkçüyüm. Gel görki bu içimde ,bu özellikler taşıdığım bu değerler bu günün Türkiye’sinde çok fazla karşılık bulmuyor. Babam söylediklerimi dinledikten sonra bana dönüp dediki , bak oğul dürüst kal, dürüstlükten ve de Atatürke olan sevginden vazgeçme. Nurlar içinde yatsın. Dürüstlük ve Atatürk sevgisi bize babadan kalan miras.Bende o mirasın peşinden koşmaya devam ediyorum.
TEMİZLİK İMANDAN GELİR ( ERENLERDE TRİBÜN MANZARASI )
Biz Müslümanız, Müslümanlığın temel taşlarından biri temizliktir. Bu yüzden temizlik imandan gelir uyarısını camilerin hadis yansıtan tabelasında biz bunu okur bedenimize stok ederizde ..,Acaba biz toplum olarak bunu ne kadar önemseriz? Maalesef bu konuda ben dahil çok duyarlı olduğumuzu düşünmüyorum. Bu konuda gereken özeni gösterenleri tenzih ederek gelin sizi Erenler tribünlerine taşıyayım. Erenlerde bir yığın çalışan var,bu çalışanlar tribün temizliğinle ne kadar alakadardır bilemem.Şüphesiz tribünler zaman zaman temizleniyordur.. Bizler o tribünlerde oturanlar pislğinden yakındığımız ,oturmak adına ,oturduğumuz koltukları kendi çabamızla temizlerizde ,bu pisliğin oluşmasında ,biz bu işin neresindeyiz diyerek kendimizi sorgu odasına çekiyor muyuz? Çıt çıt çıtlat, içtiğin sigaranın izmaritini pislikleri tribünlere at. Ondan sonrada bu tribünler neden bu kada pisdiyerek feryat et. . İlgili olanları tribün temizliği konusunda eleştirirken ,birazda kişiolarak biz bu işin neresindeyiz diyerek, kendimizi eleştirip,bu konuda temizlik adına üzerimize düşeni yaparsak eğer, daha temiz ,daha bakımlı tribünlerde musabaka izleriz diye düşünüyoruz. Tribünlerin bu halini gösterenlere birde bu işin bu yüzünüde işaret ederek Erenlere tribün temizlik mesajını iletiyorum.
BİR FİFA HAKEMİ BU KADAR DİNLENMEMELİ
MHK nin haftanın hakemlerini açıklamasında en nihayet beş hafta sonra bu şehrin hakemlikte en önemli fikürü olan Atilla Karaoğlanın ismini, gecen haftanın atamaları içinde gördük. Bak Karaoğlan Atilla bir Fifa hakemi ,Mehmet Türkmen ikinci yarıda hiçbir haftayı boş geçmezken Batuhan kolak gibi dünün gençleri ele gecenn fırsatları iyi değerlendirip üst üste maç alırken, senin uzun süreli dinlenmeni, ben senin adına üzülerek takip ediyorum. FİFA seni U 21 yaş gençlerde hatırladı, MHKL sana Gaziantep-Alanya maçını uzattı. Umarım bundan sonraki süreçte hem saha içinde hem de Varda daha dikkatli olup işine odaklanırsın. Bak karaoğlan Atilla bir FİFA hakemi olarak arka planda kalmaya bu kadar çok dinlenmeye hakkın yok. Hakemliğine odaklan bu günlerin kıymetini bil. Ben inanıyorum ki bazı takıntılardan kurtulup işine bakarsan, bundan sonsa işine odaklı yaşarsan, Hakemlikte FİFA kokarttı unvanınla daha sağlıklı yol alırsın. Fena hakem değilsin ,bu konumu muhafaza et, istenmeyen değil, istenen hakem olmak adına ligin kalan diliminde saha içinde kalmaya özen göster. Bir eski Hakem ,hakem hocası olarak ben Süper ligin ikinci yarısında ,maç almak adına çok gerilerde kalan Atilla Karaoğlanın bu sürecini böyle okudum. Not Bay karaoğlan Trabzon-GS,FB-BJK derbileri varken senin Antep de olmaman gerekir. Göğsündeki FİFA kokarttı seni daha üst düzey maçlara taşımalı. Üst düzey maçlar sahne alırken ben Atilla Karaoğlan ismini MHK atamalarında görmek istiyorum.
KARASUDAN GÜZEL BİR RESİM ( BALDA GECEN HAFTA)
Balda bizim temsilçiler gecen haftanın içine hayal kırıklığı yaratan sonuçlar ektiler. Playof iddiası olan Hendekspor ligin ikinci yarısında hayal kırıklığı yaratan sonuçların içine ilk devre maçında yendiği Gölcük önünde evinde hüsran yaşadı. Hendeksporda Turan Sofuoğlu ve ekibi tartışılarken bu hafta sonu Maltepe maçında alınacak kötü bir sonuç Hendeksporun elinden playof biletini de alma ihtimali devreye girecek. Karasuda haftanı zorlu maçında Karasuspor -Darıca Türkeli maçında bayan hakemlerin yönettiği karşılaşmada hakemlerin mükemmel yönetimi gecen haftaya damgasını vurdu. Karasuspor evinde grubun iyi takımlarından Darıca Türkelli’ye 1-0 yenilirken ,küme düşmesi kesinleşen Pamukovaspor deplasmanda Karamürsel’e 3-1 yenildi. Görülen o ki Hendeksporun playof bileti tehlikede,Karasuspor ,baldan gelecek rakibini bekleyen takım olmak adına son haftalara girilirken, bizim temsilcilerimiz Balda topyekûn hayal kırıklığı yarattılar.
