Salı Sofrası
Sakaryaspor evde yok
Sakaryaspor Bodrum maçının içine çıkış yükleyemedi. Karşınızda size göre her hattıyla ,yabancısıyla, oyun anlayışı ile daha iyi bir takıma kaybettiniz. Kakauta sakatlanıp çıktığı zaman önümdeki notlara şunu yazmışım ,eyvah. Evet Eyvah ki ne eyvah. Bizi ileriye taşıyacak en önemli yabancı çıkınca olanlar oldu. Yeni teknik adamın savunma anlayışını bu maça çıkarken iki forvetle sahaya çıkıp,hucuma yönelik futbol hamlesi Kakuta sakatlanıp çıkınca iflas etti. Hakan kutluya mesajım olsun zatıaliniz yabancılar içinde Akuazukudan, yerlilerden Mete Kaan’dan ne bekliyorsunuz.? Sakaryaspor her gecen gün yeni yapılaşmaya kafa yorarken zaman kaybı yaşıyor. Alınan yerli oyuncular fena oyuncular değil ama biz hala takım olamadık ki. Hele hele sezon başı yanlış yapılaşmanın içindeki yabancı tercihleri kaleci, kakuta, Vurgoviç hariç tam bir felaket. Valla bu takımın işi zor, bir çok oyuncu ,yabancıların bir çoğu bu ligin oyuncuları değiller. Nokta transfer yabancılar geldi ,gelecek değil, gelsinler artık. Yoksa bu takım bu haliyle ,bu oyun anlayışıyla yukarılara tırmanmak adına bizi çok düşündürür, çok yorar.. Bodrum yenilgisi sonrası ben Rüstemlerde hareketlilik bekliyorum. Korkmak, kötü düşünmek adına henüz erken , öngünümüzde zaman olsa da ,önce takım olalım, önce ne oynadığımızı bilelim, önce bu ligte farkındalık yaratacak yabancıları bir an önce bulalım .Yoksa bu halimizle bu yabancı oyuncu grubunun yetersizliğini gördükçe içim ürperiyor. İlk yarıda üç maçtan dört puan çıkarmıştık, ikinci yarı bu periyottan elde kalan bir puan. Hakan Kutluda savunma anlayışını hücuma dönük hamlelerle pekiştiremezse, kalesini korurken, hücuma zenginlik katamazsa ,buna uygun oyun modelini geliştirecek adımları tez elden sahaya taşımazsa onunda bizimde işimiz zorlaşır.
ARIF OLAN ANLAR
Sakaryaspor tehlike hattında, Sakaryaspor acaba düşer mi soruları şehir turu ata dursun, transferde geçmişte bizim evin futbol eğiti ile Kayserispor yolunu tutan Kocaman Arifle yola çıktık. Gecen hafta gazetelere yansıyan haberlere bakıp ,alındığı söylenen oyunculara göre konuşacak olursak, gelen oyuncuların yaşı kemale ermemiş, gelecek vaat eden oyuncular olduğunu şıp diye Yeşil siyah futbol kantarına koyabiliriz. 21 Yaşındaki Poyraz Efe ( Trabzonsporlu ,son olarak Antalyasporda kiralık forma giyiyordu) 17 yaşındaki FB alt yapı oyuncusu Haydar karataş, Bursaspordan 21 yaşında Melih Bostan ,Kerem şen 22 yaşında ( Seriksporda banko geçmişi olan bir oyuncu ) takıma dinamizm, güç katacak ,geleceği olan gençler . Medyada isimleri Sakaryasporla anılan , iki yabancı Pedrinyo ve Musa Juvara olmadı, yolun başında ayrılık yaşandı. Yönetim bu transferlerin üstüne iki nokta atışı yabancı transferini önümüzdeki haftaya bıraktı dedi bizde onlara güvenerek kendimizi iki nokta transfere klitledik..Görüldüğü gibi hem TFF 1 de kalmak ,hem geleceğin yeşil Siyah temelleri atılmak adına bir transfer politikası izleniyor. FB den genç bir oyuncu alan yönetim bu düşüncesini Sakaryasporun alt yapısını taşırsa ,yarınların gençlerini yukarıya taşımayı başardığı an gün gelir ,kapı kapı dolaşıp Yeşil Siyah kaynak arayışını azaltabilir. Dışa dönük gençlik hamleleri ,içe dönük hale geldiğinde tadına doyum olmayan bir yeşil siyah futbol manzarası karşımıza çıkar. Ben yönetimin ileriye dönük genç transferleri yazarken bunları düşünüyorum. Ancak bu hamlelerin karşılığında ligte kalmak gerek. NOT Malumuz olduğu üzere Pazartesi maçları devreye girdiği zaman benim sofranın üstü o gün oynanan maçın içinde yaşananları baskı nedeniyle sizinle buluşturamıyor. Iğdır maçı şimdide Bodrum maçında yaşananları seyretmekle yetinmek zorunda kaldı.
BAYAN VOLEYBOLCULAR HUZURA ÇIKMIŞ
Sakarya’da File üstünde ses getiren ,Sakarya Voleybolunu Türkiye geneline taşıyan Sakarya Bayan Voleybol takımı var. Bu takımı Ömer Bektaş gibi Bir Başkan ,İdris Demir gibi, Erol Güdüloğlu gibi voleybol aşığı isimler sağdan soldan gelen karınca kararınca yardımlarla File üstünde diri tutmaya çalışıyorlar. Böyle bir takım başka bir Şehirde olsa el üstünde tutulur da bizim ilin büyükleri, bu güne kadar kız voleyboluna biraz değil çok uzaktan bakıyorlar. Bu arada Bayan voleyboluna uzaktan bakmayan Serdivan Belediye Başkanının hakkını yemeden yolumuza devam edelim. Gecen hafta içinde Sakarya Voleybol takımı sporcuları , Başkanı ,Teknik kadro Sakarya Valisi Rahmi Doğanın huzuruna çıkmışlar. Vali Doğanın bu ziyarette gösterdiği yaklaşım , yardım sözü ,bu güne kadar bu ilde gereken testeği görmeyen, Sakarya Voleybol Başkanı Ömer Bektaşı mutlu etmiş , umutlandırmış. Sakarya Valisi olarak ilimize geldikten sonra Sakaryasporun başı sıkıştığında yanında olan, sporun Sakarya da gelişimi için güvenilir bir resim veren Vali Rahmi Doğanın ,şehrin vizyonunu file üstünde Türkiye geneline taşıyan Sakarya Voleybol takımının yanında olması, bu güne kadar bu spor dalına uzaktan bakanları hareketlendirmesi dileği ile ben, şahsım adına Valimiz rahmi Doğanın Bayan voleybolu için yardım severliğin ışıklarını file üstüne taşımasını ,bundan sonuç alınılmasını yürekten diliyorum. Eğer bu ziyaret sonrası File üstüne yardım eli dokunursa bu sütunlardan benim alkışım Vali Rahmi Doğanın kapısını çalacaktır.
ADANA DEMİRSPOR , DEMİR EGE VESAKARYASPOR
Alt yapısı olmayan ,temeli olmayan bina çökmeye mahkumdur. Biliyorum Durup dururken neden böyle bir giriş yaptım diyeceksiniz . Mu sadenizle bu konuyu biraz derinliğine açayım. Murat Sancakın iki yılda yanlış ,çıkarcı transfer politikalarıyla bir süre Süper Ligte sam yeli gibi esen Adana Demirspor, şu sıralar bu yanlış yapılaşmanın bedelini ödüyor. Amma velakin temeli sağlammış ki ,alt yapısı ve alt yapısında gelecek vaat eden gençlerle yola devam ediyor. Ya olmasaydı ? . O gençler bu gün aslanlar gibi mücadele edip kendilerini geliştiriyorlar. Bu gençler eğer kadro dağılmaz ise önümüzdeki sezon TFF 2 ligte Adana Demirsporu yine yukarılara taşıyabilirler. Ben onları üzülerek değil, sevinerek izliyorum. Son olarak Coruma son ana kadar nasıl direndiler. Geliştikçe bu direnç dahada güçlenerek yol alır. Gelelim Demir Ege olayına ,gecen yıl belli bir transfer şartı ile Portekiz ligine kiralanan ,buradaki çıkışı ile ederi Yükselen Demir Egeyi gittiği kulüp( Rio- Ave ) opsiyonu kullanmayınca tekrar Beşiktaşa dönmüş tü. Şimdilerde yine gidişi konuşulan Demir Ege 7.5 Milyon EURO ve de bir dahaki olası satışından bonuslarla birlikte yüzde yirmilik bir pay şartı ile Portekiz ekibi Bragaya gitmesi hemen hemen kesin değil, gitti bile. Kim kazandı ? Beşiktaş kazandı ,kim kazandı Demir Ege kazandı. . Yukarıda ne demiştim alt yapısı olmayan bina çökmeye mahkumdur, sağlam bina için temel çok önemlidir. Bakın alt yapıdan çıkan bir oyuncu size ne kazandırıyor. Öyleyse bu Sakaryasporunda kulağına küpe olsun. FİFA dosyaları temizlemek ,yarınlarını paralı transferler yüklemek yerine, alt yapınıza, Sakaryasporun geleceğine katkı yapacak gençlere kuçak açın ,onlara şans verin. Bakın Kayseriden aldığımız Arif Sakaryasporda alt yapı eğitimi almış, oradan Kayseri’ye gitmiş bir oyuncu resmidir. Ben yeni yönetimin bu konuda da bir açılım yapacağını düşünüyorum.
20 OCAK ,7 EYLÜL ( İçinde hüzün yatan iki kazanın bıraktığı izler)
Gecen hafta 20 Ocakta 1989 yılında Malatya deplasmanına giderken Samsun kafilesinin Havza yakınlarında geçirdiği kazada yaşama veda edenlerin anısına mezarları başında dualar edildi, saygı duruşunda bulunuldu. O günlerde tüm Türkiye’yi yasa boğan bu elim trafik kazasının üzerinden tam 36 yıl geçmiş. samsunspor camiasının yöneticisiyle , taraftarlarıyla ,alt yapı oyuncuları ile o gün yaşama veda edenlerin başında toplanıp onları anmaları,onlar adına dua okumaları izlerken, benim aklım bu sefer 7 Eylüle takılı kaldı. Samsundan kazasının ardından 13 yıl sonra bu sefer Sivasa maça giden Sakaryaspor kafilesinin Yozgat yakınlarında geçirdiği kaza geldi aklıma .Bu kazada tüm Türkiye’de infial yaratmıştı. Samsunlular kaybettiklerini mezarları başında dualar eşliğinde anarken bu güne kadar biz ne yapmışız? Sadece medyada bazı kalemler Sivas yolunda kaybettiğimiz başta Aykut Yiğit olmak üzere diğer kaybettiklerimizi anmışız o kadar. Acaba 7 Eylülde bizde Samsun örneğinden yola çıkarak Sivasa maça giderken yaşama veda edenleri anamaz mıyız, Çok mu zor ? kaybettiklerimiz ayrı ayrı yerlerde yatabilkirler.7 Eylülde hiç olmazsa Aykut Yiğidin mezarı başına giderek ,hepsi adına dualar edilemez mi ? Bakınız beyler bir kulübün açı tatlı günleri yeri ve zamanı gelindiğinde usulüne uygun olarak anılmazsa, o kulüp geride bıraktığı değerleri unutulur kulüp büyük kulüp olamaz.. Tarihini unutan ,tarihine sahip çıkmayan kulupler bazı değerlerini kaybeder. Ben seneye 7 Eylülde mevcut yönetimin kurucu Başkan Etem Borandan başlayarak ,Kral Aykut Yiğidin mezarı başına giderek olması gereken vefa örneğini sergilemesini bekliyorum ve bu düşüncemi Enes Zengin Başkanın önüne yuvarlıyorum.
KAYNARCA,SİNANOĞLU ,PAZARKÖY HATTI
Süper Amatör kümede onbeşinci hafta geride kalırken Kaynarcaspordan sonra ,Sinanoğlu ve Pazarköy Eğitim lige havlu attılar. Sezon başı Yuvarlak Süper Amatör kümeye çıktı, sevindi ,kupasını aldı ama lige katılmadı. Bravo güçlerini test etmişler bu işin ağırlığı altında ezilmemek adına köylerine dönmüşler. Süper lig ağır lig, Süper ligte arkanda güçün yoksa,alt yapın yoksa ,paran yoksa bu lig size lüks gelir. Süper lig herkesin gelip göreceği ,galipte oynayacağı zor bir lig. Her gelen ,böyle bir hedefi olanlar bunları hesaba katarak süper lig çeşmesinden su içmeye çalışsınlar. Benim bir tezim var ,yeri ve zamanı geldiğinde gündeme taşırım, bu günde bu konuya uygun olarak yineliyorum, Küçük köyün üzerine büyük hayaller yükleyemezsiniz. Kaynarca ufacık bir ilce ,Sinanoğlu ufak bir Belde ,Pazarköy Eğitim Akyazı futbolunun içinde ufak bir köy. Bu takımların başına bazen gözü yüksekte olan yönetici tipleri gelir, iş olsun ,nam olsun diyerek bir takım yatırımlar yaparlar ve Süper lig havası atarlar. Ben bu takımların Süper Amatör kümeye çıkışlarını böyle okuyorum. Süper lige çıkmalarına sözüm olmaz,amma velakin bu ligin havasına suyuna alışmak adına taşıma suyla değil, alt yapı zenginliğine güvenerek, kendi çocuklarınızla bu ligin içinde gezerseniz uzun ömürlü olursunuz. Örnek mi Harmanlıkspor, Örnek mi Erenlerspor, Örnek mi Tekspor..Kısacası toplama suyla değirmen çok uzun süre un öğütmez. Bu gün Kaynarca, bu gün Sinanoğlu ,bu gün Pazarköy Eğitimin ligden çekilişlerini böyle okuyorum. Daha önce bir Hendek Dereköy vardı, nerede şimdi ? Bu kervana gün gelirde Akçay,gün gelirde sapanca Kurtköy katılırsa da bu günden söyleyeyim hiç şaşırmam. Gördüğüm kadarıyla bu iki takımda bu günlük para gücüyle Süper yürüyüş içinde geziyorlar.
HER İYİ FUTBOLCU İYİ TEKNİK ADAM OLURMU ? ( Alexs Yine kovulmuş )
Fenerbahcede oynadığı futbolla gönüllerde taht kuran Alexs Souza aynı başarıyı teknik adamlıkta gösteremiyor. Futbolu bıraktıktan sonra teknik adamlık serüvenine Türkiye’de Antalyasporda başlayan Brezilyalı yıldız, burada ilk deneyiminde başarısız olunca, Antalya yönetimi tarafından görevine son verilmişti. Alexs Antalyadan sonra ülkesinde Brezilya Parana Eyalet Operario -Pr.takımında ki teknik trektörlük görevi de uzun sürmedi. Bu sezon dört maçta üç yenilgi ve bir beraberlik sonrası Alexs Brezilya’daki takımından da kovuldu başlığı bana değil, oradaki gazetelerin attığı başlık. Ben bu konuda şunu demek isterim her iyi futbol geçmişi olandan iyi teknik adam olur örneğini çoğaltmak mümkün değil. Bunun örnekleri Türkiye’de ve dünya futbolunda yığınla var. İsim isim saymaya kalkarsak buna benim sofra yetmez. Bu nedenle de Türkiye’de Fenerbahçe’de futbolunu üst seviyeye çıkartan Alexs Sauzanın yolun başında başarısız olmasını yadırgamamak gerek. O bu uğurda ortaya atılaçak tek isim değil. Bu konuda şu da bir gerçek, Futbolda teknik trektörler çoğunlukla futbolun içinde belli bir ivme kazanan eski futbolculardan karşımıza çıkıyor. Bu bizim ülkemizde olduğu gibi Avrupa’da ve de dünyada da böyle sürüp gidiyor. Başarılı olanlar yol alırken başarısız olanlar devre dışı kalıyor. Alexsde bu örneklerden sadece biri.
TEŞEKKÜR PLAKETİ VE ASLAN SABİBOĞAYA
Belki erken bir yazı olacak ama, iddia ve bahis olayları sonrası boynu bükük ,çaresiz kalan hakem evinin, fedakar hakem ordusuyla bu işin üstesinden gelmesini hayranlıkla izliyorum. Bazı kendilerini Hakem evinden büyük gören ,Hakem evinin maç alma kritizelerine uymayıp kendi başına hareket edenlere inat, İHK Hakem atama sorumlusu Engin Bıçak önderliğinde bu kritik sürece birer ikişer maç alarak katkı sunan ( Hiçbir beklentileri olmamasına karşın ) Babadan hakem Özcan Kılıckeser ,Levent Toz, Zeki Erdem Şen gibi tecrübeli isimlere ilave olarak Klasman orta olan Y. Aytekin Atabek, Alperen İnanır ,klasman beklentileri olan Bedirhan Gökdemir, Serhat dönmez gibi, Ö. Faruk Kılıc gibi ,E. Ensar Kurt gibi ,Muhammed kantaroğlu ,Yasin Öztürk gibi hakemlere ben buradan alkışlarım eşliğinde teşekkür plaketi gönderiyorum. Daha bir çok isim var, unuttuklarımda olabilir bu sürecin içinde bayan hakemlerde yer alıyor. Zor günlerin aşılması adına efor sarfeden ,emek veren hakemlerin içinde Akyazılı hakem ismi bir hayli fazla.. Bir kaç istisna hariç Akyazının Sakarya’yı taşıyan ilce olmasına sevindim. Bunların içinde bir çoğulunda klasman beklentisi olması ayrıca bu işin sevindirici bir yanı. Demek ki Akyazı hakemliği üst sıraları zorluyor. Bu konuyu neden dilime doladım? Daha öncede yazdım ağbi olmak ,önder olmak kolay değil. Bu gün bu işi doğru yapmayanlarla, yapanlar yarın hakemlikleri bittiğinde ayrı ayrı sorgulanırlar. Hakem evi tarihi bunlarla doludur. Bu yüzden Unutulmamak, hakem evi duvarları arasında isminizin hep anılması ,iyi anılması sizin elinizde . Gelin bu konuya bu günden farklı bir anlam yükleyelim. Bu gün zor şartlarda görev yapanlara ASKF olsun, F.İ.T olsun sezon sonu sevgi plaketi sunmalı .Hakem evi bu hakemlere sezon sonu teşekkür yemeği vermeli. Bu çoçuklar bunu fazlasıyla hak ediyorlar. Gelelim Aslan Sabiboğa olayına ,bu günki genç nesil onu tanımaz, Aslan Sabiboğa TEAŞ ta Müdür yardımcılığı yapmış, hakemlikte klasman görmüş, Hakemliğe İHK Başkanı ve dernek yöneticisi olarak hizmet veren,bu hizmetleriyle iz bırakan eski bir hakem evi büyüğü. Gecen haftaki yazımda bu gün hayatta olan ve rahmete ermiş olanlara hakem evi Anma turnuvaları yapmalarını önemserken, onlara bu uğurda bazı isimler önerirken Aslan Sabiboğa ismini unutmuşum. Bu benim kusurum olarak bir kenara not edilirken, umarım bu gün bu organizasyonları düzenleyenler Aslan sabiboğa isminin yanına Mehmet ömez isminide ekleyerek bir kenara not ederler. Rahmete erenler içinde sıcak bir ayrılık Fethiye’de yaşama veda eden eski Klasman hakemi, Dernek Başkanı ,Eğitimci Muzaffer Serte de umarım bir gün anma sırası gelir.
BEŞİKTAŞ KURTULDU ( RAFA SİLVA GİTTİ )
Ben bu yaşa geldim Rafa Silva gibi bir oyuncu ve yaptıklarına tanık olmadım. Ben sporcunun zeki ve ahlaklısını severim diyen Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ne kadar haklıymış. Kulüpler bir oyuncuyu alırken futbol kalitesinin yansıra yaşam tarzını, ahlaki yapısını da test etmek zorunda olduğunu Rafa Silva olayından sonra iyice beyinlerine yerleştirmişlerdir diye düşünüyorum. Beşiktaş bu işten en az hasarla kurtulurken, Portekiz ekibi Benfica Rafa Silvayı kadrosuna katarken ne kadar yıllık ücretle anlaşmış biliyormuşsunuz? 2.200 Bin EURO. Beşiktaş’tan yıllık ne alıyordu 6 Milyon EURO. Bu işte bir iş var. Bir futbolcu üçkatı para kazandığı bir futbol evinden ayrılıp ülkesine neden döner ki ? Buda bende bu ayrılışta soru işareti bırakan bir ayrıntı olarak kafamı kurcaladı. Neyse öyle veya böyle ,Rafa Silva giderken Beşiktaş bu ayrılığı duyururken, ardından hizmetleri için ona teşekkür etmemesi Rafa Silva efendinin kulağına küpe olsun. Bu transfer hikayesi ibretlik transfer olarak İstanbul’dan Portekize uzandı. Benfica alsın hayrını görsün.
