Salı Sofrası
Umut öpücüğü
Tam her şey bitti dediğimiz anda ,tam farklı hesaplara kafa yorduğumuz anda son saniyede gelen Ruanın şık plase golü bizi, düşememek adına girdiğimiz yarışın içinde tuttu. Geride ol sakta Vanspor gibi bulunduğumuz ligin iyi bir takımını koro kor oyunla yenmemizde, teknik adamın Yerlilere olan güveninin içinde yatan mücadele gücünün artmasının önemine vurgu yapmak gerek. Keciörengücü maçının kadrosuna dokunmadan ,Van karşısına çıkan Sakaryaspor, futbol şansını da yanına aldığı anlarda ,yeni oyun formatı içinde olumlu işler yapan Fofanayla bulduğumuz süpriz, şık gol bize ilk yarının mükâfatı oldu. Bir dakika evvel Vansporun gollük atağına geçit vermeyen Szumskinin kurtarışı sonrası gelen Fofana golü ilk yarı için üç puan hesaplarını Yeşil Siyah futbol evinin önünde yeşerdi. İkinci yarı neler oldu? Çok şeyler beklediğimiz Melihin peş peşe kaçırdığı iki pozisyon sonrası Vanspor cezayı kesti skor eşitlendi. Maça gelen dengeden sonra Vansporun atak oyununu içinde yüreğimizi ağzımıza getiren pozisyonlar yaşadık. Bu dakikadan sonra Teknik adam dokunuşları devreye girdi. Sağ taraftan Serkan ile yapılan bindirmeleri sol tarafta göremeyince hücumda bir yanımız topal kaldı. Hucum da Poyraz Efenin ağır tank gibi oynaması, çabuk olmaması sonrası istediğimiz pozisyonlar çöpe giderken, Kwahane ile Emrecan Terzinin oyuna girmesiyle sol tarafın ofansif anlamda ayaklanmasına tanık olduk. Kwahane ile Emrecan terzinin bindirmeleri bizi karşı kalede etkili olmaya itti. Ancak Burak’ın ıskasında Vanspor yüzde yüz gollük pozisyonda Szumskinin devreye girmesi maçı son anlara kadar 1-1 le taşıdı. Ve mutlu son ,Kwahane ve Emrecan Terzi ile girişine atakta Kwakanenin kestiği topa Ruanın devreye giren şık son saniye golü Yeni Atatürk stadını bayram yerine cevirdi. Böylesi galibiyete öylesine hasret kalmışız ki, son saniye golü oyun alanının yeşil siyah bölümünü bayram yerine cevirdi.
NOT Cuma günü bayram. bayram öncesi Ramazanın son haftasında elde edilen Van galibiyeti bizi Serike zinde çıkaracak. Bu arada Sofranın okuyucuları ,şeker tadında ol masada usuldendir ,bayramınız kutlu olsun. Umarım Şerikte çifte bayram yaşarız. Yaşamazsak ne olur ? Düşünmek bile istemiyorum. Van maçıyla yeni bir sayfa açtık, umarım o galibiyet milat olur.
VAR VE RUAN
Sakaryasporun Pena ile attığı gol Vara takıldı. Melihin toptan sonra rakibe gelen ayak darbesi için Vara çağrılan Hakem ,Var incelemesi sonrası golü iptal etti. Oysa o pozisyon öncesi poyrazEfe topu kaleciye nişanlamasaydı, maç orada kopacaktı .Poyraz Efe demişken bu kardeş bu takımın santraforu değil diyeli çok oldu. İyi niyetinden şüphemiz yok, koşuyor, rakibe pres yapıyor ama gol noktalarında çok fazla ortalıkta gözükmüyor. Gözüktüğü anların içinden takıma çok az katkı sunduğunu buraya not etmek gerek. Bu çocuk Zwolskinin genç olanı o kadar. Aynı Var Vansporun attığı gol öncesi Emre Demire gol öncesi yapılan faul içi Hakeme inceleme talimatı gönderdi. İnceleme sonrası Vansporun gollüde iptal edildi. Yani Varda yaşanan iki pozisyonda bana göre inceleme sonrası doğru karar çıktı. Gelelim Ruana Göztepeden aldığımız futbol kalitesi iyi olan Ruanın son saniyede attığı şık plase gol sonrası üst üste gördüğü iki sarın kart sonrası çıkan kırmızı kartta bir futbol isyanı, bir kazanma hırsı yatıyor. Görülen oki takım olarak Sakaryaspor biz daha ölmedik der gibi oynamaya başladık. Ah birde bu hırsımızı gol noktalarına da bir yüklesek var ya ..
VAN GALİBİYETİ NEDİYOR ?
Sakaryasporun Van galibiyeti ikinci yarının en anlamlı ve de bizi düşmeme yarışı içinde umutlandıran üç puan oldu. Serik ve Sarıyer’in kazandığı hafta puan kaybı yaşasaydık biz bu gün buraya farklı şeyler yazardık. Van galibiyeti başka ne anlatıyor? Futbolcular ikinci yarıdaki bir çok maçta sergiledikleri uyuşuk oyunun içine mücadele ve kazanma hırsını yüklediğini, Mustafa Dalcınında bu gelişen oyun anlayışına önemli bir yükleme yaptığını da söylerken onun teknik adam aklına da buradan pay uzatmak gerek. Gerek Keçiörengüçü, gerekse Vanspor maçındaki oyuncu tercihleri Sakaryaspora yeni bir kimlik yükledi. Bu takımın sağ tarafı iyi çalışıyor. Serkan’ın bindirmeleri bize pozisyon üretirken, onun boşluğunda, doğan kritik rakip hücumları için oraya önlem alam notunu teknika damın önüne yuvarlıyorum. Sol tarafımız çalışmıyordu, Van maçında Kwanao ve Emrecan Terzinin o bölgeye gelmesiyle ,bu sorunun ortadan kalkacağını gördük. Alla tin iyi bir kesici ama hücum yönü zayıf. Emrecan terzinin ona göre artısı gençliği ve sol kanattan bindirmeleri içine yüklediği kale içine kestiği olumlu toplar. Emrecan terzinin defansif özelliği de olsa ben derim ki bu çocuk Kwaneo ile bizi sol tarafta uçurur.
EŞİL SİYAH ÇARŞAMBA
Sakaryaspor gecen hafta içinde üç puan hesapları için çıktığı Ankara deplasmanından bir puanla döndü. Teknik adamın yabancıların çoğunu kulübede bırakıp, yerlilerle çıktığı maçta ,Her gelen teknik adamın vazgeçilmezi Mete Kaan’ın sakatlanması sonrası ,bana göre her haluk arda oyun içinde olması gereken Penanın oyuna girmesiyle yeşil siyan oyun ateşlendi. Bu süreçte ,Alaattin’in sol beke ,penanın orta sahaya gelmesi oynanan oyuna canlılık kattı. Nitekim golün oluşumunda Penanın Serkana ,Serkan’ında şık asistine koyulan Poyraz Efe ayağı Sakaryasporu Ankarada öne geçirdi. Sakaryasporun iyi başladığı oyunda Poyraz Efenin asistinde Emre Demirin golünün, Var müdahalesiyle ofsaytta takılmasının ardından, ilk anlarda enerji ve umut yüklü Yeşil Siyah oyun durağanlaştı. İlk yarının kalan dakikalarında Keciörengücünün de bir golünün Vara takıldığına tanık olduk. Sonra akıllanmadık Serkan’ın yanından arka direğe yapılan ortada ne stoberimiz, ne sol bekimiz ortalarda görünmeyince gol geldi. Sonra ne oldu ,maça çıkarken kafasındaki oyun gurusunda yerlilere öncelik tanıyan Teknik sorumlumuz peşe peşe, yabancı tercihlerini devreye soktu sokmasına da , bir türlü hücum aklımız ayaklanmadı. Maçın son anları ise tam bir kabus dolu pozisyonları önümüze koydu. Ankara ekibi bir pozisyonda önce direğe ,sonra kaleci Szumskinin müthiş refleksine takıldı da elde olan puan umut puanı olarak cepte kaldı. Kurtuluş için her maç için öncelikli olarak üç puana endeksli Sakaryasporun , Ankara’dan getirdiği bir puan, son anlarda yaşadığımız pozisyonda direklerin ,rakibin beceriksizliği, kaleci Szumskinin müthiş kurtarışı sonrası elde kalan bir puana ,umut puanı olarak bakmak gerek. yeter mi ? Tatbiki yetmede ,ne yapalım işimiz Allaha kaldı elde kalana bir umut diye bakarak kendimizi teselli edelim. .
HAKEM ,HAKEM,HAKEM CESUR OLACAK
Beşiktaş Galatasaray maçı sonrası yaşanan hakem faciasının ardından BJK camiası ayaklandı, Sergen Yalçın ekranlardan ağzına geleni söyledi. Hakem yorumcuları boş durur mu onlarda hakem için darağacı kurdular. Haksızlar mı? Tabi ki değil, maalesef genç Ozan Ergün ,Vardaki kardeşler son derbiye verdikleri, veremedikleri kararlarla damga vurdular. Bakın efendiler insanın olduğu yerde hata olur ,hakemler için de iyi hakem ,kötü hakem vardır, ama art niyetli hakemlerin olacağına ihtimal vermiyorum. Her maç sonrası hakemin, hakemlerin konuşulduğu tek ülke belki de Türkiye’dir. Bu okuldan iyi öğrenci çıkmaz diyen Cem Dizdar, Hakem cesur olacak, korkak adamdan hakem olmaz diyen Erman Toroğlunu tespitlerine ben farklı bir kanaldan başkacam. Bu gün Türkiye’de kurumların liyakatsız ellerde olmasının, TFF nin başındaki kabadayı kılıklı Başkanın ,eski hakemlere operasyon düzenleyen yeni kuşak hakem için düğmeye basan, hakemlikte adı sanı bilinmeyen MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun bu gün gelinen noktada hiç mi suçları yok. Maça çıkmadan önce ben hata yaparsam TFF Başkanı ne der, MHK bana maç verir mi diye kafası karışık hakemlerden sağlıklı çocuk nasıl doğa?. Eski Türkiye’de hakemler bu konuda valla daha çok rahattı: Nerden mi biliyorum, ben o süreçte hakemlik yaptım. O zamanda bazı eyyamcı hakemler vardı, bu gün bu sayı dahada çoğaldı. Hakemler yenilenmeli, genç jenerasyon hakemler gelmeli diyen çok bilmiş Erman Toroğlu, bu gün bu yeniliğe en fazla sallayan ,eline kılıcı almış bir bilen rolünde ahkam kesiyor. Değişim ,gençleşme pat diye yerine oturmaz, bunun için zaman gerekte bu TFF ile Bu MHk ile, bu gün kendi çıkarlarından başka bir şeyi görmeyen takım modellerinin yoğunluğunda, şampiyonluğa kilitlenmiş takımların yer aldığı bizim ligde , bu hakem evi zor düzelir değil ,düzelmez. Çünkü ne TFF de ne MHK de işin ehli olanlar yer almıyor. Şimdi merak ediyorum Konya’nın Galatasaray’ı yendiği maçta, Var uyarısı ile GS golünü ofsayt gerekçesiyle iptal eden ,kamuoyunda onun bu kararına Sarı Kırmızılı Troller değil de, aklı selim yorumcuları çoğu Atilla Karaoğlandan yana tavır alırken MHK ne yaptı ? Ne olacak GS korkusuyla Atilla Karaoğlanı hem kupada hem liglerde kızağa çekti. Sanırım Ozan Ergün ünde kaderi böyle olacak. Bakın efendiler bu kafaların yönettiği hakem evinde huzur ,kendine çok zor yer edinir. Ne diyelim bu günün zor koşullarında görev yapan hakemlere Allah hakem şansı versin.
HOŞ GELDİN K.AKINSPOR,HOŞ GELDİN KIŞLAÇAY
Karaptiler Akınspor ve Kışla çay daha önce yer aldıkları Süper lige geri döndüler. Bu işi başaranları tebrik etmezsek ayıp olur . Ancak gelin bu takımların yapısına bir bakalım. Benimde bir zamanlar formasını giydiğim K. Akınspor Süper lige daha öncede bir çok kez çıktı düştü. Bu bir ilk değil. Futboldaki mazisi bu şehri de kök salmış, ismi amatör futbolda ünlenmiş bir kulüptür. Bu sene maçlarını kendi evinin yemyeşil cimleri üzerinde değil, peşinde taraftar olmadan sentetikte oynayan K. Akınsporu lige çıkaranlara soruyorum, bu takımda Karaptiler kökenli oyuncu var mı? Bu takımın başı sıkıştığında başvuracağı alt yapısı var mı ? Yok. Öyleyse ne yapacaksınız? K. Akın ruhundan bir haber, kendi teknik adam resmini güçlendirmek adına ,son yıllarda sarı Lacivert futbol evinden ayrılmayan teknik adamın vereceği rapor doğrultusunda ,artacak giderler için, gideceksiniz Başkan Özkan Harmanlıyla beraber, İsmail Başkanın kapısında yatıp kalkacaksınız. Bu anlayışla çıksanız ne olur ,çıkmasanız ne olur. Bu süreçten birileri yani paraya dayalı sistemde, dün olduğu gibi bu günde kulüp kovalayan futbolcular karlı çıkar. Alt yapısı olmayan Kışla çayında K. Akından bir farkı olduğunu düşünmüyorum. Süper lige çıkmak önemli değil, önemli olan bu ligte kalıcı olmak, önemli olan bu süreçte alt yapıyı hareketlendirmek. Bu ligin zorluklarını zamanında aşan rahmetli Vedat savaşın size bıraktığı futbol not defterini iyi okuyun. Son bir hatırlatma Sinanoğlu çıktı, ne oldu ? Kaynarca çıktı ne oldu ? Siz çıktınız ne olacak ? Çıkarsınız düşersiniz ,bu sürecin içini iyi okumazsanız gelecek için plan projeniz olmazsa, çıktığınız gün attığınız şampiyonluk turu ile o anın coşkusu ile bir süreliğine mutlu olursunuz, o kadar. Ben K.Akınsporun Erenlerde attığı şampiyonluk coşkusunu böyle okudum. Siz ne düşünüyorsanız bana yazında bende okuyayım.
BURHAN USLUYU ANARKEN
Burhan Uslu Sakarya Hakemliğinin geride bıraktığı iyi resimlerden biridir. Burhan Uslu benim hakemlikte emekleme yıllarımda elimden tutan, hakemlik adına bana bilgi yükleyen kişinin adıdır. O Burhan Uslu erken sayılabilecek bir yaşta ,bu dünyadaki yaşam nöbetini tamamlayıp aramızdan ayrılışının 15 yılını 10 Mart itibarıyla geride bırakmış. Yıllar su gibi akıp gidiyor. Ondan Sonra Zeki Konak, ondan sonra Ziya Semiz, ondan sonra A.Kadir Aypek ,ondan sonra İlhan Okyar, ondan sonra Muzaffer Sert hakem evinin ebediyete taşınan isimler oldular. Burhan Uslu benim için özel bir abi, özel bir dosttur. Ölüm yıldönümlerinde onu anarken hüzünleniyorum be dostlar. Hiç unutmam Klasmanda orta hakemliğe yükseldiğim günün müjdesini vermek adına bir koşuda bana bu müjdeyi verip, beni kucaklamıştı. Han ki birini anlatayım, onunla ilgili anı defterim o kadar kalabalık ki, açtığım her bir anı sonrası yüreğimi hüzün kaplıyor. O bana hakemlik yıllarımda çırak derdi, bende ölümünün 15 yılında ruhun şad olsun Usta mısralarıyla kucaklıyorum. Bir gün buluşacağız be usta ,bizde o kulvara çoktan girdik, zamanımızı bekliyoruz. Burhan Usluyu anarken hala onun hasretiyle yanıp tutuşan eşi Nejla Usluya ,çocuklarına sabırlar deliyorum.
BİR TURNUVADAN ÖTE (SAKARYA ÜNİVERSİTESİNİ KUTLARIM )
9 Mart Pazartesi günü Sakarya Üniversitesinde Tıp fakültesinin düzenlediği bir turnuvanın finali Sosyal Medyada gözüme çarptı. Sonradan öğrendim ki O Okuldan emekli, spor yüklü bir insan olan Recep Erenin isim babası olduğu bu organizasyon SMD ( Kas hastalığına ) dikkat çekmek adına yapılmış. Düşünenleri ,bu işi vizyona koyanları kutlamak gerek. Turnuvanın finalinde bizim ilin FİFA hakemi Atilla Karaoğlanın düdük çalması, Sakarya’nın son yıllarda yetiştirdiği en önemli futbolcu fikürü olan Tuncay Şanlının kapanış akşamında sahne alması çok hoş olmuş. Tıp fakültesinin son yıllarda ülkemizde baş gösterme SMD Kas hastalığına dikkat çekmek adına attığı bu adımı önemsemek gerek. Şehirin muhtelif yerlerine kurulan yardım stantlarına tercümen olacak bu girişime, umarım devlet büyükleri de uzattıkları devlet elini dahada genişleteceğini düşünüyorum. Bu işi kurumlara ,Valilik eliyle yapılan yardımlara bağlı kılmak, koskoca Türkiye Cumhuriyetine yakıştığını düşünmeyi benden kimse istemesin. Kurumlar, Bireyler ,yardımseverler tabi ki bu işin içinde olacaklar, ancak Devlet bu uğurda çekilen bayrağın daha önemli bir parçası olmalıdır diye düşünüyor ve bu düşüncemi buraya not ediyorum.
BİR TURNUVADAN ÖTE (SAKARYA ÜNİVERSİTESİNİ KUTLARIM )
9 Mart Pazartesi günü Sakarya Üniversitesinde Tıp fakültesinin düzenlediği bir turnuvanın finali Sosyal Medyada gözüme çarptı. Sonradan öğrendim ki O Okuldan emekli, spor yüklü bir insan olan Recep Erenin isim babası olduğu bu organizasyon SMD ( Kas hastalığına ) dikkat çekmek adına yapılmış. Düşünenleri, bu işi vizyona koyanları kutlamak gerek. Turnuvanın finalinde bizim ilin FİFA hakemi Atilla Karaoğlanın düdük çalması, Sakarya’nın son yıllarda yetiştirdiği en önemli futbolcu fikürü olan Tuncay Şanlının kapanış akşamında sahne alması çok hoş olmuş derken Tuncay Şanlı uçağını kaçırdığı ve Sakarya’ya geç döndüğü için anlamlı geceye katılamadığını önüme bir not olarak uzatıldı. Olsun halisane niyet iyi. Tıp fakültesinin son yıllarda ülkemizde baş gösterme SMD Kas hastalığı na dikkat çekmek adına attığı bu adımı önemsemek gerek. Şehirin muhtelif yerlerine kurulan yardım standlarına tercümen olacak bu girişime, umarım devlet büyükleride uzattıkları devlet elini dahada genişleteceğini düşünüyorum. Bu işi kurumlara ,Valilik eliyle yapılan yardımlara bağlı kılmak, koskoca Türkiye Cumhuriyetine yakıştığını düşünmeyi benden kimse istemesin. Kurumlar, Bireyler ,yardımseverler tabi ki bu işin içinde olacaklar, ancak Devlet bu uğurda çekilen bayrağın daha önemli bir parçası olmalıdır diye düşünüyor ve bu düşüncemi buraya not ediyorum.
İKİ İFTAR İKİ RESİM
Ramazanın bitişe koştuğu günlerde Sporkokan iki iftar peş peşe devreye girdi. Önce geleneklerine sıkı sıkıya bağlı Harmanlıkspor ,ardından Hakem evinin iftarları spor ağırlıklı yüzüyle yaşandı ve önümüzdeki seneye taşındı. Önce Harmanlık iftarına göz ucuyla bir bakalım. Son yıllarda bu kadar kalabalık her yere dokunan bir yeşil Beyaz iftara tanık olmamıştım. Sanırım genişleyen yeşil beyaz bir yelpaze var. Bu günki başkan İsmail Yağlara buradan pay uzatmak gerek. Harmanlık iftarına ilgi o kadar yoğundu ki bir ara ac kalırız diye korktuk. Pidenin yetmediği, azda olsa bazı konukların yemek yemeden gittiği Harmanlık iftarının yeşil beyaz lezzeti içinde bu eksikler arada kaynadı gitti. Harmanlıksporun mütevazi bir sent takımı olarak unutulmaya yüz tutan Ramazan iftarlarında sergilediği birliktelik resmine ( İçinde eksik halkalar olsa da ) buradan alkış göndermek gerek. Hakem evine gelince ,bu seneki iftar bu işleri bilen yeni Başkan Ahmet Öztürk eşliğinde yapıldı. Onun kafasından çıkan kendin pişir kendin ye projesi eşliğinde kimseye yük olmadan ,daha ucuz şartlarda yapılan ifratın içindeki resimde genç kuşak hakemlerle ,eskilerin kaynaşmasını sevinerek izledim. Başkan Ahmet Öztürk’ün bir çok eski hakeme ulaşıp onları iftar lezzeti içine ortak etmesi, İddia ve bahis olayı kurbanı hakemlerinde iftarın içine ortak ederek onlara moral ve sevgi gönderilmesini , camianın birlik beraberlik resmi vermesi, hoş bir ramazan anısı olarak geride kaldı. Umarım Ramazanda atılan birliktelik mesajı diğer günlerde heba olmaz. Hadi bana afiyet olsun.


