1. Haberler
  2. Spor
  3. Salı Sofrası Vurkoviç ipi çekti

Salı Sofrası Vurkoviç ipi çekti

featured

Salı Sofrası

Vurkoviç ipi çekti

Sakaryaspor yeni Sakaryaspor uyum süreci yaşıyor, yeni Sakarya sporun hücum gücü sıfır,Sakaryasporun puan sal telaşı var, Sakaryasporda yeni oluşan takımı ayaklandıracak teknik adam aklı yok. Geldiği ilk iki hafta eldeki malzemeyi daha iyi kullanan takımın savunma yüzünü hücumla buluşturmaya gayret eden Hakan Kutlunun eli zenginleştikçe ,her önüne gelene forma uzattıkça saçmaladı. Erzurum maçında da saçmalamaya devam etti. Bu takım üç beş iki oynamaz. Senin bu oyun formatında ilerde pozisyon üretecek, topu tutacak santraforun yok. Senin sakatlığı nedeniyle gönderdiğin Kakuta gibi, seni ileriye taşıyacak bir futbolcu aklın yok. Senin takımında yerliler sıradan . Git Alpaslan dediğiniz Alpaslan senin bu takımda tuttuğun Emre Demirden bu takımda forma verdiğin Mete Kaandan vallahi billahi daha iyi adam.  Antalya’dan aldığın Poyraz Efe sana hayat verecek vurucu tim değil, Başakşehirden aldığın Fofana senin aradığın orta saha değil. Gelen yabancılar bayağı eli ayağı düzgün ama hücumda adamın olmayınca ,hücum gücün olmayınca onlarda gol üretmek adına bireysel takılınca olanlar oldu. Erzurum bizden iyi takım, onlar takım gibi takım. Zaten sıralamadaki yeri bunu gösteriyor. Biz takım olmak adına çabaladıkça batıyoruz. Onların kadro kalitesini gördünüz, çıkanların yerine giren yabancıları gördünüz.  İlk yarıda rakibe pozisyon vermeyen Sakaryaspor, ikinci yarıda ön alan baskısını kıramayınca   Vurkovicin tam kritik eşikte kaptırdığı top sonrası gelen golle  puan hayallerimiz bitti. Bana göre Erzurum atmadı, daha öncede ikinci bölgede top kaptıran Vurgoviç konuk takımın ekmeğine yağ bal süren hatayla gecenin umut kokan ışığını söndüren oyuncu oldu. Futbol hatalar oyunu da bu kadar hatada Vurgoviç gibi deneyimli bir oyuncuya yakışmadı.  Bakın efendiler Rüstemlerde toplu resim vermekle bu takım ayaklanmaz. Bu transfer aklı, yeni yapılaşma fos çıktı. Umarım bir yerden başlarız ama içerdeki  bu ikinci yenilgi umut fenerinin ışığını büyük ölçüde karanlığa sürükledi. Bu yazı bugün Ömer sarıcanın Gündem 54 internet sitesinde okuyucu ile buluşacak. Umarım bu buluşma anı yaşanırken Hakan Kutluda bavulunu toplayıp Rüstemlerden ayrılan, sezonun üçüncü teknik adamı olur. Getirin Çoşkun Demir bakanı takıma hava gelsin. Yoksa bu Hakan Kutlu Sakaryasporu bir alt lige gönderdi, gönderecek. Yol yakınken, hala bir umut varken ,Rüstemlerde toplu resim veren yönetim buna teknik adam resmin ide eklesin.

Erzurum maçından bağımsız

Pazartesi maçlarını sevmiyorum. Ne den mi ? Neden olacak benim sofra Pazartesi sabahtan baskıya gidiyor. Böyle olunca da benim Pazartesi maçları için sofranın üzerine bu maçla ilgili koyacağım çok şey kalmıyor. Sadece maç öncesi iyi temenni o kadar. Gelin biz gecen hafta yı sallayan transfer haberleri, yapılan transferlere rağmen tatmin olmayan taraftar topluluğunun Sosyal medyanın  içine yerleştirdikleri tepkilere bir bakalım. Spor kamuoyunda genel kanı ilk yarıda23 puan toplayan bu takımın içinin bu kadar oyuncu ile doldurulmasına ben dahil hemen hemen her kesimden tepki yağmuru yağdı. Ortak nokta bir takımın genleri ile  bu kadar oynanmaz. Doğrudur, Rüstemlerde yaşanan transfer furyasının bu işe böyle bakması gayet normal. Erzurum maçından bağımsız başlığının içini doldurmaya devam edelim. Görülen o ki Cuma gününe kadar alınan futbolcular bir yana, gelen oyuculardan Poyraz Efe, Kerem, yabancı kontenjanı dolduran Fofana , ,FB alt yapısından Haydar alınsa ne olurdu, alınmasa ne olurdu diyenlere bende buradan el sallarım. Beşiktaş’tan Emre Terzinin takıma katkısını görmeden bir şeyler yazacak olursak ,savunmanın soluna bu yerin adamı olarak ona benden okey çıkarda, görmek lazım. Daha önce  Bolu  maçı öncesi kadroya dahil olan Arife ,Melih Bostana ,Göztepeden alınan Ruana sözüm yok. Bunlar bu transferde fütursuzca, hesapsız kitapsın telaşla atılan transfer adımlarıdır. Ne den mi ? Düşme korkusu bu gün transferde atılan adımlara yön verenleri  telaşa itmiş gibi gözüküyor. Eğer telaş aklın ,sağ duyulu düşünmenin önüne geçerse ,o evin futbol mutfağında iyi yemek  zor yapılır. Bir doğru üç yanlış karşınıza dikiyorsa, bu yapılaşma hamleleri, kulübe yükleyeceği yeni sorunlarında habercisi olur diyenler Rüstemlere bu mesajlarını yazılı ve sözlü olarak iletiyorlar.

HER YİĞİDİN FARKLI YOĞURT YİYİŞİ VARDIR

Bu yönetim  transfer tahtasını açıp, yenilenmeye giderken, takım içinde takıma faydaları olmayan, Sakaryasporun futbol aklını ileriye taşıyacak, yerli ve yabancı oyuncu tercihlerinin üç aşağı beş yukarı heyecan yarattığını da bir kenara not etmek lazım. Sakarya’nın özkaynak düzeninden çıktıktan sonra, takım takım gezen, uzun yıllar dışarıda ekmek yiyen, sırtından 54 numarayı çıkartmayan Burak Bekaroğlunun geriye dönüşünü de olumlu son gün transferi olarak bir kenara not ediyorum. Kolovetsiosun, Akuazakunun ,R, Kbiljaarın ,verim alanına mayan Vurgovicin gitmesine bende buradan parmak kaldırıp testek olurum. Polonyalı söz de golcü ZWolenskinin gönenilmesinin 45 milyonluk alacak hikayesine takılması olmasa, onunda gönderilmesi yerinde bir tesbit olarak bir yere not edilebilirdi. O gitmedi, Boluda onun yerine forma uzatılan Poyraz Efenin de bu gün ki zorlu sürecin oyuncusu olmadığını yazmazsam, yıllardır beynimde gezen futbol aklıma haksızlık etmiş olurum.  Amma velakin ,gidişlerin ,gelişlerin düşme hattının göbeğine yerleşen Sakaryasporun oyun formatına nasıl katkı vereceklerini de görmek gerek de, bu oluşan yeni Yeşil Siyah takımın önümüze koyacağı futbol ve sonuç verilerini görmek gerek.

YARGISIZ INFAZ

Sakaryasporda yeni yönetimin attığı transfer adımları şehirde infial yarattığını, not defterim yanımda  attığım Yeşil Siyah turda gördüm. Yönetime ve takımın yeniden yapılaşmasına katkı sunan Metin Çerlike sosyal medyadan edilen karamsar futbol atışları ,Metin Çerlike bu şehirde en çok güvenenlerden biri olarak benimde kapımı çalıyor. Metin Çerlik bu yeni yapılaşmada ne kadar özgür adım atıyor? Gün gelir bu sorunun cevabı önümüze konur. Ancak bu yönetimin ,Metin Çerlikin önüne  konulan Sakaryasporun bir çok hattı ile çökmüş oyucu grupunun zorunlu yenileme süreci içine konulmasını yadırgamamak gerekte ,bir farkla ,bu takımın içi temizlenirken, temizlenen yerlere yerli yabancı nokta trasferler yapılarken yeni transfer sayısı  bu sayı bu kadar çok abartılmamalıydı. Bu konuda son sözlerim ,bu yönetiminde aynı menajerle iş yapmasına şaşırdım. Giden yönetime oyuncu getirenler, bu yönetime de oyuncu getirdiğini birileri kulağıma üfledi. Yanlış üflendi diyen varsa bana yazsın.

TOPLU İMZA TÖRENİ

Sakaryaspor yönetimi Erzurum maçı öncesi Rüstemlerde toplu imza töreni düzenlemiş. Buyurun tam kadro yeni transferlerin isim listesi. Tam 13 yeni transferi, yemede yanında yat. Gelin  hep beraber okuyalım, Sergio Pena, M .Fofana, Ruan , Owusu İsmail’e Sorro, Arif Kocaman, Burak Bekaroğlu ( Bizim Çocuk ) Haydar  Karataş, Kerem Şen, Ataberk ( Kaleci ) PoyrazEfe ,Emrecan Terzi ,Melih Bostan.  vay anam vay ,yemede yanında yat. Sezon başı olsa bu transfer resmini alkış yağmuruna tutardık da ,sezon ortasında bu kadar çok futbolcu transfer etmek neyin nesi be. Umarım bu resmin yeşil siyah rengi sezon sonu siyaha bürünmez. Yukarıda yazdık çizdik,  bu gün yaşananlara dilimizin döndüğünce tercüman olmaya alıştık. Soruyorum arkadaş bu takıma bu kadar oyuncu yükleme işi kimin eseri?

FUTBOL AKLI DEDİK,YÖNETİM KAKUTAYIDA GÖNDERDİ

Gecen yıldan beri izlediğimiz Kakuta Bodrum maçında sakatlanıp uzun sayılabilecek bir süreçte  takımdan ayrı kalacağını düşünen yönetim ikinci transfer döneminin son gününde onunla da yollarını ayırdı. Takımı ileriye taşıyan tek önemli fikür olarak gördüğümüz Kakutanın gidişi bende süperiz etkisi yarattı. Sanırım yerine gelen yabancılar içinde onun yerini dolduracak oyuncu var ki  yeni yapılaşma sürecinde yabancı kontenjanına derinlik katmak adına Kakutayla karşılıklı anlaşarak yollarını ayırma senaryosu devreye girmiş olmalı. Sanırım bu sürpriz  transfer gelişmesi , Kakuta gidemez diyen Teknik sorumlu Hakan Kutlunun da  ters köşe olduğunu düşünüyorum. Sürpriz sakatlık süreci olmasaydı, düşme korkusu ile sağa sola savrulan Sakaryasporda yeni yapılaşma sürecinde  Kakuta  bir çırpıda gözden çıkartılmazdı. Bana göre Kakuta bu takımın önemli bir yabancı oyuncu figürüydü.  Gitti giderken arkasından olumsuz söz edemeyeceğimiz bir oyuncu olan kakutaya önce sağlık sonra başarılı futbol yılları dilerim.

YEŞİL SİYAH ANI ( KALECİ FİKONUN PENALTI GOLÜ )

Sakaryasporun temellerinin atıldığı, Dört takımın birleşimiyle kurulan ( Ada Gençlik-İdmanyurdu, Güneşsspor -Gençlerbirliği ) Yeşil Siyah futbol gemisinin bu günlere kadar gelmesinin içinde yatan anıları, bir kitabın içinde bir araya getirip toplamanız hiçte kolay olmaz. Zamanında ilk yabancılar olarak Brezilyalı Waldırları, Tabe ileri görmüş, futbol karnesinde daha ilk yıllarında grup aşamasında başarılı olup, birinci lige çıkma yarışı içinde  ( İlk altı Takımdan biriydik) olan Sakaryasporun  dünü, bugünü yeni kuşak Mediyatörler tarafından peyder pey araştırılmaya başlanmış. O günleri ,Sakaryasporun adı mazide kalan ,o günlerde toprak olan Atatürk stadında ilk profesyonel maçını Mersin İdman yurdu ile oynayan o günün Sakaryasporunu izleyen biri olarak ,O gün ki maçın Yeşil Siyah hafıza defterinden çıkartılıp bu günlere aktarma işini yapan, Medyanın yeni kuşak gazetecilerini kutlarım. Onlar sayesinde o gün tribünde olan bende yeşil siyah anılarımı 60 yıl geriye sardım. Dün gibi hatırlıyorum Sakaryaspor Şeker tarafındaki kaleye ,bu gün hayatta olan, o zamanın kadrosunda yer alan iki kişiden biri(Bir diğer Sarı İhsan )  Aydıntepe Merisin ceza sahası içinde yerde kalınca Yanılmıyorsam eğer, maçın hakemi  Hüseyin Maloğlu penaltı noktasını göstermişti. Penaltıyı takımın kalecisi, antrenör futbolcusu ( Rahmetli)  deli Fiko lakaplı Kaptanı Fikret Aldinç attı ve Sakaryasporun tarihine ilk golü atan oyuncu ve  kaleci olarak geçti.Bu anının içine öğünün kadrosunu da serpiştirmek isteri. Fuat-İsmet- Metin-Fikret-İhsan-Zeki. Beşir -Çarli Erdoğan-Hüsnü-Rıfkı -Musa .

YENİ MERSİNİN  RUH HALİ

Koskoca Mersin ,Türk futbol tarihine 1925 yılında ayak basan bu süreler içinde Süper ligi de gören , Futbolda köklü bir takım olarak son yıllardaki yönetim boşluğu ,kötü yönetilmenin, yanlış yapılaşmanın bedeli olarak bir alt lige daha düştü.TFF 2liginde yaşanan sıkıntılı sürecin ardından Menemen ve Gebze maçlarına çıkmayarak bir alt lige düşen Mersinin bu hali Türk futbolunda son yıllardayaşanan kötü yönetilmenin yanı sıra yanlış yapılaşmanın santraya taşıdığı dramatik son olarak okunmalı. Mersin  Orada kalır mı? O lige katılır mı? Şartlar iyileşmez Mersine sahip çıkılmaz ise ,ondan önce bu dramı yaşayan Denizlispor gibi bu işin amatöre kadar uzanan bir hikayesi yaşanabilir. Adanasporun ,Adana Demirsporun hali ortada, köklü Türk futbolunda yer edinmiş kulüpler kötü yönetimler ,kötü yapılaşma sonucu tel tel dökülüyorlar.Yeni Mersinin bu günki Türkiye manzarası içinde maçeracı yönetimlerin santraya taşıdığı bir  acı gerçek. Bakın Afyona ,bakın Malatyaya ,bakın Giresuna ,oralarda hep yanlış yapılaşmanın kötü yönetimlerin  farklı ama aynı hikayeleri  çıkar karşınıza. Bu örnekleri çoğalta biliriz ,bu örnekleri Sakaryasporu yönetenler iyi okusunlar. Bu gün belki biz oralarda değiliz ama kötü yönetim, kötü yapılaşmanın peşimize takıldığı şu günlerde, TFF 1 de düşme noktasına geldik. Umarım sonumuz Yeni Mersin ,gibi Denizlispor gibi ,Malatyaspor gibi olmaz. Marka olmak başka ,iyi yönetilmek başka. Marka olmak başka birşey, her şeyi Belediyelerden sivil toplum örgütlerinden beklemek başka bir şey. Mersin İdmanyurdunun TFF ligi bırakıp TFF 3  kendi isteği ile düşmesinin hikayesini yazarken aklıma bizim bu gün ki halimiz ne olacak sorusu geldi. Valla  Sakaryaspor adına bu kötü senaryoyu düşünmek bile istemiyorum.

HER KRİZİN İÇİNE OLUMSUZLUK YÜKLEMEYİN   ( HAKEMLER BU YAZIYI İYİ OKUYUN EMİ )

Kriz deyip geçmeyin ,krizdeyip umutsuzluğa düşmeyin. Krizin içinden bazen etrafa umut, bazen iyi şeylerde çıkabiliyor. Yeterki siz kendinize güvenin.İçimdeki hakem sevgisiyle yaşayan biri olarak ,işim icabı hem maçları ,hem hakemleri yakın takibe alan bir eski hakem büyüyüğüm. Sağ olsun hakem evinin bu gün ki yöneticileri şahsıma yakın ilgi ve sevgilerini  her fırsatta önüme koyarlar.Ne yalan söyleyeyim onların bana gösterdiği tevecuh ruhumu okşamıyor değil. Kriz bazen fırsat doğurur  tezinin izini sürerek  gelin geçtiğimiz günlerde ,bir Süper karşılaşma anında yaşadıklarımı sizinle paylaşayım. İHK Hakem atama sorumlusu Engin Bıçak sağ olsun hakem atamalarının bir örneğini bana atar. Bende o atamalara bakar ,o atamalar üzerinden son gelişmelerle ilgili bilgi edinirken ,Bazen karşıma çıkan ilginc atamaları görünce ondan bilgi alırım. Son olarak Hakem  atamalarına göz gezdirirken bir maça yardımcı ,bir maça orta hakem olarak atanan bir hakem çıktı karşıma .Sordum soruşturdum içinden gelecek vaat eden bir hakem ismi önüme kondu. İsmini vermeyeyim, Erenler-As Akyazı maçını seyredip bir yananda lafladığım eski hakem büyüklerinden Ömer Kılıçkeserin oğlu Özcan Kılıckeserle Sakarya hakemliğinin içinde bulunduğu sorunları tartışırken, iki genç hakem geldi yanımıza, biri 17 bir diğeri de 18 yaşında . Bu çocuklar Süper amatör kümede bayrak sallayıp düdük çalıyorlarmış. Dedim ya bazen kriz diye görülen bir yaşanmışlığın içinden ,geleceği olan hakemlere de şans doğabiliyor. Siz buna marketlerdeki gibi fırsat ürününde diyebilirsiniz. Bu gün hakem evindeki gençler tamda bu anlattıklarımı yaşıyorlar.  Ha unutmadan süper amatör kümede maça yöneten genç hakemlere ,takımların teknik adamlarından ve de  yöneticilerinden büyük ölçüde güven olduğunu sevinerek duydum. Kabris yapan hakemlere yüklenerek bu konunun üstünü örteyim. Bakın beyler kimse vazgeçilmez ,kimse bulunmaz hint kumaşı değildir. Bakın pırıl pırıl, genç bir hakem kuşağı geliyor. Devam çocuklar bu krizi fırsata çevirmenin tam zamanı. Bunun için size güven duyan bir İHK niz var. Bu güveni boşa çıkarmamak sizin elinizde .

BAK ŞU GÖZTEPEYE

Futbol sadece şampiyonluk değildir, futbol bu gün bir sektördür. Bu sektörün içinde hep para harcayarak, hep futbolcuları ararken evinizin önüne bakarken  el oğlu Scayt ekiplerini Dünya turuna çıkartıp sizin 15 ,olmadı 20 ,olmadı 25 olmadı hatta 75 Milyon Eurolar la oyuncu transfer ettiğiniz günümüzde bunu çok ucuza getiren, buldukları oyuncuları futbol kazanınca pişiren, yenilecek hale gelince de satan, sattığından Milyon dolarlar kazanan takımların içinden ben bizim evden Göztepe’yi aldım birinci sıraya koydum. Son sıçak örnek Göztepe 23 yaşındaki Junior Olaltanı Beşiktaş’a 7 Milyon Euru karşılığında sattı. Al 850 bin Euroya sat 7 Milyona işte ticaret diye ben buna derim. Ve yerine hemen yenisi bulup transfer eden  Göztepe’yi bu gün kulübün geleceğine yüklediği bu tutum için alkışlıyorum. Beşiktaş’ın Scaut ekiplerine tavsiyem, kendi evinizdeki bahçelerdeki ürünler ide görün, hep dışarıda gözünüz olmasın, olsun da arayın tarayın gelecek vaad edenleri bulun. Bulunki kasanız açık vermesin. Şampiyonluktan başka gözü başka bir şey görmeyenlere bunu anlatmak zor olsa da ,belki bizi ciddiye alan bir Sakaryaspor girer  devreye. Baksanıza düşme telaşı ,içsel temizlikle beraber yürüyünce Rüstemler yol gecen hanına döndü. Umarım bu git gellerin sonunda ,yeni yeşil siyah yapılaşmanın içinden, önümüzde bulunduğu ligde kalan Sakaryaspor kalır.

Salı Sofrası Vurkoviç ipi çekti
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sakarya Son Dakika Haberleri - Sakarya Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!