DOLAR %
EURO %
ALTIN 506,67-1,50%
BITCOIN 293234-1,09%
Sakarya
21°

AÇIK

13:03

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

NAZİM AKTÜRK

NAZİM AKTÜRK

31 Mayıs 2021 Pazartesi

Salı Sofrası Ezel Rekabet, Ezeli Felakete döndü ((Hayaldi Gerçek olmadı)

Salı Sofrası  Ezel Rekabet, Ezeli Felakete döndü ((Hayaldi Gerçek olmadı)
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Salı Sofrası

Ezel Rekabet, Ezeli Felakete döndü ((Hayaldi Gerçek olmadı)

Bu başlığı bana bir dostum verdi. Bu güne uygun bulduğum için aldım soframın manşetine koydum. Kim kaybetti? Tatbiki Sakaryaspor. Kime yazık oldu ? Bu takıma müthiş yardım sağlayan Büyükşehir Belediye başkanına. Ben bu işin külliyesini falan bilmem, ben şunu bilir, şunu söylerim, futbolda topu çok erken şampiyonluk şarkısını evine taşımayacaksın. Kaybedersen yıkılır kalırsın.  Sakaryaspor  kolay kolay unutulmayacak  bir final kaybetti.  Şampiyonluk hayaldi ama gerçek olmadı. Futbolda kaybedebilişinizde  bu kadarı çok uçuk oldu. Ders alınsın diye cemde ,ders alınmıyor ki, aynı tas aynı hamam. Bakın dostlar  yazıyoruz çiziyoruz ve diyoruz ki, futbolda sezon başı yapılaşması çok önemli. Bunu yaparken boyu postu küçük menajerlere teslim olmayacaksınız. Kurulacak olan takımın temelleri iyi atılmalı. Bunun içinde bu işi iyi bilen ve bu şehirde var olan, gece gündüz futbolla yatan ,araştıran ,isim tespit eden ,keseye göre kadro mühendisliği yapan Metin Çerliki artık Rüstemlere davet edin. Bakın  beyler Yeşil Siyah final öncesi yazdım yineliyorum, Sakaryasporun grubu deyim yerindeyse helva gibiydi, karşı gruba bir bakın demiştim, bunu derken Kocaelisporun  kimleri saf dışı bırakarak İstanbula girdiğine dikkat çekerken bir farka daha dikkat çekmiştim ,Kocaeli’nim kulübesinde  futbolda  gittiği her yere hareket taşıyan  bir teknik adamın varlığına ve de farkına  dikkat çekmiştim. Yani senin kulübende bu lige bile yetmeyen diplomalı bu işte çırak bir teknik adam karşı, karşı tarafta futbolun profösörü yakıştırmasına uygun , Mustafa Reşit  Akçay vardı. Sonuç kulübesi iyi, sahada koşanı, arı gibi çalışan oyunculardan kurulu Kocaelispor , orta sahası geriye dönmekte zorlanan ,üçüncü bölgeye bir türlü yerleşemeyen  ,yaşlılardan oluşan Sakaryaspora  kolay kolay unutulmayacak yeni bir final dersi verdi ve mutlu sona ulaştı.  Kocaelinin bu başarısını bu günle değil, geçmişte atılan adımlarla ölçmeli. Ne vardı o geçmişte? ,ekonomik nedenlerle, transferi kapalı olduğu için geçmişin günahları arasında bocalama sürecinde  Bala düşen bir  Kocaeli vardı. Buna karşın amatör oyuncularla ,alt yapı oyuncularıyla kara günü beyaza çeviren önce TFF 3,sonra  TFF 2 ve daha sonrada TFF 1 çıkan bir komşu hikayesini birde böyle okumak gerek. Neyse  bu finalin hikayesini biz daha çok yazarız. Bu nedenle bu işin üstüne daha çok karalar bağlamadan geleceğe doğru kürek çekelim. İnşallah bu sefer kürek çekerken komuta merkezinde doğru yönetim, doğru teknik adam olur. Bir not daha, lütfen artık bu takımda  miladını doldurmuş, tribünlere oynayan oyunculardan kurtulmaya bakalım. İsim vermiyorum ,bu işi bu saatten sonra kadro mühendisliği yapacak olan kişilere bırakıyorum.

KIZILTANA SEVGİLERLE

Özcan Kızıltan Sakaryasporun en iyi zamanlarında  Yeşil Siyah formayı giymiş, Sakaryasporda teknik adamlık yapmış bizim il için yabancı olmayan bir teknik adam.  TFF 2 de gruplarda ilk beş mücadelesi devam ederken bir ara bir konuda kendisi ile telefonda konuşma şansım olmuştu. Hala kulaklarımda çınlar Nazım Hocam Sakaryasporun bulunduğu grupla ,bizim bulunduğumuz grubu aynı kantarda tartamazsınız. Bizim grup tam bir ateşten gömlek. Bak göreceksin bizim gruptan çıkan Kocaeli, Ankara spor, Hekimoğlu , hatta benim çalıştırdığım Erzincan 24 de dahil ederek iddia ediyorum, bunlardan ,bu takımlardan hangisi olursa olsun, karşı gruptan gelecek takımı yener ve şampiyon olur demişti. Oldumu, Özcan Kızıltan hocanın tesbiti doğru çıktımı? Evet çıktı.  Demek ki futbolda çok para harcamak değil ,doğru yapılaşma daha önemliymiş. Yineliyorum, Kocaeli bizim ezeli rakibimiz, ezeli rakibimizin bize verdiği futbol dersinin futbol hikayesi çok iyi okunmalı.

İZMİRE YAKIŞIR(ALTINORDU GERCEĞİ)

İzmir ver Altınordu tüm Türkiye’nin tutku alanı içine girmeyi başardılar. İzmir Atatürkçü yurtsever duruşuyla ,Altınordu ise futboldaki yerli malı safkan Türk oyuncularla çıktığı futbol yolculuğunu, yukarılara taşımasıyla ünlendi. Altınordu TFF 1 de yabancısı olmadan adını finale yazdırdı. Çıkar veya çıkmaz, sonuçta İzmir kazanacak. Çünkü finali iki İzmir takımı Altay ve Altınordu oynayacak. Altınordu sadece futboldaki alt yapı gerçeği ile değil ,yaşamın diğer alanlarında ki örnek davranışlarıyla da alkış alıyorlar. Son olarak yarı finalde eledikleri, Samsun maçı sonrası evlerine giderken, soyundukları soyunma odasını pırıl, pırıl yapıp giden Altınordu, bedavadan örnek takım olarak işaret edilmiyor. Aslan yattığı yerden belli olur misali ,Altınordu’nun futbolda soyunma odalarına taşıdığı bu güzelliğin tüm statlara taşınmasını bir dilek olarak benim soframın üstüne koyuyorum. Finalde mutlu sona Mustafa Denizli farkıyla Altay uzandı. Sonuçta kim kazandı? tatbikî İzmir kazandı. Süper lige hoş geldin Büyük Altay,Büyük Mustafa.

FUTBOLDA ÜRETİM PAZARI KURULMALI

Hayat zorlaşıyor, bu zorluklar her evin kapısını bir vesile ile zorluyor. Futbolda marka olmuş takımlar bile artık üretime dayalı oyuncu yetiştirmek adına hamle üstüne hamle yapıyorlar. Geçenlerde Tv de Real madridin kötü günler eşiğindeyken Elindeki en değerli oyuncuyu satarak  düşmekten son anda kurtulduğuna dikkat çekilirken ,Futbolda üretim pazarına geçilmesi Bursaspor ve Altınordu örneği ile taçlandırıldı. Evet, evet artık kötü ekonomik yönetim eşliğinde her alanda tükenişe koşan Türkiye dede futbol sektörü  kendi alt yapısına doğru koşar adım yol almalı. Bakın Altınordu’ya ,hiç yabancısı olmadan kendi yetiştirdiği oyuncu grubuyla nerelere çıktı. Artık benim ülkemde Altınordu, Bursa örneği ne yeni takımların katılmanın vakti gel dide geçiyor bile. Sakaryasporda belediye kapısında nöbet tutan ,belediye parasıyla  fiyaka satan yönetim modelini bir kenara bırakarak ,daha iyi ,iş bilen ve de üretebilen yönetici aklıyla alt yapıda futbolda üretim merkezi kurmalı. Bunu yaparken iyi bir oyuncu araştırma ekibiyle tüm Türkiye’de taranmalı. Biz bu konuda hep yazıyoruz. Bugüne kadar biz yazdık biz okuduk. Belki gün gelir sesimizi duyan olur diyerek bir vesile  bu konuyu gündeme taşıyoruz.

FRANSIZ  AYRIMCILIĞI ( EN İYİ ONBİRDE  BİZDEN KİMSE YOK)

Fransada üç Türkün forma giydiği Lille sanırım on bir yıl aradan sonra Paris Saint Germanı  geride bırakarak şampiyonluğu kucakladı. Bu şampiyonluğun hikayesinde Burak attığı gollerle, Yusuf ve Zeki oynadıkları futbolla bu şampiyonlukta çok önemli rol oynadığını sadece biz değil ,tüm Dünyanın tanık olduğunu cümle alem biliyor. Bilmeyen ,Fransada sezonun en iyi on birini yapan bir spor gazetesi varmış. Arkadaş üç Türkün içinde Burak’ın attığı 16 gol var, onun attığı goller ,oynadığı futbol  Lille şampiyon yaptı be. İkinci Saint germandan üç oyuncu olan gazete şampiyondan iki oyuncu almış. Bu on bir çakma on bir,bu yılın on biri Fransa’nın Türklere  milliyetçi ,taraflı yönden bakışını  işaret ediyor. Bakın Neymar kaçan şampiyonluk için ne demiş? Bütün Dünya ile baş ettik ama ,maalesef üç Türk ile  Baş edemedik. Neymarın bu açıklaması Fransada  yılın on birini yapan gazeteye kapak olsun.

LİVERPOOL  VE PICIR İSMET

Büyük takım olmak için sadecesaha içi başarılar değil bazı yan faktörlerde çok önemlidir. Buna bir örnek İngiltere’den geldi. Adanın köklü takımı geçenlerde 35 yıllık malzemeciliğine nokta koyup  emekliliğini isteyen Malzemecisini törenle ,merasimle uğurlamış. Dedim ya büyük takım olmak o kadar kolay değil. Bunu çok yönlü olarak etrafınıza yaymak zorundasınız. Liverpool  malzemecisine  gösterdiği bu nazik jest  ile  umarım her kesimin  gönül almıştır. Gelelim bizden bir örneğe ,Sakaryasporun kuruluş yıllarında  adını, Yeşil Siyah futbol arşivine altın harflerle yazdıran ,Pıcır İsmet ,İsmet kahyaoğlu  şu sıralar yaşadığı İstanbulda ,Alzaymır hastalığı  nedeniyle yatağa bağımlı yaşam savaşı veriyormuş. Bunu neden hatırlattım? En büyük Sakarya demekle büyük olunmuyor. Büyük takım olmak adına yukardada belirttim, saha içi başarılar dan çok ,bir takım her yönüyle örnek olmalı. Pıcır  İsmet  İstanbulda ziyaret etmek çok mu zor?  O efsane kadrodan hayatta olan birkaç isimden biri. Tarihine sahip çıkmayanlar, tarihten kendine yer edinemezler.

ÖMRÜME ÖMÜR KATTIM ( Mustafa Denizli)

Altay çok uzun bir aradan Sonra Süper lige, TFF 1 finalinde Altınorduyu yenerek çıktı. İzmir finalinde futbol heyecanı sonunda, bir futbol yüreği mutlu sona ulaşırken, o takımın başında Altay’la ismini Türk Futboluna, hem oyuncu ,hem de teknik adam olarak yazdıran Mustafa  Denizli’nin, maç sonu düşünceleri ilgimi çekti.  Çalıştırdığı bir çok takımda şampiyonluklar yaşamış, yaşamı her türlü başarılarla yoğrulmuş Mustafa Denizli  38 yıl aradan sonra , futbolda doğduğu ,adını tüm Türkiye ye yaydığı  Altay’la yaşadığı bu seneki şampiyonluk için bakın ne demiş? Ömrüme  ,Ömür kattım, bu şampiyonluk çok farklı, çok şampiyonluk gördüm ama  bu şampiyonluk çok başka. 73 Yaşını futbol sahalarına yaymış bir insanın doğduğu büyüdüğü, formasını giydiği  İzmir’in en önemli takımını şampiyon yapma onuru ile adını bir kez daha büyük bir yere yazdırdı ve yine gündem oldu.

SAPANCA,SERDİVAN BALA NEDEN KATILMADI?

9 Haziranda stard verilecek olan Bal liginde Sakaryada üç takım Hendekspor,Erenlerspor ve Karasuspor  çift devre lig usulü deplasmanlı oynayacaklar ve sonuçta bir olan takım  TFF 3 çıkmak adına iddiasını bir üst tura taşıyacak. Gruptan kim çıkar ?  Bu konuda futbol rivayeti o ki, Erenler veya Hendekten biri gruptan çıkan olurmuş.  Bal ligi için iki iddialı takım olarak gösterilen Sapanca ve Serdivan  neden bu lige katılmadılar.? Kalaycı ver Pamukovayı anlarımda , yola iddialı çıkan önemli yatırım yapan sapancının bu yarışta olmaması benim futbol aklımı karıştırdı. Bu konuda yeşil Beyaz açıklama gelirse sevinirim.

Devamını Oku

Salı Sofrası – Bu sefer daha fazla umutluyum

Salı Sofrası – Bu sefer daha fazla umutluyum
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Salı Sofrası – Bu sefer daha fazla umutluyum

Sakaryaspor TFF 1 çıkma umudunu bazen sallantı yarasada, dış saha performansıyla , acaba umutlarını Playofa taşıdı. Gecen hafta sonu içinde yer alan, Kastamonu maçını hesaba katmadan ,alınan farklı galibiyete fazla kafa yormadan,  ben yarına kilitlendim. Hasan Bilal denilen genç kardeşin son haftalardaki yükselen performansını alıp Playofa  bir umut olarak taşırken,  ben ne yalan söyleyeyim bu kez geçmişten daha fazla umut yüklüyüm.  Playofff bizim için bir hedef değil. Biz oraya  alışkınız.  Neden direk çıkamıyoruz, bu sevinci neden direk yaşayamıyoruz, bizim derdimiz bu.  Bakın  ben iddia ediyorum  bu takım playoftaki rakiplerinden çok üstün. Ama gel gör ki  bu kağıt üstündeki üstünlük sahaya taşınmadığı sürece bir anlam ifade etmiyor.  Playpfta ilk engel Vanspor.  Van takımı ile ligte oynadığımız iki maçta kazanamadık. Bir yenilgi bir beraberlik.  Bu gün iki soluklu bir maç oynayacağız. TFF 1 hedefinde ilk nefes yarın rakımı Yüksek Van’da alınacak. Ben bu maçta Sakaryasporun dış saha karnesini, Yeşil Siyah artı hanesine yazıyorum. Ben bu maçta kadro kalitesi daha iyi olan Sakaryasporu favori kantarında tartmak istiyorum.  Bir kez daha yineliyorum, inanın Palayof ki üç takımda  mevcut şartlarda Sakaryaspora rakip bile olamazlar. Yeter ki Sakaryaspor oyuncuları bu farkındalığa  daha fazla inanç yüklesinler. Ben TFF 1 umutlarının ateşinin Van’da yakılacağını  bekliyorum. Umarım yanılmam.

NOT  Futbolcularımız Vana gitmeden önce ortak bir demeç vermişler, Bizim ligimiz başladı. Eh hadi garı görelim sizi. Bu kadar iddialı laf edenlerin vardır bir bildiği diyerek  yarına kilitlendim bile. Bu arada  belediye destekli yönetimde boş durmadı, alacaklarını hesaplarına yatırdığı gibi  5 Milyonluk şampiyonluk primi sözünü  Van yolculuğunda futbolcuların cebine koydu. Eh bundan sonra  söz futbolcuların gari.

FUTBOL  11 KİŞİYLE OYNANIR AMA ..

TFF Süper liginde  şampiyonluk ateşi iyice yükseldi. Üç takım içinde hiç kimsenin şans vermediği BJK hala lider. Lider ama kadro derinliği planlaması iyi yapılmadığından son haftalardaki sakatlıklar takım içinde  dengeleri alt üst etti. Son iki haftaya girerlerken FB den 2,GS dan üç puan önde olmasına karşın otoriteler BJK şampiyon diyemiyor. BJK şampiyon olur veya olmaz, ben bu işin orasında  burasında değilim, ben Sergen yalçının sahaya 11 kişi çıkıyorsak sorun yok  tespitine katılmıyorum. Evet futbolda sahaya 11 kişi ile çıkmak önemli. Belki bazen bu mantıkla  bazı maçlarınızı da kazanabilirsiniz. Ama bir gerçek var her maçı bu mantıkla kazanamazsınız.  Kadro kaliteniz bazı maçlarda cebinizde olmalı. Kasımpaşa ,GS maçlarındaki yenilgileri bu mantıkla okuyamazsınız. Hele hele GS maçına bir bakın ,GS  ilk on birini bir kenara bırakın, yedek kulübesine bir bakın, birde BJK taşın hem ilk on birine hem de kulübesine bir bakın. Yok yok Bay sergen bazı maçlarda sahaya 11 kişiyle çıkılması önemli olmayabilir ama hedefe kilitleneceğiniz maçlarda hem ilk on biriniz ,hem de yedekten sahaya atacağınız hamle oyuncuları çok önemlidir. Onun için ben bu tespiti futbol gönlüme koyup hoşnut edemem. Bir Abubakar ,bir Cezzal  olmayınca bir takımda tüm dengeler  sarsılıyorsa o takımda kadro planlamasını yapanlar çok iyi düşünmeye şimdiden başlarlarsa iyi olur. Ha  bu BJK taş oluk gibi paralar harcayan FB ve GS  la bu yarışı buralara kadar taşımışsa  bu bir futbol alkışından fazlasını hak eder.

KOCAMAN SOL STOBER ARİF

Sakaryasporun Etimesgut’u rotasyonlu oyuncu grubu ile güzel ,umuveren bir oyunla yendiği maçta alt yapıdan üst yapıya taşınan ,üç yıllık profesyonel mukavele imzalanan 2003 doğumlu bir güncede son on beş dakikada forma uzatılmış. Bu gencin Sakaryaspora uzanan macerasını inanın taraftar gruplarının eleştirilerinden öğrendim. Kütahya TKİ Tavşanlı doğumlu Arif Kocamanının Sakaryaspor evindeki futbol macerası 2018 yılında başlamış. Genç takımda sol stoper olmasına karşın yaklaşık on gole imza atan  bir oyuncu kimliği ile alt yapıdan üste taşınmış. Sevindim. Nasıl sevinmeyeninki, nüfusunda Kütahya yazsa da bizim evde gelişen bir oyuncu. Alttan üste gelmek önemlide orada tutunmak  dehada önemli. Golcü kimliğimde olan bu genç Stoper umarız Yeşil Siyah kadroda kendine yer bulur. Bizim bu tür gelişmelere, bizim alttan üstten gelecek oyunculara ihtiyacımız var. Bir olsun ama temiz olsun. Ben bu son gelişmeye sıcak bakıyorum. Umarım üç yıllık mukavele için bu çocuğun cebine bir şeyler konmuştur. Temennim bu transferde emek sömürüsü yapılmamıştır. Yoksa Bursa ve Fb örneğinde gördüğümüz gibi ,eğer bu çocuk mevkisin de parlarsa alıcıları oldu mu ,mukavelesini uzatmayabilir. Bu nedenle de elinizi güçlendirmek, futbolcunun güvenini kazanmak adına  onu ekonomik yönde şartlar doğrultusunda mutlu edin. Bizim çocuk edebiyatı günümüzde karın doyurmuyor.

FUTBOL OYUN BE

Futbol bir oyun, futbol bir tiyatro gibidir. Futbolu tatbiki oynanırken ciddi boyutlarda oynanması gereken bir oyun. Ama bu oyunun sonunda düşmekte var, ligte şampiyon olmakta Var, sıralamada farklı yerlerde olmakta var. Şampiyonluk o takımın  oyuncusunu, taraftarını  sevindirir. Şampiyonlukla ,düşme arasında  bir yerde coşku bir yerde hüzün vardır. Geçtiğimiz hafta Rizeye evinde kaybeden  Denizlisporda bazı oyuncuların bu dramatik vedaya  fazla üzülmediklerini, hatta kimi oyuncuların güldüğü konu edilmiş. Düşmek tatbiki üzüntü verirde ,dünyanın sonu değil ki. Bu bir oyun ve bu oyunun içinde bunlar var. Gümeyipte, ağlasaydı o oyuncular ne değişecekti. ?  Millet olarak biz ne sevinmeyi, nede üzülmeyi gerektiği gibi yaşayamıyoruz. Her şeyde geri kalmışlığın içinde bocalayıp duruyoruz. Bu nedenle de Denizlisporlu oyuncuların hali  ülkemin gerçeğinin bir parçası olarak bir kenara konulurken, yineliyorum, futbol bir oyun, içinden çıkana ne fazla sevinmeli ,nede fazla üzülmeli.

UMİT ÖZATTAN SERGENE ÖVGÜ

Beşiktaş’ın şampiyonluk yürüyüşünde Sergen yalçına uzatılan pay bir hayli büyük. Futbolumuzun içindeki renkli isimlerden biri olan eski FB li bu günün teknik adamlarından Umit Ozat Sergen yalçın için bakın ne demiş. Sergen yalçının peşinde hacı, hoca takımı yok. O buna rağmen sırf kendi cabalarıyla Beşiktaş’ta başarıya koşuyor . Bu bizim değil Umit Ozatın gazetelere yansıyan görüşleri. Biz aldık bu görüşü buraya taşıdık. Doğrudur değildir takdir spor kamuoyunun olsun.  Bu doğrultudan hareketle ,Allah Allah futbolda hala hacı ,hoca ,cemaat elimi var ki Umit Ozat Sergenin başarısını dillendirirken böyle bir tespitte bulunma ihtiyacı duyuyor demekten kendimizi alamadığımızda itiraf etmeliyiz. . Bir ara FB nin başındaki Emre Belekoğlu’nda atıfta bulunan Umit Ozatın bir bildiği  var ki ulu orta çekinmeden bunları söyleyebiliyor. Baksanıza Bay Emre’ye  90+6 da gelen gole kazanılan A.Güçü maçı sonunda attı kendini cimlere önce yeşil cimleri öptü, sonra ellerini göklere doğru çevirip  sevinç narası attı. Aynı Emre’nin Rabia işareti yaptığı da hala sıcaklığını koruyor.  Sonuç Umit Ozatın  dedikleri doğruysa eğer ,kaldı ki kuvvetle muhtemel, hacı ,hoca cemaat veya adamı olanların ,bazı yönlendirmelerle ,bazı teknik adamların iş  bulduğu gerçeği bizim evin futbolunun gerçeği. Bu işte de yeni Türkiye manzarası içinde, liyakat yok be dostlar. Yükseklerde adamı olan ,o yere iyi göz kırpanlar ne alt liglerde, ne  TFF 1 de ,ne Süper ligde işsiz kalıyorlar. Birileri onları bir yerlere yamıyorlar. İsim mi vereyim? Ne olur bunu da siz bulun.

YARABBİM BU NASIL CEZA BE

TFF 1 çıkma yarışları hız kazanırken ,sokağa çıkma yasağı olmasına karşın, Corono tedbirleri kapsamında maçlar seyredeniz oynanırken, Giresun ve Adana Demir maçlarında ki tribün resmi ,taraftar yoğunluğu eşliğinde spor kamuoyuna servis edildi, Türkiye  bunu konuştu. Konuştu da ne oldu? Baksanıza  Adanada ki ve Giresun’daki maçlarda tribünleri istila eden taraftarlara  10 tlmpara cezası verilmiş. Gülmeyin ,gülmeyin burası Türkiye  be. Corono nedeniyle yasaklara uymayanlara  yüklüce para cezaları kesilirken, statlardaki bu lape lep seyreden seyirci kitlesine böylesine komik  bir ceza kesmek neyin nesi be. Bırakın seyirciyi bu Stadı kontrolü kendinde olan takımlara ne ceza verildi? Ey TFF ,(Bizde Cumhur Reis gibi olduk sonunda) adamına göre muamele ,iktidara yakın takımları kayırma alışkanlığı ile  Türk futbolunun eşit yarışma koşulunu rencide ediyorsunuz. Umarım bunun farkındasınızdır diyecemde  siz ede bazı şeyler yukarılardan bir yerlerden üflendiğini sağır sultan bile biliyor. Sonuç  böyle bir ceza ile tüm Dünyaya kendimizi bir güzel güldürdük. Bu gün ki Türkiye’de  herkesin gücü güçsüz olanlara yetiyor. Böyle bir gelişim içinde 10 tl lig cezanın lafımı olur.

GÜRKAN TEKNECİ FARKINDALIĞI

Hakem Derneğinde, genç Gürkan Tekneci önderliğindeki yeni yönetimin icraat dosyasından çıkardıkları yeni projeleri yaşama geçirmeye başlamalarıyla, benim ve de hakem evinin ilgi alanına girdiler. Gürkan Tekneci ve arkadaşları hakemleri sosyal alanda,  Sağlık alanında yapılan anlaşmalarla igi çekici hizmetlerle buluşturmalarını ,bazı alışverişler için piyasada yapılan anlaşmalarla ,indirim sağlamalarını , ben şöyle okumaya çalışıyorum, Gürkan tekneci ve arkadaşları daha önce yapılmamış olanları yapmak adına olumlu hamleler  yapıyorlar. Bu çoçuklar Hakem evinde daha önceki yemek yeme alışkanlıkların üstüne yenilikler eklemek adına  kafa yoruyorlar. Eee nede olsa bedenlerde gençlik ilacı var, eee nede olsa geçmişten ders ala ala büyüdü bu çocuklar. Ben hakem evindeki bu yönetimsel anlamdaki değişimi sevdim. Hizmet  etme yarışında  ben bu günki yönetimi yakın takipe aldım. Ben bu olumlu havayı gördükten sonra  Hakem evindeki bu değişimin  gelecek adına  Sakarya hakemliğine  ,sevgi birlikteliğine umut yükleyeceğini düşünüyorum.  Bu düşüncelerimin üstünü şimdilik örterken,  Gürkan tekneci ve ekibinin yolun başındaki hizmet adına yoğurt yiyişlerini beğendiğimi itiraf etmeliyim. Bazen değişimlerin içinden güzel şeyler çıkabiliyor. Hakem evinde bu değişime  el verenlere de buradan pay uzatırken bu konuda bir tesbitte bulunarak  sofranın üstünü örtüyorum. Hakem evinde yönetimsel anlamda öyle görülüyor ki Düğmeler  doğru iliklenmiş.  Corono nedeniyle tadı tuzu kalmayan, alınan yetersiz önlemlere birde ekonomik sorunların eklendiği bu yılın içindeki Ramazan bitti. Bayram yapacağız da nerede? Bayram yapacağız da han ki moralle. O yüzden bayram gelmiş neyime diyerek sofrayı topluyorum. Allah sağlık versin be dostlar diyerek siz her zaman olduğu gibi size lazım olanları alın kalanlar benim olsun.

Devamını Oku

Salı Sofrası- Bu sefer daha fazla umutluyum

Salı Sofrası- Bu sefer daha fazla umutluyum
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Salı Sofrası – Bu sefer daha fazla umutluyum

Sakaryaspor TFF 1 çıkma umudunu bazen sallantı yaşasa da, dış saha performansıyla , acaba umutlarını Playofa taşıdı. Gecen hafta sonu içinde yer alan, Kastamonu maçını hesaba katmadan ,alınan farklı galibiyete fazla kafa yormadan,  ben yarına kilitlendim. Hasan Bilal denilen genç kardeşin son haftalardaki yükselen performansını alıp Playofa  bir umut olarak taşırken,  ben ne yalan söyleyeyim bu kez geçmişten daha fazla umut yüklüyüm.  Play offf bizim için bir hedef değil. Biz oraya alışkınız.  Neden direk çıkamıyoruz, bu sevinci neden direk yaşayamıyoruz, bizim derdimiz bu.  Bakın  ben iddia ediyorum  bu takım playofta ki rakiplerinden çok üstün. Ama gel gör ki  bu kağıt üstündeki üstünlük sahaya taşınmadığı sürece bir anlam ifade etmiyor.  Playpfta ilk engel Vanspor.  Van takımı ile ligte oynadığımız iki maçta kazanamadık. Bir yenilgi bir beraberlik.  Bu gün iki soluklu bir maç oynayacağız. TFF 1 hedefinde ilk nefes yarın rakımı Yüksek Van’da alınacak. Ben bu maçta Sakaryasporun dış saha karnesini, Yeşil Siyah artı hanesine yazıyorum. Ben bu maçta kadro kalitesi daha iyi olan Sakaryasporu favori kantarında tartmak istiyorum.  Bir kez daha yineliyorum, inanın Playoftaki üç takımda  mevcut şartlarda Sakaryaspora rakip bile olamazlar. Yeter ki Sakaryaspor oyuncuları bu farkındalığa daha fazla inanç yüklesinler. Ben TFF 1 umutlarının ateşinin Van’da yakılacağını bekliyorum. Umarım yanılmam .

NOT Futbolcularımız Vana gitmeden önce ortak bir demeç vermişler, Bizim ligimiz başladı. Eh hadi garı görelim sizi. Bu kadar iddalı laf edenlerin vardır bir bildiği diyerek  yarına klitlendim bile. Bu arada  belediye destekli yönetimde boş durmadı, alacaklarını hesaplarına yatırdığı gibi  5 Milyonluk şampiyonluk primi sözünü  Van yolculuğunda futbolcuların cebine koydu. Eh bundan sonra  söz futbolcuların gari.

FUTBOL  11 KİŞİYLE OYNANIR AMA ..

TFF Süper liginde  şampiyonluk ateşi iyice yükseldi. Üç takım içinde hiç kimsenin şans vermediği BJK hala lider. Lider ama kadro derinliği planlaması iyi yapılmadığından son haftalardaki sakatlıklar takım içinde  dengeleri alt üst etti. Son iki haftaya girerlerken FB den 2,GS dan üç puan önde olmasına karşın otoriteler BJK şampiyon diyemiyor. BJK şampiyon olur veya olmaz, ben bu işin orasında  burasında değilim, ben Sergen yalçının sahaya 11 kişi çıkıyorsak sorun yok  tespitine katılmıyorum. Evet futbolda sahaya 11 kişi ile çıkmak önemli. Belki bazen bu mantıkla bazı maçlarınızı da kazanabilirsiniz. Ama bir gerçek var her maçı bu mantıkla kazanamazsınız.  Kadro kaliteniz bazı maçlarda cebinizde olmalı. Kasımpaşa, GS maçlarındaki yenilgileri bu mantıkla okuyamazsınız. Hele hele GS maçına bir bakın, GS  ilk onbirini bir kenara bırakın, yedek kulübesine bir bakın, birde BJK taşın hem ilk on birine hem de kulübesine bir bakın. Yok yok Bay sergen bazı maçlarda sahaya 11 kişiyle çıkılması önemli olmayabilir ama hedefe kilitleneceğiniz maçlarda hem ilk on biriniz ,hem de yedekten sahaya atacağınız hamle oyuncuları çok önemlidir. Onun için ben bu tespiti futbol gönlüme koyup hoşnut edemem. Bir Abubakar ,bir Cezzal  olmayınca bir takımda tüm dengeler  sarsılıyorsa o takımda kadro planlamasını yapanlar çok iyi düşünmeye şimdiden başlarlarsa iyi olur. Ha  bu BJK taş oluk gibi paralar harcayan FB ve GS  la bu yarışı buralara kadar taşımışsa  bu bir futbol alkışından fazlasını hak eder.

KOCAMAN SOL STOBER ARİF

Sakaryasporun Etimesgut’u rotasyonlu oyuncu grupu ile güzel ,umuveren bir oyunla yendiği maçta alt yapıdan üst yapıya taşınan ,üç yıllık profesyonel mukavele imzalanan 2003 doğumlu bir gecede son on beş dakikada forma uzatılmış. Bu gencin Sakaryaspora uzanan macerasını inanın taraftar gruplarının eleştirilerinden öğrendim. Kütahya TKİ Tavşanlı doğumlu Arif Kocamanının Sakaryaspor evindeki futbol macerası  2018 yılında başlamış. Genç takımda sol stoper olmasına karşın yaklaşık on gole imza atan  bir oyuncu kimliği ile alt yapıdan üste taşınmış. Sevindim. Nasıl  sevinmeyelim ki, nüfusunda Kütahya yazsa da bizim evde gelişen bir oyuncu. Alttan üste gelmek önemlide orada tutunmak  dehada önemli. Golcü kimliğimde olan bu genç Stoper umarız Yeşil Siyah kadroda kendine yer bulur. Bizim bu tür gelişmelere, bizim alttan üstten gelecek oyunculara ihtiyacımız var. Bir olsun ama temiz olsun. Ben bu son gelişmeye sıcak bakıyorum. Umarım üç yıllık mukavele için bu çocuğun cebine bireyler konmuştur. Temennim bu transferde emek sömürüsü yapılmamıştır. Yoksa Bursa ve Fb örneğinde gördüğümüz gibi, eğer bu çocuk mevkiinde parlarsa alıcıları oldu mu ,mukavelesini uzatmayabilir. Bu nedenle de elinizi güçlendirmek, futbolcunun güvenini kazanmak adına  onu ekonomik yönde şartlar doğrultusunda mutlu edin. Bizim çocuk edebiyatı günümüzde karın doyurmuyor.

FUTBOL OYUN BE

Futbol bir oyun, futbol bir tiyatro gibidir. Futbolu tatbiki oynanırken ciddi boyutlarda oynanması gereken bir oyun. Ama bu oyunun sonunda düşmekte var, ligte şampiyon olmakta var, sıralamada farklı yerlerde olmakta var. Şampiyonluk o takımın  oyuncusunu, taraftarını  sevindirir. Şampiyonlukla, düşme arasında  bir yerde coşku bir yerde hüzün vardır. Geçtiğimiz hafta Rize’ye evinde kaybeden  Denizlisporda bazı oyuncuların bu dramatik vedaya  fazla üzülmediklerini, hatta kimi oyuncuların güldüğü konu edilmiş. Düşmek tatbiki üzüntü verirde ,dünyanın sonu değil ki. Bu bir oyun ve bu oyunun içinde bunlar var. Güme ipte, ağlasaydı o oyuncular ne değişecekti. ?  Millet olarak biz ne sevinmeyi, nede üzülmeyi gerektiği gibi yaşayamıyoruz. Her şeyde geri kalmışlığın içinde bocalayıp duruyoruz. Bu nedenle de Denizlisporlu oyuncuların hali  ülkemin gerçeğinin bir parçası olarak bir kenara konulurken, yineliyorum, futbol bir oyun, içinden çıkana ne fazla sevinmeli ,nede fazla üzülmeli.

UMİT ÖZATTAN SERGENE ÖVGÜ

Beşiktaş’ın şampiyonluk yürüyüşünde Sergen yalçına uzatılan pay bir hayli büyük. Futbolumuzun içindeki renkli isimlerden biri olan eski FB li bu günün teknik adamlarından Umit Ozat Sergen yalçın için bakın ne demiş. Sergen yalçının peşinde haacı,hoca takımı yok. O buna rağmen sırf kendi cabalarıyla Beşiktaş’ta başarıya koşuyor . Bu bizim değil Umit Ozatın gazetelere yansıyan görüşleri. Biz aldık bu görüşü buraya taşıdık. Doğrudur değildir takdir spor kamuoyunun olsun.  Bu doğrultudan hareketle ,Allah Allah futbolda hala hacı ,hoca ,cemaat elimi var ki Umit Ozat Sergenin başarısını dillendirirken böyle bir tespitte bulunma ihtiyacı duyuyor demekten kendimizi alamadığımızda itiraf etmeliyiz. . Bir ara FB nin başındaki Emre Belezoğlunada atıfta bulunan Umit Ozatın bir bildiği var ki ulu orta çekinmeden bunları söyleyebiliyor. Baksanıza Bay Emre’ye  90+6 da gelen gole kazanılan A.Güçü maçı sonunda attı kendini cimlere önce yeşil cimleri öptü, sonra ellerini göklere doğru çevirip  sevinç narası attı. Aynı Emre’nin Rabia işareti yaptığı da hala sıcaklığını koruyor.  Sonuç Umit Ozatın dedikleri doğruysa eğer ,kaldı ki kuvvetle muhtemel, hacı ,hoca cemaat veya adamı olanların ,bazı yönlendirmelerle ,bazı teknik adamların iş  bulduğu gerçeği bizim evin futbolunun gerçeği. Bu işte de yeni Türkiye manzarası içinde ,liyakat yok be dostlar. Yükseklerde adamı olan ,o yere iyi göz kırpanlar ne alt liglerde, ne  TFF 1 de ,ne Süper ligde işsiz kalıyorlar. Birileri onları bir yerlere yamıyorlar. İsim mi vereyim? Ne olur bunuda siz bulun.

YARABBİM BU NASIL CEZA BE

TFF 1 çıkma yarışları hız kazanırken ,sokağa çıkma yasağı olmasına karşın, Corono tedbirleri kapsamında maçlar seyredeniz oynanırken, Giresun ve Adana Demir maçlarında ki tribün resmi ,taraftar yoğunluğu eşliğinde spor kamuoyuna servis edildi, Türkiye  bunu konuştu. Konuştu da ne oldu? Baksanıza  Adana’daki ve Giresun’daki maçlarda tribünleri istila eden taraftarlara  10 tl para cezası verilmiş. Gülmeyin, gülmeyin burası Türkiye  be. Corono nedeniyle yasaklara uymayanlara yüklüce para cezaları kesilirken, statlardaki bu lape lep seyreden seyirci kitlesine böylesine komik  bir ceza kesmek neyin nesi be. Bırakın seyirciyi  bu stat kontrolü kendinde olan takımlara ne ceza verildi? Ey TFF ,(Bizde Cumhur Reis gibi olduk sonunda) adamına göre muamele ,iktidara yakın takımları kayırma alışkanlığı ile  Türk futbolunun eşit yarışma koşulunu rencide ediyorsunuz. Umarım bunun farkındasınızdır derecemde  sizede bazı şeyler yukarılardan bir yerlerden üflendiğini sağır sultan bile biliyor. Sonuc böyle bir ceza ile tüm Dünyaya kendimizi bir güzel güldürdük. Bu günki Türkiye’de  herkesin gücü güçsüz olanlara yetiyor. Böyle bir gelişim içinde 10 tl lig cezanın lafımı olur.

GÜRKAN TEKNECİ FARKINDALIĞI

Hakem Derneğinde, genç Gürkan Tekneci önderliğindeki yeni yönetimin icraat dosyasından çıkardıkları yeni projeleri yaşama geçirmeye başlamalarıyla ,benim ve de hakem evinin ilgi alanına girdiler. Gürkan Tekneci ve arkadaşları hakemleri sosyal alanda,  Sağlık alanında yapılan anlaşmalarla igi çekici hizmetlerle buluşturmalarını ,bazı alışverişler için piyasada yapılan anlaşmalarla ,indirim sağlamalarını , ben şöyle okumaya çalışıyorum, Gürkan tekneci ve arkadaşları daha önce yapılmamış olanları yapmak adına olumlu hamleler  yapıyorlar. Bu çocuklar Hakem evinde daha önceki yemek yeme alışkanlıkların üstüne yenilikler eklemek adına  kafa yoruyorlar. Eee nede olsa bedenlerde gençlik ilacı var,eee nede olsa geçmişten ders ala ala büyüdü bu çocuklar. Ben hakem evindeki bu yönetimsel anlamdaki değişimi sevdim. Hizmet etme yarışında  ben bu gün ki yönetimi yakın takibe aldım. Ben bu olumlu havayı gördükten sonra Hakem evindeki bu değişimin gelecek adına  Sakarya hakemliğine  ,sevgi birlikteliğine umut yükleyeceğini düşünüyorum.  Bu düşüncelerimin üstünü şimdilik örterken, Gürkan tekneci ve ekibinin yolun başındaki hizmet adına yoğurt yiyişlerini beğendiğimi itiraf etmeliyim. Bazen değişimlerin içinden güzel şeyler çıkabiliyor. Hakem evinde bu değişime el verenlere de buradan pay uzatırken bu konuda bir tesbit te bulunarak  sofranın üstünü örtüyorum. Hakem evinde yönetimsel anlamda öyle görülüyor ki Düğmeler doğru iliklenmiş.  Corono nedeniyle tadı tuzu kalmayan, alınan yetersiz önlemlere birde ekonomik sorunların eklendiği bu yılın içindeki Ramazan bitti. Bayram yapacağız da nerede? Bayram yapacağız da han ki moralle. O yüzden bayram gelmiş neyime diyerek sofrayı topluyorum. Allah sağlık versin be dostlar diyerek siz her zaman olduğu gibi size lazım olanları alın kalanlar benim olsun.

Devamını Oku

Salı Sofrası – Playoftayız

Salı Sofrası – Playoftayız
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Salı Sofrası – Playoftayız

Yola direk TFF 1 hayaliyle çıkan, ancak sonunda Playofa bile mum olan bir Sakaryaspor filmi izledik bu sezonda.  Transferde harcanan paralar, kadro derinliği ile rakiplerine göre ,bu ligin üstünde takım  etiketi asılan Sakaryaspor için ,Karabük maçı sonrası onlara erken Playof vizesi vermişim. Oysa matematiksel olarak  Turgutlu maçının kazanılması halinde bu hikaye Playofla taçlanacakmış. Turgutlu’da üç puan üç golle geldi, Sakaryaspor dış saha zaferlerine bir yenisini daha ekledi ve Playof bileti Rüstemlere taşındı. Şimdi ne olacak ? Sakaryasporun alışkın olduğu , çok aşina olduğu Playoftan TFF 1 çıkma işlemini bu sefer  bu şehrin futbol aşkının içine koyabilir mi? Umarım bu sefer bu filmin sonundan yeşil siyah zafer çıkar. Sezon öncesi bu takım, bu ligin üstünde diye methiyeler düzdüğümüz oyuncu  grubu bu işi direk başaramadı, umarız ikinci seçenekten  bunu başarır. Bu arada  iki galibiyet sonrası hedefe vardık diye demeç veren Serdar Bozkurta şunu birileri hatırlatsın, bu takımın hedefi son yıllarda hedefi hep TFF 1 direk çıkmaktı. Playofa kalması sakaryaspor için bir zafer değil. Ha geçmişte çıkamadı, bu gün çıkarsa  bu çıkış işte o zaman Serdar Bozkurt’a artı yazar.

KİRALIK GOLLER

Sakaryaspor bir hafta içinde oynadığı Turgutlu ve Etimeskut maçlarından altı puan çıkardı. İçerde dışarıda kazanan bir Sakaryasporu  anlata anlata bitiremiyorlar. Eh  ben bunun adını yeşil siyah Coronalı umut koyarım.  Bu arada genç bir çocuk attığı gollerle ortaya çıktı. Sordum soruşturdum Turgutlu’da 77  oyuna girip attığı iki golle  ,  Etimeskut maçın dada attığı iki golle  yıldızı parlayan Hasan Bilal  bizim kiralık olarak kadromuza kattığımız bir oyuncuymuş. Eh bizde futboldaki eğitimini geliştiren bu genç, inşallah Playofta gollerine devam eder, geri dönerken bizim evin futbol yüreğinde kendine yer edinir. Kim bilir bir bakmışsınız  bizimle yola devam eder.

AZAD NEDEN YOKTU

Sakaryasporu yakın takip edenler önüme bir bilgi notu koydu. Etimeskut karşısına çoğunlukla rotasyonlu kadro ile çıkan yeşil Siyahlı onbirde, bu sezon takıma kazandırılmasıyla çok konuşulan Azad Tarımı Teknik sorumlu Serdar Bozkurt kadroya almamış. Neden almamış, niçin almamış ? Bazı rivayetler varmış, bu oyuncuyu takıma cebinden para vererek lisans sorununu çözen kişinin Hudaverdi Bahadır olması, olmadı Azat Tarımın Karapürcekli Ali İhsan tarımın yeğeninin olması, Azad Tarımın Yeşil Siyah lisansındaki eksileri olduğu söyleniyor. Yahu bu çocuk bu şehrin bağrından çıkmış, yetenekli bir oyuncu ise, neden ufak tefek takıntılara kurban edilir ki. İnşallah bize uzatılan bilgi notunda yanılgı söz konusudur.  Azad gibi gençler bu tip içsel hesaplara kurban edilmemeli. Elde olanı bu yoldan kaybetmek, bir kenara itmek yerine, yenileri kazanmak gerekir diye diye dilimizde tüy bitti.

BİR RESMİN ANATOMİSİ ( KİMLER GELDİ,KİMLER GEÇTİ)

Sakaryada futbolun başında önemli yer işgal eden Hakem evinin dününü ve bu gününü  gömdüm son dernek seçiminde .Sürec yenileniyor, yaşı kemale erenler gidiyor, nöbeti gençler alıyor.  Son olarak Sporda önemli bir sivil toplum örgütü olan Hakem derneğinde Gürkan tekneci ve ekibi  nöbeti devraldı. Seviyeli bir devir teslim töreninde  Hakem derneğinin dünü bu günü gözümün önünden bir filim şeridi gibi geçti. Zeki Konak ,Şinasi Yıldız, Burhan Uslu, Nazım Aktürk gibi kurucu üyelerin Hakemleri bir dernek çatısı altında toplayan daha sonra TFFHGD olarak yaşama devam eden ,ilk Başkanı İlhan Ertem olan  Hakem evinden gecen başkan resimleri  geldi gözümün önüne .  Çektiğim resimde Fuat Totrakan, Özgür Aygün, Ahmet kemiksizoğlu, Ahmet Öztürk, Şükrü  Özkan, yeni başkan Gürkan tekneci birlikte güler yüzlü bir resim verdiler.  13 Olağan kongresini yapan hakem evindeki Başkanlar buluşmasında bu gün için İstanbulda olan İlhan Ertem, Fethiyede yaşamına devam eden Muzaffer Sert ve Sapancalı Oğuzhan Şenler, Hüseyin Abalı ve Ercan Yıldırım Başkanlar resminin eksik halkalarıydı. Bu arada Hakemlerin dernekleşme olayında başı çeken Zeki Konakıda  bu yazı dizisi içinde rahmetle ve sevgiyle yad ederek  bir resmin anatomisinin üstünü örtüyorum. Başkanlık koltuğunda olduğu süreler içinde görevini layıkı ile yapanlarında selamlamak gerek.

KARABÜK  NEREYE KOŞUYOR ?

Aslında Karabük yazısını daha önce kaleme alacaktım ama  bu haftaya sarktı. Konu bayatlayamayacağı için bu haftaki sofranın üstüne koyduğum Karabüksporun  zirveden aşağı doğru düşüşünü dilimin döndüğünce size anlatmaya çalışacağım.  Sakaryasporunda bundan çıkaracağı futbol dersi olmalı diyerek başlıyorum Karabük dosyasını karıştırmaya. Karabükspor yakın tarihimizde  futbolda zirveyi gördü. Gördü ama iyi yönetilmediği için,boyunu aşan transferlere oluk gibi paralar akıttığı için  ,sonunda zirveden hızlı bir düşüşe imza attı. Ancak Karabük bir Mersin olmadı. Neden olmadı Karabük transfer yasağı ile önce süper ligten TFF 1,sonra oradanda TFF 2 ye düşerken yarınları düşünerek akılçıl bir adım attı. Ne yaptı kadrosunu genç alt yapı oyuncularıyla  besledi. Gördünüz bu sezo kaybederken bile  kafa tutan genç bir takım sahneye çıktı. Sakaryaspor karşısında öne geçtiler, nefesleri çoğu maçta olduğu gibi son anlarda tükendi. Bu gün tükenen o futbol nefesi gelecekte daha güçlü olarak soluklanır. Karabük  bana göre bu izlediği yolu takibe devam ederse ,elindeki kadroyu  daha iyi beslerse, o gençler Karabüksporu 3 den ikiye, oradan TFF 1 pek nala taşıyabilir. Hatta bu programlı yürüyüş Karabükspora  Süper günlerinde armağan ederse ben şaşırmam ,sizde şaşırmayın.  Özetle  Karabük  zirveden düşüş sonrası  tekrar var olmak adına yeni bir Karabük hikayesi yazmak adına santraya olumlu bir  futbol resmi koymuştur. Buna bir örnekte Bursasporu göstermek gerek. Kıssadan hisse  belediye sınırlarına takılı kalan Sakaryasporunda bundan çıkaracağı bir ders olmalı. Bu yeşil siyah ders bana göçer devreye sokulmak adına gecikti.

MARMARİSTE BİR SAKARYALI ( NECMİ DURAN AHİRETE GÖCTÜ)

Necmi Duran Sakarya futbolunda renkli bir isimdi. Sanat okulunda eğitim almış, Futbolda GB,sakarya Gençlik gibi mazide kalan takımların formalarını giymiş, Donatımspor ve Karadenizspor gibi bir zamanların  yıldızları parlak takımlarda futbol oynamış, hatta dört takımın birleşimi ile oluşan bu günün Sakaryasporu ,o günün Adapazarısporunun ilk oyuncu grubunda yer almış olan Necmi Duran artık yok. Her fani gib, ona ayrılan yaşam sürecini tamamladı ve kansere yenik düşerek Marmariste  yaşama veda etti. Deprem sonrası Egenin en şirin ilçesi Marmaris’e yerleşen ,benimde tanıma fırsatım olan Necmi Durana Allahtan rahmet  sevenlerine sabırlar diliyorum. Özetle Necmi Duran Sakarya’da bilinen ,insanlığı ile futboluyla iz bırakan , bu özelliklerinin son 21 yılını Marmarise taşıyan, orada yaşamına yeni bir sayfa açan ,o sayfayı orada kapatan Necmi Durana Allahtan rahmet ,sevenlerine sabırlar dileyerek, bu üzücü ayrılığın üstünü örtüyorum.

ADAB-I  MUAŞERET  DERSİ

Ali Dilmen Mahallesi  muhtarının bilgisayarında ,geçmişin eğitim yıllarının içinde yer alan Adab-ı muaşeret dersinin okutulduğu 1960 yılının izlerini gördüm. O günleri yaşayan biri olarak ilgimi ceken bu anlatımı aldım ,benim değerlendirme masamın üstüne koydum. Adab-ı muaşaret dersinin ilkokul sıralarından başlayarak, yarının büyüklerini yarınlara hazırlarken ne kadar önemli  olduğuna  bu günle yaptığım kıyaslamayla çok net olarak görürken, inanın içim burkuldu. Eğitimin nerelerden nerelere geldiğini, insani değerlerin geçmiş güzelliklerle olan bağını  büyük ölçüde kaybettiğini düşünerek  ülkemin geleceği adına derin bir ah çektim. Taa  61 yıl öncesinde eğitimde en önemli durak olan ,yarının gençlerini hazırlamak adına ilkokul eğitiminin ne kadar önemli olduğunu ,temel eğitimin buradan başladığını ,bu günki eğitim sistemi ile karşılaştırdığımda,o yılları bilen,o yılların eğitim çarkı içinde yetişen biri olarak bu gün daha iyi  anlıyorum.  Geriye dönüp bakmayı çok isterimde ,bizi oralardan bilinçli olarak çok uzaklaştırdılar. Gelin Ali Dilmen mahallesi Muhtarı Münir’in fotokopisini çekerek bana uzattığı Adab-ı Muaşaret  dersinin ilkokullarda okutulduğu yıllardaki içeriğini hep berabere okuyalım. Ayakta bir şey  yenip içilmez, Eller pantolon cebine sokulmaz, Başkasının kusuruyla alay edilmez, Emanet eşyalar fazla geciktirilmez, Pazarlık yapılırken mal kötülenmez, Telefon eden önce kendini tanıtır, Kalabalık yerlerde çiklet çiğnenmez, hiçbir yere ağızda sigara ile girilmez, Sokak ortasında durarak konuşulmaz, Kusur açıkça yüze karşı söylenmez, Alay ve kötüleme ima ile bile yapılmaz, Yerlere tükürülmez ve  cevre kirletilmez, Bencillik ancak çocuklarda  ayıplanmaz, Aksırırken el veya mendille ağız kapatılır, Toplu yerlerde yüksek sesle konuşulmaz, Uzun zaman kalan misafire bir oda ayrılır, Yemek davetinde yemekler geciktirilmez, Sıra olan yerlerde sıraya geçilir,sıra bozulmaz, Başkasının yanında ayaklar uzatılarak oturulmaz, Başkasının lafı kesilmez ,devamlıda konuşulmaz,    Bir konuyu red ederken ciddi ve terbiyeli olunur, Erkeği olmayan eve ,erkek ziyareti hoş karşılanmaz. Biz o günleri gördük, görmeyenler  için bir dersin anatomisini ,hayat dersinin içeriğini buraya koydum. Okuyup anlamanızı, geçmiş e bu günü kıyaslayacağınızı  umarak, bu geçmişin izlerini taşıyan yazının üstünü örtüyorum.

KOSOVALININ ELİNDEKİ MAZİ

Sabri Kosovalı bu şehrin halen yaşayan terzilikteki ustası. O halen bu gün artık ölümle yaşam arasında gelen terzilikte yaşam savaşı veren Sarı Lacivert bir usta. Sabri Kosovalı 1965 Yıldırımsporlu yıllarda futbol topunun peşinde koşmuş eski bir Amatör şöhret. Gecenlerde terzi dükkanının önünden geçerken onunla hoş sohbet ederken Yıldırımsporun sarı lacivertli yıllarının geçmişini yad ettik. Duvarda asılı olan  1965 yılının Alili ( Rahmetli) Sermet Şükürlü, Erol Hızallı,Aytaclı, Mehmet Nurlulu ,İsmailli, Ceviz Alili ( Rahmetli) Nihat ( Rahmetli) Sedatlı ve Sabri Kosavalı kadronun resmini Sabri Kosovalının eline vererek  günü  taçlandırdım. Çektiğim bu resmi bu şehrin Amatör futbolda marka değeri yüksek olan,mazisinde Türkiye Amatör küme şampiyonluğu olan  Yıldırımsporu aldım bu resimle beraber  benim sofranın üstüne koydum. Hey ,hey gidi yıllar. Neredesiniz be. Sizi özlüyoruz be. Bu vesileyle bu günlerde eski mazisinden çok uzaklarda olan Yıldırımsporu ve bu formayı giyipte  halen aramızda olanlara uzun ömürler dilerken ,yaşamın içinde olmayan ebedi alemde olan Sarı Lacivert Yıldırımsporlu oyunculara da bir kez daha Allahtan rahmet dilemek isterim.

Devamını Oku

Salı Sofrası – Karabük’ü yendik

Salı Sofrası – Karabük’ü yendik
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Salı Sofrası Karabük’ü yendik

Sakaryaspor kağıt üzerinde favori  olduğu Karabükspor engelini ,birkaç rotasyonlu oyuncu kadrosuyla yenerken  öldü öldü dirildi.  Serik Belediye deplasmanında üç puanı iyi oyunla kolay alan, Genç ,küme düşmesi çoktan kesinleşen Karabük karşısında ,üç puanı  son beş dakikada bulduğu gollerle kazandı.  Bu kazanımla playofa kalma derdi ortadan kalkan Sakaryaspor oyuncu grubuna , herkesin yendiği  bir rakibi son beş dakikada buldğu gollerle yendiği için teknik kadrosuna ,bu üç Puan için, yaldızlı pekiyi, yaldızlı teşekkür gönderecek değiliz.  Boş tribünler önünde oynamak zorunda olduğu için  ,ekonomik beklentileri sekteye uğrayan, sadece Belediye  Başkanının ve birkaç iyi niyetli, elini cebine atan yöneticilerin el vermesiyle bu günlere gelen, Sakaryaspor oyuncu kadrosuna şunu söylemek isteriz, bu zor günlerde ama öyle ama böyle ,size primlerinizi vermeye çalışan, sizi ekonomik anlamda mutlu etmeye çalışan   yönetim kadrosuna  ,tüm sakaryaya vereceğiniz ödülün adı belli, TFF 1 lig. Direk yoldan çıkamadınız,bali gecen sene başaramadığınız Playof tan bu ligi görme şansı için ,parayı bir an aklınızdan çıkartıp sonuca odaklanıp, önce bu işin manevi zenginliğini görün. Nasıl olsa maç başsılarınızı alacaksınız, alamadığınız an TFF yolu açık. Yani bir garantiniz var. Siz bu takımı Playoftan bu sefer TFF 1 çıkartın ,bu başarının karşılığı size para ödülü olarak geri döner. Belediye destekli bu yönetim bu konuda Büyük Başkanının kapısını çalar ve şampiyonluğun karşılığı olan ödülü cebinize koyar. Siz yeter ki futbol cebinize inanç yükleyin ve bu inancı santra noktasına taşıyın.

FATMA KAPLAN HER YERDE

Şu bizim komşu  Kocaeli’nin  şirin ve de en büyük ilçesine 55 yıl sonra ,Leyla Atakandan sonra  gelen  İzmit Belediye  Başkanı Fatma Kaplan Hurriyeti (CHPLİ) izlerken ,hem sosyal demokrat belediyecilik adına ,hem de kadınlar adına seviniyorum. İzmit Belediyesine  adına seviniyorum da, kendi ilim adına üzülüyorum. Sosyal alanda yok olan  bir belediye düşüncesi sardı benim güzel ilimi.  Umarım  önümüzdeki yerel seçimlerde bu karamsar tablo yerini  bu şehre tekrar soluk verecek anlayışa terk eder. Fatma kaplan Hurriyet Kadın eliyle meclis çoğunluğu olmaması karşın, İzmit Belediyesine yeni bir hizmet soluğu getirmeyi başardı. Her kesimden aldığı hizmet alkışı ile Türkiye’nin gündemine oturan Fatma Hurriyet Kaplanı  her alanda, sahada görmek mümkün. Pandomi öncesi onu  Kocaelispor’a testsek olmak adına taraftarlarla beraber üçlü çekmesi, takımına  her konuda büyük testek olmasını görünce spor sever yanıda gönlümü okşadı. Kısacası İzmit’te sosyal demokrat belediyecilik Fatma Kaplan Hurriyet önderliğinde önemli bir yol kaymeyi başardı. Bu gün  daha fazlası için ise çalışmaların  tüm hızıyla sürdüğünü Sakarya’dan bile   görmek mümkün . Sonuçta Kocaeli  ve İzmit Belediyesi bize en yakın il.Ben zaman zaman ,daha kısa bir süre önce ,temiz hava almak adına nostalji kuşağı eşliğinde İzmit’e trenle gidip geliyordum. Tekrarına şimdilik Corono set çekti.

VOLKAN DEMİREL  JESTİ

Volkan Demirel Türk futboluna ,FB li günlerinde ,Milli takımızda üç direk arasındaki kurtarışları ile yaşadıklarıyla ,kaleciliği ile insanlığı ile damga vurmuş bir futbolcu kimliği. Ben şahsen onu kaleci yönüyle takdir eder im.  Ama ne yalan söyleyeyim  saha içi bazı antipatik davranışlarını hiç sevemedim. Amma velakin Volkan Demirel’in saha dışı ,kendine ait özel dünyasında ortaya koyduğu  insani kimliği ,aile reisliği benim için örnek teşkil eder.  Futboldan kazandıklarının zekatını, fitresini   yardıma muhtaç insanlarla paylaşmayı, yardımsever  yanı ,benim Futbol veda insani gönlümü mutlu eder. Son olarak Volkan Demirel ve eşi Zeynep Demirel Kızlarının doğum günü için harcamayı planladıkları parayı ,doğum günü yerine tekerlekli sandalyeye muhtaç ,tekerlekli sandalye bekleyen lere harcamışlar. Bay ve Bayan Demirel  tam 22  Tekerlekli sandalye bekleyenleri mutlu ederek hem kendilerini ,hem de bizi ,manevi  haz duyacağım bir aleme  gönderdiler. Onları kutluyorum, onlara haftanın alkışını gönderiyorum. Allah bu yaptıklarının karşılığını ,halisane yaptıkları bu jestin onlara, huzur ve mutluluk olarak döneceğine adım gibi eminim.

YILDIRIMSPORUN 1965 RESMİ

Yıldırımspor bu şehrin amatör futboluna önemli katkı sunmuş tarihi bir futbol mabedidir. Bu Sarı lacivert futbol evinden kimler geldi ,kimler geçti?  Bu şehre Türkiye amatör küme şampiyonluğu kupası taşımış Teksasın bu ölümsüz futbol evinden size 1965 kadrosunun resmini, hikayesini sunacağım.  Bu şehrin hala yaşayan terzisi, bu iş kolunda  marka değeri olan Sabri Kosovalı ,1965 Yıldırımsporunu  elinde tuttu, ben resimledim ve  benim soframın üstüne koydum.  Bakın  o yıldaki Yıldırımsporda kimler  varmış. Üst sıra soldan sağa Ali ( Namı değer rahmetli Kavur Ali) Sermet Şükür, Erol Hızal,Aytaç, Mehmet Nurlu, İsmail. Altsıra soldan sağa, Ali ( Namı değer rahmetli Ceviz Ali) Nihat ( rahmetli) Sedat ve Sabri Kosavalı.  Yıldırımsporun futbol mazisi  anlatılmakla  zor biter. Ben size naçizane  1965  sarı laicivert  resmi önünüze koydum. O yılları yaşayan hala hayatta olanlar bu vesileyle o yıllara döner anılarını tazelerler. Ben öyle yapıyorum. Çünkü bende yaşı kemale ermiş biri olarak o yıllara  az çok tanıklık etmiş bir  amatör futbol sevdalısıyım. Bu vesileyle ölenlere rahmet kalan sağlara uzun ömürler dileyerek bu sarı lacivert resmin üstünü örtelim.

MANDZUKİÇTEN ÖRNEK DAVRANIŞ

Türkiye şartları ile dışarının şartlarını çarpıştırmak değil niyetim. Bir ara ismi Beşiktaş’la anılan ,şu an Milan forması giyen  Mandzukiçle ilgili bir habere kafam takıldı.  İtalya’da yeni takıma daha net bir şekilde ısınamayan Hırvat golcü Mart ayı maaşını almamış. Gerekçe ,ben Mart ayında takımım hiçbir maçında forma giyemedim, bu nedenle de hak etmediğimi düşündüğüm bu parayı alamam demiş.  Gelde sen bunu  benim ülkemdeki yabancılardan bekle. Yaptıkları güçlü kontrataklara dayanarak, aldıkları fahiş transfer alacağından adım atmayan çok örnek var benim Ülkemde. Sporcu ahlakını sadece sahada değil her alanda aramak gerek. Abdullah Avcılara ve onun gibilerine, Lens ve Douglas gibi yabancılara kötü örnek olur Mandzukiç. Onun içinde yönetici beyler futbolcu alırken hem değerini iyi biçeceksiniz, hem veremeyeceğinden fazla  para vermeyeceksin, hem de karakter testi yapacaksınız. Bakın yabancı Scoutlara ,takibe aldıkları futbolcunun her yönünü abluka altına alıyorlar.  Yediğinden ,içtiğinden, gezmesinden tutunda özel hayatı  ,dışarıdaki verdiği futbol resmi didik didik ediliyor.  Madzukiç olayını oradan alıp bizim evin futbol bahçesine taşırken  şöyle düşündüm, Hırvat futbolcunun  Sportif ahlak  yapısı, fırsatçılıkla bütünleşmemiş. Ne diyelim benim ülkemdeki çarpık yapıdan faydalanıp fırsatçılığı elden bırakmayan yabancıların kulağına küpe olsun bu son olay.

KUCAKLAŞMA (MUSLERA ,UĞURCAN )

Kucaklaşmaya, gönülden birbirimize sarılmaların son 20 yılda ayrışmalarla yer değiştirdiği   bir günde, sahalardan bir görüntü  kucaklaşmaya hasret gönlümü  okşadı. GS Trabzonspor maçı sonrası  tartışmasız Türkiye’ye gelmiş en önemli karakter ,en iyi kalecilerden olan Musleranın maç bitimi Türkiye’nin en iyi kalecisi olma yolunda  hızla yol alan Uğurcan’la  samimi bir şekilde kucaklaşması  beni son derece mutlu etti. Sahalardaki bu kucaklaşmanın siyasetinde içine alarak her alanda gelişmesi dileği ile  bu  görüntüyü aldım önünüze koydum. Bu arada Muslerayı hem iyi bir insan ,hem de iyi bir kaleci olarak örnek sporcu olarak, sporun  ders kitaplarında okutulmasını naçizane önermek isterim.

BÜLENT ZAFER KARAGÖZÜN HİKAYESİ

Bir zamanlar Sakaryaspor formasıda giyen, teknik adamlıkta Eskişehirspor ve son olarak Coşkun Demir bakanla ,Adanasporda yardımcı antrenör olarak görev yapan  Bülent Zafer Karagözün,  genç yaşta kansere yenik düşerek ,aramızdan ayrılışının bir yılı geride bıraktığını,  Tolga Ertürkün paylaşımından  öğrendim. 23 Nisan Ulusal egemenlik bayramına denk gellen bu ayrılık benim adıma ,ağlanacak, hislenecek   bir ölüm hikayesi  . Sağlam karakterli, Vatansever ,Atatürkçü bir yüreğe sahip  bu genç koca adamı , ölümünün birinci yılında sevgiyle saygıyla yad ediyorum. Allah sevenlerine, yakınlarına  sabırlar versin. Ruhun şad olsun koca yürekli Atatürkçü, Cumhuriyet sevdalısı kardeşim  Zafer., bu fani dünyadan giderken iyi izler bıraktın be güzel insan.

ALTI OKLU KOLİLER

Hani biz gidersek CHP yardımları keserdi? Bu gün görüyoruz ki ülke genelinde  altı oklu belediyeler her konuda halka dokunmak ,halka hizmet getirmek adına ,her türlü engellemelere karşın ,örnek belediyecilik anlayışı sergiliyorlar. Sakaryada Sosyal demokrat belediye yok. Ama yerelde ülke genelinde iktidar olmanın ayak izleri Sakaryaya ya taşınıyor. Eskiden CHP il ilce örgütleri ramazan ayı geldiğinde öksüz baba ocağı gibiydi. Bu gün öylemi? Ecevit Keleş Başkanlığındaki İl örgütü büyük belediyelerden  ,sağladığı ramazan kolileri ile Sakarya da fakir ,ihtiyaç sahibi  halka tağıtmak, bu işte karınca kararınca insanlara el vermek adına ortaya çıkmış durumda. Bunu benim değil ,sizin iyi okumanız gerekir. Daha fazla bu işi eşelersem spora ayrılı bu sofraya fazla siyaset girmiş olur. Dediğim gibi, bunu ,bu icraatı sizin iyi okumanız gerekir.

GÜNÜN  ÖZETİ GİBİ

Güzel ülkemde iyi giden bir şey ne derseniz, ben kendi adıma Coronoya rağmen, sağlıklıyım  ve  yaşıyorum derim.   Ülkeme gelince onun adına, geleceği adına  kuşkularım var.Kuşkuda yaşamanın bir işareti olduğuna göre, yine de gelecek adına umut yüklemek gerek bedene .  Gelin Bu günleri iyi anlatan  Titanic benzetmesiyle  Salı Sofrasının üstünü örtelim. Titanic gemisi gibiyiz, Gemi Batarken bile ,Gemisini terk etmek istemeyen Huysuz bir Kaptan ,Geminin battığını Duyurmak için Çırpınan Yolcular ve Gemi Batarken bile Her şey Normalmiş gibi ÇALMAYA DEVAM EDEN  ORKESTRA.  Kalın sağlıcakla . Bu arada Corono tehditi bahanesiyle sokaklara çıkarak özgürce kutlayamadığımız  23 Nisan Ulusal egemenlik çocuk bayramı  özellikle büyük illerde  balkonlardan marşlar eşliğinde  ,İstiklal marşı önderliğinde kutlandığına tanık olduk. Gün gelecek, o günler gittikçe yaklaşıyor bir vesileyle  içi boşaltılmaya ,unutturulmaya çalışılan Mili Bayramlarımız  eski coşkusuyla kutlanacak. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Efendim bu haftalıkta benden bu kadar. Allah Ömür ve sağlık verdi, bu haftada sofrayı kurduk. Siz her zaman olduğu gibi size lazım olanları alın kalanlar benim olsun.

Devamını Oku

Altyapı @2021 - Sitede yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. Yayınlanan yorumlardan gundem54.com sorumlu tutulamaz. (İlgili içerik gundem54.com ana sayfada kullanım şartları ve gizlilik bölümünde yer almaktadır.) Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Sitemizde yayınlanan haber, köşe yazıları ve fotoğraflar izin alınmaksızın kaynak gösterilse dahi, herhangi bir ortamda kullanılamaz ve yayınlanamaz. Sakarya'nın Haber Sitesi